TEK BAYRAĞIN KEFÎLİ 16.06.2018

Son Güncelleme: Cuma, Temmuz 21st, 2017 | Kategori: Genel| Etiketler:  | Tags: , , ,

"Tek Bayrak!"ın kefîli: Recep Tayyip Erdoğan!..
Emperyalizme karşı: Recep Tayyip Erdoğan!..    16.06.2018
VEZNİ: Mef ùlü fâilâtü mefâîlü f'âilün
 
MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM,
 
       "TRT Türk Sanat Müziği Repertuar Kurulu" lâğvedildi; Türk Sanat Müziğinin kaynağı kurutuldu. Bilgilerinize arz ediyorum. 30.04.2018
 
 
MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM,
 
       Bugünkü (22 Nisan 2018 Pazar) Hürriyet gazetesi, 18. sayfasının tamamını, asistan doktorlarının şikâyetlerine ayırmış! Okuyanlar, sorumlu olarak iktidar partisinin notunu kıracaklar!.. 1 Mart 1926 doğum tarihli bir hekim olarak şikâyetlerin doğru olduğunu belirtiyor, fakat bu kusurların, en az 70 yıldanberi süregeldiğini okuyuculardan gizlemeyi etik bulmuyor ve ayıplıyorum. Hürriyet'in tesbit edemediklerini belirtiyor ve sonra da şikâyetlerinin ara başlıklarını sunuyorum.
       Devlet hastanelerimiz "uzman yeştiren ve Halka hizmet veren" , "Uzman yetştirmeyen" olmak üzere 2 çeşittir.
Yataklı bölümler (servisler) genellikle 3o yataklıdır.
Büyük hastanelerde, aynı ihtisas branşına, özellikle dahiliye hariciyeye 1'den fazla servis ayrılır,
Servislerin şefleri ve yardımcıları (Prof, Doç, Yard.Doç, Uzman Dr.)lar görevlidir,
Yatan hastaların ziyaretleri (vizitleri) saat 10'da bitmesi zaruridir; çünkü ilâçları eczaneye ve yiyecekleri mutfağa bildirilecektir,
Vizit'e servis şefleri gitmez; yardımcısı gider ve kendisi kapıda bekler, yardımcısı asistandan bilgi aldıktan sonra  emrini verir (Bu sitedeki (Hastanede başıma gelenler)de bilgi vardır.
Misal: Hastane 3oo yataklı ise 10 servisin 6 polikinik açması gerekir; HER POLİKLİNİKTE MUTLAKA DOÇENT VEYA YRD DOÇ BİZZAT BULUNMALI VE ÇALIŞMALIDIR,  MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM: 24 HAZİRANA AZ KALDI; HASTANE ZİYARETLERİNİ ARTTIRIN VE BAŞHEKİMLİĞİ DEĞİL DE DOĞRUDAN POLİKLİNİKLERİ TEFTİŞLE HASTALARIN FECÎ HALİNİ GÖRÜN, PROF, DOÇ, Yrd DOÇ. LERİN HEMEN GELMELERİNİ EMİR BUYURUNUZ; 70 YILDIR SÜREN BU ZULME SON VERİNİZ.  2 âcil poliklinik biri dahiliye diğeri hariciye).. Müracaatta hemşireler, hastaları dinleyerek âcillere, polikliniklere götürür.
Hastanelerde görevli hekimlere 2 kat maaş verilir; muayenehane açamazlar!
      Hürriyet 18. Sayfasındaki Anabaşlık: ASİSTAN DOKTORLARIN İSYANI   TÜKENİYORUZ  TEK BAŞINA HASTA BAKIYOR    TIBBİ HATA YAPMAKTAN KORKUYORUM   EĞİTİM YETERSİZ   EĞİTENLER İSE ASİSTANLAR  AYDA 180 SAAT MESAİ
 
MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM; ÇOK ÖNEMLİ BİR HUSUSU DA ARZ EDİYORUM: Ünlü piyanist-kompozitörümüz FAZIL SAY; 2 genel seçimin sonunda şu cümleyi aynen tekrar etmiştir: "Onlar 70, biz 30  Türkiye'yi terk edeceğim!." Evet.. Bizler yüzde 70'in sahibiyiz ve en azından yüzde 59 oy alacağımıza inanıyoruz. Muhalif lerimiz ise; halkımızı onlar yüzde 51'in sahipleridirler ve milletvekili seçimlerinde çoğunluğu biz kazanacağızi iddiasındalar.. Bu konuda sayın Fazıl Say gibi gerçekçi olmaları gerektiğini, özellikle gazeteciler, gündeme getirmelidirler. Hürmetlerimi arz ederim.
 
