<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kavramların yenilenmesi &#8211; TASAVVUF, ŞİİR, MUSİKİ, HATIRALARIM</title>
	<atom:link href="http://cahitoney.com/tag/kavramlarin-yenilenmesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://cahitoney.com</link>
	<description>Dr. Cahit Öney</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Sep 2020 17:24:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.5.3</generator>
	<item>
		<title>Dilimizin Değişmemesi Gereken Özellikleri</title>
		<link>http://cahitoney.com/dilimizin-degismemesi-gereken-ozellikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[cahit.oney]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jul 2017 17:24:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TÜRK DİL KURUMU]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Necdet Sezer]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Aydınlanması]]></category>
		<category><![CDATA[Devrim demek]]></category>
		<category><![CDATA[Fahişe yerine hayat kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Nurettin Şazi Kösemihalşdilkırım]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr.Emre Kongar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dili üretim tüketim kaideleri]]></category>
		<category><![CDATA[kavramların yenilenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş kelimesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://104.218.51.236/cahitoney/?p=256</guid>

					<description><![CDATA[                  Sahîfa 5 Dilimizin değişmemesi gereken özellikleri : 1.     “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” 11.08.1983 kabul tarihli, 2876 numaralı Kanunu 35 – 52 nci maddelerinde görevleri belirtilen “Türk Dil Kurumu”nun tasvîbinden geçmeyen kelimeler Kanun, Tüzük, Yönetmeliklerde kullanılmamalıdır; ama!&#8230; :    2.       (Yeni) bir kelimenin kabùlü tartışılırken, Türk Dil Kurumu, şu konuları dikkate almalıdır: a)    [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: xx-large;">                  <span style="color: #ff0000;">Sahîfa 5</span></span></p>
<p><span style="font-size: x-large;"> <strong><span style="color: #ff0000;">Dilimizin değişmemesi gereken özellikleri :</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: -18pt; margin-left: 46.5pt;"><b><span style="font-size: 14pt;">1.<span style="font: 7pt 'Times New Roman'; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; -x-system-font: none;">     </span>“Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” 11.08.1983 kabul tarihli, 2876 numaralı Kanunu 35 – 52 nci maddelerinde görevleri belirtilen “Türk Dil Kurumu”nun tasvîbinden geçmeyen kelimeler Kanun, Tüzük, Yönetmeliklerde kullanılmamalıdır; ama!&#8230; :    </span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: -18pt; margin-left: 46.5pt;"><b><span style="font-size: 14pt;">2.<span style="font: 7pt 'Times New Roman'; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; -x-system-font: none;">     </span>  (Yeni) bir kelimenin kabùlü tartışılırken, Türk Dil Kurumu, şu konuları dikkate almalıdır:</span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: -18pt; margin-left: 82.5pt;"><b><span style="font-size: 14pt;">a)<span style="font: 7pt 'Times New Roman'; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; -x-system-font: none;">    </span>Bu kelime; “Türk dili üretim-türetim kaideleri”ne uymakta mıdır? </span><span style="font-size: 14pt;">[[  “Üretim” kelimesi  şümullüdür: Türetim, nakil, yakıştırma, uydurma yollarının tamâmını ifâde eder. Birer misâl vereyim: Türetim: (Kesmek’den keser; silmek’den silgi..)  Nakil: (televizyon, irsâliye..)  Yakıştırma: (huzurevi, gecekondu.. dolmuş..)       Uydurma: (onadı,  çalıştay, anı, kanı, sanı, tanı, araç, … (3) ) ]] </span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 82.5pt;"><b><span style="font-size: 14pt;">[ 08.05.2008 tarihli EK: TDK’nun uydurduğu yeni kelimelerden : </span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 82.5pt;"><b><span style="font-size: 11pt;">afiş: ası  ajanda: andaç  amblem: belirtke  aspiratör: emmeç  avans: öndelik ipotek: tutu  </span><span style="font-size: 14pt;">silâh: patlangaç</span><span style="font-size: 11pt;">  türbülans: burgaç &#8230;.. ( NOTUM: 75 yıl önce, İstanbul/Beylerbeyi/Küplüce mahallesinde; mülver ağacının 1,5 – 2. 