<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Halikin güzelliği &#8211; TASAVVUF, ŞİİR, MUSİKİ, HATIRALARIM</title>
	<atom:link href="http://cahitoney.com/tag/halikin-guzelligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://cahitoney.com</link>
	<description>Dr. Cahit Öney</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Sep 2020 10:28:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.5.5</generator>
	<item>
		<title>İSLÂMA NİSBETİ</title>
		<link>http://cahitoney.com/islama-nisbeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[cahit.oney]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jul 2017 10:27:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TASAVVÛF]]></category>
		<category><![CDATA[Cemalullah]]></category>
		<category><![CDATA[Halikin güzelliği]]></category>
		<category><![CDATA[Mutasavvıf]]></category>
		<category><![CDATA[Nefs]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza-yı İlahi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat şeyhi]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf ehli]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf suresi]]></category>
		<category><![CDATA[Zeliha]]></category>
		<category><![CDATA[Züleyha]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[İhsan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://104.218.51.236/cahitoney/?p=159</guid>

					<description><![CDATA[       Herhangi bir inanış ve o yolda faâliyete &#8220;İslâmî&#8221; diyebilmek için; değer sırasıyle; Kur&#8217;ân-ı kerîm&#8217;e(hiç olmazsa bir tek Âyetine),  bir sahîh Hadîs&#8217;e dayandırmak veyâ İslâmın esaslarına, rükünlerine(erkânına) ters düşmeyen tefsîre/yoruma i’tibâr etmek/dayanmak lâzım ve şarttır. Tasavvùf konusunda ise, Âyet-i kerîme, sahîh Hadîs-i şerîf bulunamamıştır. Tasavvùf&#8217;un İslâma nisbeti için başvuracağım yol, bir Âyet-i kerîmeyi (YORUM)um olacaktır. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<div><span style="font-size: 14pt;">       Herhangi bir inanış ve o yolda faâliyete &#8220;İslâmî&#8221; diyebilmek için; değer sırasıyle; Kur&#8217;ân-ı kerîm&#8217;e(hiç olmazsa bir tek Âyetine),  bir sahîh Hadîs&#8217;e dayandırmak veyâ İslâmın esaslarına, rükünlerine(erkânına) ters düşmeyen tefsîre/yoruma i’tibâr etmek/dayanmak lâzım ve şarttır. <a href="search.asp?keyword=tasavvuf">Tasavvùf</a> konusunda ise, Âyet-i kerîme, sahîh Hadîs-i şerîf bulunamamıştır. Tasavvùf&#8217;un İslâma nisbeti için başvuracağım yol, bir Âyet-i kerîmeyi (<b><a href="search.asp?keyword=yorum">YORUM</a>)</b>um olacaktır. </span></div>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;"> [<b>YORUM </b>kelimesinin altını önemle çizmek istiyorum.. </span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;"> 50 yıllık bir Müslümân ara</span><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;">ş</span><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;">tırmacı-yazar olarak  </span><span style="font-family: Nimrod; font-size: 8pt;">.</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;"> yorumda bulunabilir</span><span style="font-family: Nimrod; font-size: 16pt;">, <a href="search.asp?keyword=yorumcu">yorumcu</a> olabilirim</span><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;">; fakat, </span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;"> tefsîrde bulunmak</span><span style="font-family: Nimrod; font-size: 16pt;">, <a href="search.asp?keyword=mufessir">müfessir</a> olmak haddim de</span><span style="font-family: Tahoma; font-size: 16pt;">ğ</span><span style="font-family: Nimrod; font-size: 16pt;">idir</span><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;">. </span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;">“Müfessir” ile “yorumcu” arasındaki fark, </span><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;">“</span></i><b><i><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;">fakih</span></i></b><i><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;">” </span><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;">ile </span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-family: Nimrod; font-size: 14pt;">“<b>efkah</b>” arasındaki fark gibidir.]