Lozan Muâhedesinden verir sahih haberi;
37nci ilâ 45inci maddeleri!..    07.09,1985
VEZNİ: Mefâilün feilâtün mefâilün feilün
 
Emperyalizme karşı: Recep Tayyip Erdoğan;
'Mâlûm döküntü' sonrası: Güçlendi Bahçeli!
Vezni: Mef `ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün
 
MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM; İSTİKLAL MARŞIMIZ TAHRİF EDİLDİ.  20.03.2018
     Mer'î 1982 Anayasasının, değiştirilmesi teklif bile edilemez değerlerinden biri olan İSTİKLÂL MARŞIMIZ'ın NOTASI ve ŞİİRİ tahrİf ve tâdîl edilmiştir. Maddeler hâlinde arz ediyorum:
 
     1) İstiklâl Marşımız Sol-minör iken (Re-sol-la-si-fa-la-sol diye başlar ve donanımda sibemol mibemol varken) donanımı Fadiyez olan Mi-Minör olarak büıün notaları yeniden yazılmıştir.
     2) İstiklâl Marşımızın ilk kıt'ası:
                          Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
                          Sönmeden yurdumun_üstünde tüten en son_ocak!.
                         O, benim milletimin yıldızıdır.. parlayacak!.
                         O, benimdir.. O benim milletimindir ancak!
 
iken; şu hâle getirilmiştir:
                 Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
                 Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak O BE!
                 Nim milletimin yıldızıdır parlayacak O BENİM
                 DİR o benim milletimindir ancak
a) Şiirin 4 mısraı da (CAK diye)  kafiyeli iken ikisi yok edilmiştir
b) Şiirin vezni Feilâtün feilâtün feilâtün feilün iken son 3 mısraında vezni de bozulmuştur.
 
       Yukarıdaki "İstiklal Marşı için yeni kayıt" başlıklı kupürün ilk cümlesi "CUMHURBAŞKANI GÜL'ün 'uygun' görüşü üzerine' diye başladığından; 'bu konularda'  icrââtına derhal  yazmış olduğum tenkitlerimi aynen  buraya ekliyorum:    

 

 

 

 
TRT MÜZİK'de 28.06.2011 Miraç Gecesi  20:05 – 21:00
Mirac Gecesi, 55 dakika "Senfoni İle İlahiler" işkencesi
İNTİHÂL, TAHRÎFÂT, VANDALİZM, SAYGISIZLIK, SORUMSUZLUK
 
1- İNTİHÂL: Tek-sesli olan eserlerimiz, İlâhîlerimiz; çok-seslendirilerek şöhret, ünvan, mevkî, para elde edilmektedir.
 
2- TAHRÎFÂT: Özeti bu web-site'min TÜRK MÙSIKÎSİ bölümünde (bu yazımın devâmında!)  bulunan; tamâmı ise Mart 1993 Tarih, 440 No. Musiki Mecmuası 12/17 sahîfelerinde neşredilmiş incelememde  belirttiğim gibi:
    Çok-seslilendirmek üzere seçilen Türk mùsıkîsi eserleri, Batı'nın 12 perdeli nota sistemiyle tesbit sùretiyle tahrîf edilmektedir. (Minâre – Kılıf kıssası)
 
3- VANDALİZM: Batı'nın 12 perdeli ses sistemine indirgenilip tahrîf edilen Türk mùsıkîsi eseri, gene Batı'nın Aranjman(Düzenleme) tekniği uygulanarak çok-sesli (hibrid) müzik eseri yapılmaktadır. Yıllardan beri defâlarca yazıp neşrettiğim gibi, bu işlem, kara-kalem   bir levhanın sulu-boya ile renklendirilmesi olayından farksızdır ve Batılılarca "Vandalizm" olarak isimlendirilmektedir. Böyle bir eser; Batı'nın 12 perdeli sistemine indirgenilerek, Bat'nın aranjman tekniği ile çok-sesli hâle getirilmekle Batı müziği eseri olmaktadır. 
 
4- SAYGISIZLIK: Bir Türk mùsikîsi eserini Batı müziği hâline getirmenin neye benzediğine misâl getirmeği okuyucularıma bırakıyorum.
     Çok-seslendirilmiş ilâhîlerimizin, TRT vâsıtasıyla, MİRAC GECESİ 55 dakîka, "Senfoni İle İlahiler" diye dinlettirilmesi bir saygısızlık ve saygısızlıkdan da öte müslümanlara zulümdür.
 
5- SORUMSUZLUK: Mirac gecesinde müslümanlara 55 dakika "Senfoni ile İlâhiler" dinletilmesine izin veren, müslümanlardan da alınmış para ile ücret ödeyen TRT ilgililerinin sorumsuzluğu soruşturulmalı; bilir-kişi, Konservatuarlardan değil (Çünkü hiçbirinde "Tasavvuf musikisi", "İslâmda Mùsıkî" Ana-bilim dalı, Bilim dalı yoktur!), İlâhiyat fakültesi ilgili bölümünden seçilmelidir.
 
TRT; Mirac Kandili'nde; hangi müzik eserini sunmalıydı?
      
       Bu sorunun cevâbını; araştırmacı yazar Samet ALTINTAŞ'ın, bugünkü (27 Haziran 2011 tarihli) ZAMAN Gazetesi KÜLTÜR-SANAT sahîfasındaki araştırmasından aldığım kelimeler, cümlelerle cevapladıracağım. Evet.. Aşağıdaki bütün kelimeler, cümleler, Samet ALTINTAŞ'dan nakledilmiştir:
       Türk musikisinin en önemli eserlerden biri, Kutbü'n-nâyî Osman Dede'nin Miraciyesi'dir. Üsküdar'ın büyük velisi Mehmed Nasuhî Hazretleri, 'Mevlid Kandili için Mevlid-i Şerif olduğunu, Mirac Kandili için bir eser bulunmadığını' söyleyip Osman Dede'den bir Miraciye yazıp bestelenmesini rica eder. Kutbü'n-nâyî Osman Dede, sabah kaleme aldığı Miraciye'yi üç gün içinde besteler. O tarihten sonra her Miraç Kandili'nde okunması gelenek haline gelir. Miraciyehanlar, kandil günü ikindi namazından sonra "Evvel Allah âdını yâd eyleriz/Dil dil olmuş kalbi dil-şâd eyleriz" diye başlayarak Miraciye'yi kıraat ediyorlar. Miraciye okunurken süt dağıtılmasının nedeni ise Mirac gecesi Peygamber Efendimiz'e (sas) süt ikram edilmesi.  Miraciye, kandil gecesi ya da takip eden günlerde asırlar boyunca yerleşmiş bir usulle okunmuş ve dinlenmiş. Buna göre iki Miraciyehan eseri bestesiyle okurken, kürsünün altına oturmuş zakirler de..  Her mısraın sonunda topluca "sallû aleyh" deniliyor, 6. bahir okunurken aynı şekilde "minne's salât/bizden salât olsun"; münacaat esnasında ise"İkbel yâ Mücib/Ey dualara icabet eden kabul buyur" deniliyor.
       Kutbü'n-nâyî Osman Dede'nin MİRACİYE'si, Türk musikisinin en önemli eserlerindendir. Mevlid Kandili'nde mevlidhanlarca Mevlid-i Şerif, Mirac Kandili'nde miraciyehanlarca Miraciye kıraati âdeti, günümüzde de yaşatılmaktadır.
NOT: Dünkü 15 Temmuz 2011 Berat Gecesi'nde, TRT, "Senfonik ilâhîler"i, müslüman âlemine tekrâren dinletti!!!???        
 
TRT MÜZİK'in, TELEGÜN'den alınan 28 Haziran 2011 programı aşağıdadır. (27.Haziran 2011)
 
07:05  Bir Nefes Gibi
07:40  Ajanda
08:00  Gönül Penceresi
08:25  Listesiz
09:40  Müzik Haber
09:55  30 Dakika Kuşağı
10:25  Unutulmaz
11:05  Klip Saati
12:35  Balkan Havası
13:15  Türkü Sevdası
14:10  Yar Dilinden
15:05  O Sesler
15:30  Radyo Günleri
16:15  TSM Stüdyo Konseri
17:25  Müzik Haber
17:40  Klip Saati
19:10  Yıldızların Altında
19:55  Kerim Tekin Özel
20:05  Senfoni İle İlahiler
21:00  Akşam Sefası
22:30  Fuat Güner'le Müzik Ömür Boyu
23:55  30 Dakika Kuşağı
00:25  Sesler
00:50  Grafik
01:50  Listesiz
05:00  Sesler
05:10  Balkan Havası
05:50  Türkü Sevdası
06:45  En Sevilen 10
07:00  En Sevilen 10
 