</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">                          </span><span style="font-size: 8pt;">.</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt;">Tasavvùfun İslâma nisbeti konusunda <b>yorumlayacağım</b>,12.<a href="search.asp?keyword=yusuf-suresi">Yùsuf sùresi</a>  31 ve 32. Âyetleri olup, konumuzla ilgili bölümlerini şöyle özetlemek mümkündür:</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt;">Mısır azîzinin (hazîneden sorumlu Bakanının) eşi (bazı müfessir ve şâirler, adının Zelîha veya Züleyha olduğunu yazmışlardır)  aynı hânede yaşayan Hz.Yùsuf&#8217;a âşık olup da şehirdeki yüksek tabaka kadınları arasında dedikodular yayılınca bu kadınları evine dâvet ve meyve ikrâm eder. Kadınlar, meyvelerin kabuklarını bıçakla soymaya başladıklarında, bir dolap içinde saklanmış olan Hz.Yùsuf ortaya çıkınca, onun eşsiz güzelliğini gören kadınlar hayret ve şaşkınlıkla, ellerindeki meyve bıçaklarıyla parmaklarını keserler.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 8pt;">                                                                           </span><b><i><span style="font-size: 14pt;">[YORUM </span></i></b><i><span style="font-size: 14pt;">um:Cenâb-ı Hakk (C.C.), Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de, insanlar okuyup da hoşca vakit geçirsin diye -hâşâ- masallar anlatmamıştır<b>;</b> onların her birinden çıkarılacak hisseler, ibretler vardır<b>;</b> yeter ki aklımızı çalıştıralım<b>.   </b></span><span style="font-size: 8pt;">.</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><b><i><span style="font-size: 8pt;">.           </span></i></b><i><span style="font-size: 14pt;">Nitekim, Cenâb-ı Hakk:  (&#8230;..) misâller getirmekten çekinmediğini; </span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">mü&#8217;minlerin, böyle misâllerin Rabblerinden gelen bir hak olduğunu bildiklerini,</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">(&#8230;..) verdiği misâllerle ancak fâsıkları saptırdığını bildirmiştir (2.Bakara/26)<b>;</b>     &#8220;(&#8230;..) sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan misâller indirdik (24.Nûr/34)&#8221;<b>;</b>     &#8220;(&#8230;..) bu Kur&#8217;an&#8217;da insanlara her türlü misâli, belki öğüt alırlar diye verdik (39.Zümer/27)&#8221;<b>. ]</b></span></i></p>
<p class="MsoNormal"><b><i><span style="font-size: 14pt;">   </span></i></b></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">Şunu düşünmek, idrâk etmek lâzım<b>:</b></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 40px;"><i><span style="font-size: 14pt;"><b><a href="search.asp?keyword=hz.yusuf">Hz.Yùsuf</a> gibi bir yaratılmışın (mahlûkun) güzelliği karşısında kendinden geçenler, Cennette <a href="search.asp?keyword=cemalullah">Cemâlûllàh</a>, (<a href="search.asp?keyword=halik-in-guzelligi">Hâlik&#8217;ın güzelliği</a>)  göründüğünde acaba ne hâllere düşerler?..</b></span></i></p>