     29 Haziran 2011 Ek'i :
 
      Tekrâr edeyim ki, tenkidlerim; müslümanların hassas/duygulu oldukları MİRAC GECESİ'nde; islâmî ölçülere göre hoş karşılanması inkânsız bir müzik yayınına yer veren TRT'ye yöneliktir. Yoksa; ilâhilerimizin senfonik aranjmanı(düzenlemesi) olan bu eserler yıllardır, Hacı Sabancı'yı anma günlerinde (merhùmun vârislerini ilgilendirir dedik susduk), CD'lerde (beğenmeyen almaz dedik susduk), Adana'da konserlerde (valileri, büyükşehir belediye başkanlarını ilgilendirir; beğenmeyen konsere gitmez dedik susduk); fakat TRT, hem de MİRAC GECESİ yurd içinde ve dışında neşrine TRT  nasıl vâsıta olur?.. Bunları işitip de üzülen müslümanlar şu düşüncelerde  tesellî arar: Bu eserleri hayranlıkla dinleyenler arasından belki 1 kişi etkilenir de hidâyete erişir. Tevfik Fikret de, sanırım böyle düşündüğü için: Bir örümcek götürür Hakk'a beni demiştir.
 
Muhterem Cumhurbaşkanımız R.T.ERDOĞAN.  Batıcı muhâliflerin gayesi; Sözeseri olan İstiklal Marşımızı Sazeseri (Enstrümantal) olarak kabul ettirmek; söylenir değil de 'kaseti dinlenir' hâle sokmaktır. Âcilen yapılması gerekenler:
1) Müzik kitaplarının ilk sayfasında İstiklâl Marşımızın Solminör notası olmalıdır.
2) Kasdî ve gülünç tasarruflar, muhâfazakâr müzikçilerce düzeltilmelidir,
3) Müzik öğretmenleri, Solminör  notalar için kurs görmelidir.
4) Öğrenciler; dedeleri, babaları gibi İstiklâl Marşımızı birlikte söyleyebilmeli ve sadece dinler olmaktan  kurtarılmaları için CDler imhâ edilmelidir.
    Kasıdlılar; 'gürültü-patrtı' çıkarırlarsa; bu konuda daha çoook yazacaklarım, tenkit ve tesbitlerimi güncelleştirir, kendilerini pişmân ederim!.. 
 
İSTİKLÂL MARŞIMIZ ve MEHMED ÂKİF İLE İLGİLİ MEVZUAT'dan:
İSTİKLÂL MARŞIMIZIN KABUL EDİLDİĞİ GÜNÜ ve MEHMED ÂKİF ERSOY'U ANMA GÜNÜ HAKKINDA KANUN:
Kanun numarası 5649, Kabul tarihi 04.05.2007 ve madde sayısı 4'dür,
Madde 1 – Her yıl 12 Mart, İstiklâl Marşımızın kabul edildiği günü ve Mehmed Âkif Ersoy'u anma günüdür.  Anılan günde bütün kamu kurum ve kuruluşlarının öncülüğünde halkımızın ve sivil kuruluşların iştirakı ile anma törenleri düzenlenir.
Madde 2 – Istıklâl Marşımızın kabul edildiği günü ve Mehmed Âkif Ersoy'u anma törenleri ile ilgili yönetmelik, bu Kanunun yayını tarihinden itibaren dört ay içinde Milli Eğitim ile Kültür ve Turizm bakanlıklarımızca müştereken çıkarılır.
Madde 3 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 4 . Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
   1982 Anayasasının yürürlüğe koyduğu İstiklâl Marşının Solminör notasını Miminör yapmak, Bayrağımızın al rengini mâviye çevirmek gibidir. İnternet de kasıdlı bilgilendirilmiştir: Google'da "İstiklâl Marşımızın muharref Solminör notası bir yana; çocuklara, üfleyerek çalacakları, dolayısıyla sözlerini söyleyemeyecekleri bir yol tutulmakta ve melodikaların fotoğrafLARı, ağızda değil, yerde gösterilmektedir.
Solminör'ü Miminör'e çevirme sebebini, gülünecek şekilde bildiriyorlar: O Be derken ses çok ince olduğundan çucuklarımız okuyamadıklarından, notaları 1 ses kalınlaştırdık!?. Cevapları: Bu şekilde; Başlangıçtaki Kork.. da 1 ses kalıklınlaşıyor!..
En büyük hataları: Marş formunda bestelerin mısraları ayrı ayrı, bütün halinde seslendirilir. Bunun aksine bir tek misal gösteremezler. Bunu onlar da bilirler; fakat güfte gözlerini kararttığı için…
 
Muhterem Cumhurbaşkanım, 
Bugün 13 Nisan 2018 Cuma, saat 16.00'da, şikâyetçi olduğum, O BE! diye haykıran CD, OKULDA çalındı!.. 
 