<p class="MsoNormal"><b><i><span style="font-size: 14pt;"> </span></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: -7.1pt;"><b><i><span style="font-size: 14pt;">    </span></i></b><i><span style="font-size: 14pt;">O hâlde, öncelikle, 3 günlük dünyevî hayâtımızı, Cennet nasîb olacak şekilde geçirmek gerek.. Hemen belirtelim ki<b>;</b> gàye<b>,</b> nîmetlerinden yararlanmak için değil, yalnızca <b><a href="search.asp?keyword=cemalullah">Cemâlûllàh</a>&#8216;ı görmek saâdetine kavuşmak için</b> Cennet istemek, buna lâyık olacak şekilde dünyâ hayâtımızı bir düzene sokmamız şarttır.<a href="search.asp?keyword=cennete-girebilmek">Cennete girebilmek</a> için tek şart, <b><a href="search.asp?keyword=riza-yi-ilahi">Rızâ-yı ilâhî</a>&#8216;ye nâiliyyet&#8217;</b>dir. <b>En değerli duâ, &#8220;Allah râzı olsun!&#8221;dur<span style="color: #ff0000;">.(x) </span></b> (19.yy.dan sonra yerini &#8220;teşekkür ederim!&#8221; almıştır. Hâlbuki teşekkür ve şükür yalnızca Allàh&#8217;a edilir. Bugün, şuurlu müslümanlar bir yana, dilenciler &#8220;Allah rızâsı için&#8221; sadaka istemekte, alınca da &#8220;Allah râzı olsun!&#8221;  demektedirler.  Câmilerimizde 5 vakit yankılanan<b>: &#8220;Allah rızâsı için </b>Fâtiha<b>!&#8221; </b>teklîfini de hatırlayalım<b>!</b>) </span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">  1915&#8217;de, 5.Ordu Komutanı <a href="search.asp?keyword=liman-von-sanders">Liman Von Sanders</a>; <b><a href="search.asp?keyword=canakkale">Çanakkale&#8217;</a>de</b> hangi cepheye</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;"> gittiyse sorduğu <b>&#8220;<a href="search.asp?keyword=nicin-carpisiyorsunuz">Niçin çarpışıyorsunuz</a>!&#8221;</b> sorusuna bütün Mehmetçiklerin <b>&#8220;<a href="search.asp?keyword=allah-rizasi-icin">Allah rızâsı için</a>!&#8221;</b> cevabını verdiklerini hâtıralarında belirtmiştir. </span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;"> </span></i><b><span style="font-size: 14pt;">[ &#8230; Çanakkale&#8217;de &#8230; Saldırıya geçerken şehit olacağını hisseden ama nihaî zaferi kucaklayacağından emin olan Anadolu çocuğunun cebinden şu mısralar çıkıyordu: &#8220;Allah bu milletten razı olacak; / Nefer şehit, ordu gazi olacak.&#8221; (<a href="search.asp?keyword=hasan-demir">Hasan DEMİR</a>, Yeni Çağ 21.03.2005) ]</span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt;"><em> <span style="color: #ff0000;"><strong>(x) 17.08.2011 EK&#8217;i:</strong></span> Bugün; Ramazân-ı şerîf dolayısıyla yapılan bir TV konuşmasında, devamlı ollarak: <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;Allàh için!&#8221; </strong></span>&#8230; yapılması tavsiyesinde bulunuldu.. yanlış değil ammâ yanlış anlaşılabilir, düşüncesiyle şu açıklamayı yapıyorum: </em>&#8220;Allàh için&#8221; değil; <strong><span style="color: #ff0000;">&#8220;</span>Allàh rızâsı için, Allàh rızâsına nâiliyyet için, Allàh rızâsına nâiliyyet ümîdiyle<span style="color: #ff0000;">&#8220;</span> </strong>düşüncelerimizi, hareketlerimizi, ibâdetlerimizi, duâlarımızı tanzîm etmeliyiz. &#8220;Allàh için!&#8221; sözünü işiten bir eğitimsizin; &#8220;Allàh&#8217;ın ihtiyâcı mı var?&#8221; şeklinde mânâlandırabileceğini düşünerek, bu sözü uzun uzun ve tekrâr be-tekrâr açıklığa kavuşturmalıyız.</span></p>
<div><span style="font-size: 14pt;">  <em> </em></span></div>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 8pt;">.          </span><span style="font-size: 14pt;"><a href="search.asp?keyword=riza-yi-ilahi">Rızâ-yı İlâhî</a>&#8216;ye nâiliyyet&#8217;i engelleyecek hususların kaynağı dışımızda değil, içimizdedir, <b><a href="search.asp?keyword=nefs">NEFS</a>&#8216;</b>imizdir.</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">Bizi kötülüklere sevk etmeğe<b>;</b> helâlden harâmı ayırd etmemizi ve <b><a href="search.asp?keyword=insan-i-kamil">insân-ı kâmil</a> </b>olmamızı engellemeğe çalışan nefsimizi Kur&#8217;ân-ı kerîm 4 derecede/ basamakta özetlemiştir<b>:</b></span></i></p>
<p class="MsoNormal"><b><i><span style="font-size: 14pt;">  1. </span></i></b><i><span style="font-size: 14pt;"><a href="search.asp?keyword=nefs-i-emmare">Nefs-i Emmâre</a>                  12.Yùsuf Sùresi, 53.Âyeti,</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">  <b>2. </b><a href="search.asp?keyword=nefs-i-levvame">Nefs-i Levvâme</a>                 75.Kıyâme Sùresi,  2.Âyeti,</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">  <b>3. </b><a href="search.asp?keyword=nefs-i-raziye">Nefs-i Râziye</a> ve <a href="search.asp?keyword=merziye">Merziye</a>   89.Fecr Sùresi, 27/28.Âyeti,<b> </b></span></i></p>
<p class="MsoNormal"><b><i><span style="font-size: 14pt;">  4.  </span></i></b><i><span style="font-size: 14pt;"><a href="search.asp?keyword=nefs-i-mutmeinne">Nefs-i Mutmeinne</a>            89.Fecr Sùresi, 27/30. Âyeti.</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">  Rızâ-yı İlâhî&#8217;ye nâiliyyet için nefsin kontrol altına alınması şart ise de aklın doğru yolda işletilmesi; zikr, sabr,takvâ ihmâl edilmemelidir. (Helâl olduğu şüpheli hâl ve davranışlardan sakınmaya <b><a href="search.asp?keyword=takva">TAKVÂ</a> </b>denir.)</span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">      </span></i><span style="font-size: 14pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt;">      Ta’rîfini sona bırakarak şunu ifâde edelim ki<b>, </b>yukarıdaki düşünceleri ileri sürmeye <b><a href="search.asp?keyword=tasavv-uf">TASAVV`ÙF</a></b> ve bu inanış istikàmetinde hayat yaşayanlara <b>, <a href="search.asp?keyword=tasavvuf-ehli">TASAVVÙF EHLİ</a>; </b>Tasavvùf ehli olup da fikir ve eseleriyle bu yolda insanlara/mü&#8217;minlere ışık tutanlara <b><a href="search.asp?keyword=mutasavvif">MUTASAVVIF</a>; </b>mutasavvıf olup da, <u>&#8220;rızâyı</u> <u>ilâhî&#8221;ye nâiliyyet için</u> &#8220;<a href="search.asp?keyword=nefs-i-terbiye">nefs&#8217;i terbiye</a>&#8221; husùsunda kendine özel &#8220;<a href="search.asp?keyword=zikr">zikr</a>, <a href="search.asp?keyword=evrad">evrâd</a>..&#8221; üreten ve aynı istikàmette çalışanlardan farklılığı te’mîn için özel kıyâfetler, müzik gibi vâsıtalar<b>.. </b>seçen kimselere <b><i><a href="search.asp?keyword=tarikat-seyhi">TARÎKAT ŞEYHİ</a>; </i></b><i>tarîkat şeyhi zamânında ve/veyâ ölümünden sonra, ortak </i>g<b>à</b>yeleri &#8220;nefsi terbiye yoluyla rızâyı ilâhîye nâiliyyet&#8221;&#8221; olmakla birlikte<b>,</b> metodları<b>,</b> yukarıda bildirilen ayrılıkları gösteren ve her biri değişik illerde-çok sayıda tasavvùf ehlinin kabûlüne mazhar teşekküllere/organizasyonlara <b><i><a href="search.asp?keyword=tarikat">TARÎKAT</a> </i></b><i>denir<b>.</b></i></span></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">Bu ta’rîflerden anlaşılacağı gibi, giyim-kuşam özellikleri, <a href="search.asp?keyword=sema">semâ</a>’,  mûsıkî.. doğrudan tasavùfun bir şartı olmayıp, <a href="search.asp?keyword=tarikatin-araclari">tarîkatın<b> araç</b>ları</a>dır. </span></i></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;"> </span></b></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;"><strong>  </strong></span><span style="font-family: Tahoma;"><strong>    </strong><span style="font-size: medium;">&lt;&lt; <u>05.03.2008 tarihli DİPNOTUM:</u> Hemen yukarıda ta’rifler yapılırken, kronoloji gözetilmiştir. Önce tasavvùf idrâk olunmuş ve sonunda da tarîkatler zuhùr etmişdir (ortaya çıkmıştır). Doç. Dr. <a href="search.asp?keyword=mustafa-askar">Mustafa Aşkar’</a>ın TASAVVUF TARİHİ LİTERATÜRÜ </span></span><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Tahoma; font-size: 11pt;">(İstanbul 2006 İZ Yayıncılık) </span><span style="font-family: Tahoma;">başlıklı eseri GİRİŞ bölümü 35-36. sayfalarından bazı cümleleri naklediyorum: [[ E- <a href="search.asp?keyword=tasavvuf-tarihinin-donemleri">Tasavvuf