–                                                                    -:-
 
 
 
                   MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM,
 
       Son 70 yılını Millî Kültür ve Millî Mùsikîmizi incelemekle geçiren bir hürmetkârınız olarak, elektrik kullananlardan kesilen meblâğın yüzde 90'ı SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI'na verilmesi, yüzde 10'unun TRT Genel Müdürlüğüne bırakılması; TRT Genel Müdürlüğüne Yrd.Doç.Dr. Neyzen Süleyman Erguner'in tâyin buyurulmasını hürmetlerimle arz ederim, efendim. Dr. Cahit Öney 10.09.2017
 
            *************************************************************   
 
TAVUK KÜMESİNİ TEMİZLEYEN DDT ZARARSIZDIRi     10.08.2017
       1950 Şubatında, hükümet tabibi olarak Anadoluda resmî hizmete başlamış bir hekim olarak şunu bilgilerinize sunayım ki:  Silivri'den Edirne'ye, İzmit'den Hakkâri'ye kadar halkımız sıtmadan henuz kurtulmağa başlamıştı. Sağlık Bakanlığının en geniş Genel müdürlüğü Sıtma Savaş Genel müdürlüğü idi ve daha evvelki yıllarda Sıtma eradikasyonu / kökünün kazınması konusunda Demir bey, Adana'da lâboratuar kurmuştu. 1952 Yılında, Sıtma savaş memurları / sürveyanları, sırtlarında pülverizatörleri, maske kullanmadan, jit dedikleri su birikintilerinden, ne kadar bina varsa içlerini DDT ile temizlerlerdi. 1964'de Ağrı Sağlık müdürlüğümde; Patnos'un güneyinde bir köydeki jandarma karakolunda, DDT tatbiki için ısrar edince tartaklanmışlar ve konu bana bildirilmişti.
       Sıtma yapan sivrisinekler, gündüzleri yapılardaki odalar tavanının loş bölümü olan köşelerinde saklandığından özellikle buralara DDT Pülverize edilirdi.
        Açık formülünü Dikloro Difenil Triklloretan olarak hatırladığım DDT'den rahatsız olan kimse işitmedim.
         Sonuç olarak:  DDT tatbikatından, kümes hayvanlarının ve yumurtalarının zarar görmeyeceğine inandırmak için şu tedbir alınmalıdır: Hayvanların, başlarını uzatarak yem yedikleri ve su içtikleri bölüm, yapı dışında, her tarafı kapalı olmalıdır. Rad.Dr. Cahit Öney  10.08.2017
   
************************************************************************
 
TRT, FASIL İCRASINDA AYIBINI BÜYÜTTÜ.  07.08.2017
 
      2,5 Oktav genişlikte sese sahip olmayan okuyucularla (Yegâh perdesinde karar vermesi gereken fasıllarda) Nevâ'da karar verme ayıbı; bugünki NAĞME 17.30 Ağustos 2017'deki Ferahfezâ Faslı'nda Sazsemâîsi'ndede bu yola sapılması ayıbın katmerlesini olmuşturmuştur. 07.08.2017 ( "Yıllar boyu, ömrümce süren hâtıralar" güftesi de kendisinin olan ve notası bu Site'de mevcut Ferahfezâ şarkının bestakârı Cahit Öney ) 
 
****************************************************************************************************07.
 
MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM,
 
      Son 70 yılını Millî Kültür ve Millî Musikimizi incelemekle geçiren bir hürmetkârınız olarak, elektrik kullananlardan kesilen meblâğın yüzde 90'ı SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI'na verilmesi, yüzde 10'unun TRT Genel Müdürlüğüne bırakılması; TRT Genel Müdürlüğüne Yrd.Doç.Dr.Neyzen Süleyman Erguner'in tâyin buyurulmasını hürmetlerimle arz ederim, efendim. Dr. Cahit Öney 06.07.2017

 

(Visited 205 times, 2 visits today)

İlgiliMakaleler:


RSS 2.0 ile yeni eklenen yorumları takip edebilirsiniz. Both comments and pings are currently closed.

Comments are closed.