Tarihinin Dönemleri</a> (&#8230;) Günümüz Tasavvuf Tarihi uzmanları genellikle Tasavvuf Tarihinin dönemlerini üç ana kategoride ele alırlar: </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Tahoma;"><strong>      </strong><span style="font-size: medium;">1-<a href="search.asp?keyword=zuhd-donemi">Zühd Dönemi</a>: Bu dönem Asr-ı saadetle başlayan, tabiin ve tebe-i tabiin devrini ve ilk iki asrı içine alan, tasavvuf kavramının ortaya çıkışına kadar geçen dönemdir. (&#8230;..) Bu dönem ilk Sûfî lâkabının kullanıldığı hicrî ikinci asrın ortalarına kadar devam eder. </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">       2-<a href="search.asp?keyword=tasavvuf-donemi">Tasavvuf Dönemi</a>: Sûfî ve Tasavvuf kavramlarının kullanılmaya ve ilk sûfî adlarının duyulmaya başlandığı hicrî II. asrın sonundan, tarîkatların ortaya çıkmaya başladığı hicrî VI. asra kadar geçen üç-üç buçuk asırlık dönemdir. Tasavvuf bu dönemde ortaya çıkmış ve ilk tasavvufî eserler bu dönemde yazıkmaya başlanmıştır. </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">        3-<a href="search.asp?keyword=tarikatlar-donemi">Tarîkatlar Dönemi</a>: Bu dönem. Hicrî VI. asırda kurulmaya başlayan tasavvuf müesseselerinin temsilcilerinden tarîkatların ortaya çıkmasıyla başlar ve günümüze kadar devam eder. (&#8230;..) ]]             Şu husùs îzâhdan vârestedir ki, bir yeni dönemin zuhùru, öncekini ortadan kaldırmamışdır: Zâhidler ve takvâ sâhibleri, günümüzde de mecuddur. &gt;&gt;</span> </span></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-family: Tahoma;">      </span><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;">     </span></b><i><span style="font-size: 14pt;"> </span></i></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">      Ba’zı tarîkatlerin, özellikle sünnîlerce neden &#8220;sapık&#8221; görüldüğü husùsunu açıklamayı ileriye bırakarak<b>; </b></span></i><b><i><span style="font-size: 16pt;">&#8220;Cemâl&#8221; ve&#8221;Cemâlûllàh&#8221; kavramları üzerinde fikir yürütelim:</span></i></b><i> </i><span style="font-size: 14pt;">  </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14pt;">      <b><i><a href="search.asp?keyword=cemal">Cemâl</a></i></b><i> (Güzellik) kelimesi, soyut(mücerret) bir kavramı ifâde eder. İnsan, <b>güzel</b>i seçerken 5 duyusunu kullanır<b>: </b></i></span></p>
<p class="MsoNormal"><i><span style="font-size: 14pt;">      Bir insanın, yapının, tavus kuşunun, tavuğun güzelliği için <b>görme     duygusu;</b> horozun, bülbülün.. güzelliği için <b>görme ve işitme duyguları; </b>bir kumaşın(rengi-deseni, yumuşaklığı dolayısıyle) güzelliği için <b>görme ve dokunma duyguları;   </b>yiyecek-içeceklerin güzelliği için <b>görme ve tadma  duyguları.. </b>güzelliği fark etmede rol oynar.     <b>İnsan;</b> dünyevî hayâtımıza mahsùs  <b>5 duyu ile  güzelliği değil, onun maddeye yansıması olan <u>güzeli</u> seçebilmektedir!,,</b></span></i></p>
<p class="MsoNormal"><b><i><span style="font-size: 14pt;">       Cenâb-ı Hakk, rızâsını kazanarak Cennetlik olmuş insanlara, <a href="search.asp?keyword=cemal">Cemâl</a>ini(güzeli değil de İlâhî güzelliği) algılayacak bir duyu </span><span style="font-size: 16pt;">İ<a href="search.asp?keyword=hsan">HSÂN</a> </span><span style="font-size: 14pt;">edecektir!..</span></i></b></p>
<p class="MsoNormal"><b><i><span style="font-size: 14pt;"><span style="color: #ff0000;">Önemli Not</span>: Bu web site’mde kayıtlı yazı, resim, diyagram, ses.. ne varsa hepsinin kısmen veya tamamen neşir hakkı, bana âittir. Dr.M.Cahit Öney. Vefâtımdan sonra bu hakların tamâmı torunum Mehmet Öney&#8217;e geçmiş olacaktır. Dr.M.Cahit Öney </span></i></b></p>
<div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