0 cm çapındaki dalının 7 – 8 cm. uzunluğunda bir parçasının özünü çıkarır ve ona, aynı ağacın ince bir dalından, enjektör pistonu gibi piston yapardık. İçi boşalmış kalın parçanın her iki ucuna birer çitlenbik sıkıştırırdık. Pistonla çitlenbiklerden birisini hızla itince diğeri patlayarak ilerifırlardı. Bu oyuncağımıza, <u>çocuk dili</u> ile </span><span style="font-size: 14pt;">“patlangaç”</span><span style="font-size: 11pt;"> derdik. )   </span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 82.5pt;"><b><span style="color: #000080; font-size: x-large;">“<a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=kurumi_dil">Kurùmî dil</a>”</span><span style="font-size: 11pt;"> nümùnelerinin tek faydası, halkımızın tebessümünü sağlaması.. </span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 82.5pt;"><b><span style="font-size: 11pt;">Vaktiyle; halkımızı güldürmek için bir teklifde bulunmuşdum:   </span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 82.5pt;"><b><span style="font-size: 11pt;">Harfendâz &#8211; Tilcikatar   Bir buluş(?) daha ilâve ediyorum: Matrak: Gülgeç</span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: -18pt; margin-left: 82.5pt;" align="justify"><span style="font-size: 14pt;">b)<span style="font: 7pt 'Times New Roman'; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; -x-system-font: none;">  </span><span style="color: #ff0000; font-size: x-large;">(Yeni) kelime <span style="color: #0000ff;">araştır</span>ılırken; Türkçe konuşan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan&#8217;da  muâdili varsa, bunlardan, <span style="color: #0000ff;">fonetiğimiz</span>e uygun olanın  benimsenmesi&#8230; </span>Bu çok önemli konu üzerinde bir misalle durmak istiyorum: Son cümlemde 2 kelime geçiyor: “önemli” ve “konu”.. Yurdumuz dışındaki Türkler; Türk Dil Kurumu’nun vatandaşlarına benimsetmiş bu 2 kelimeyi kullanıyorlar mı / , anlıyorlar mı; yoksa, “ehemmiyetli”, “mevzù’” kelimesini mi biliyorlar?.. Eğer bu sualin cevâbı – soru, yanıt kelimesini hiç sevmedim  &#8211;  ikinci şık ise; “önemli” ve “konu” kelimelerini kullanmakdan vazgeçmeliyiz. Aksi hâlde bu bir tasfiyecikiktir!.. (Bu tasfiyecilik ve uyduruk kelimeler, Türk dünyasını birbirinden uzaklaştırtırmağa mâtuftur; bölücülüktür.)     </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: -18pt; margin-left: 82.5pt;"><span style="font-size: 14pt;">c)<span style="font: 7pt 'Times New Roman'; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; -x-system-font: none;">     </span>Kavram özelliğindeki kelimelerin tartışılmasının bütün yönleriyle yapılması.. </span></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">       <span style="color: #ff0000;">Anayasamızın 3 üncü ve 134 üncü maddelerinde <span style="color: #0000ff;">“<u>TÜRK DİLİ</u>”</span> sözkonusudur; </span></span><span style="color: #ff0000;"><u><span style="color: #0000ff;"><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;">“</span><span style="font-family: Tahoma; font-size: 16pt;"><a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=turkiye_turkcesi">Türkiye Türkçesi</a>”</span></span></u><span style="font-family: Tahoma; font-size: 16pt;"> <u>denmediğine göre</u></span><span style="font-size: 16pt;">&#8220;,</span><span style="font-size: 14pt;"> Türk dili konuşma alanı Devletimiz sınırlarını aşmaktadır. </span><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;">“Tek millet olan biz</span> </span><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff0000;">Türkler, çok devletli bir toplumuz”</span></span><span style="font-size: 14pt;"> vecîzesini zaman zaman siyâsîlerimizden işitiriz. <span style="color: #990000;">Son 60 yıldır dilimize sokuşturulan uyduruk kelimeler, tasfiyeler  Türk cumhuriyetlerindeki fertlerin konuşmalarını/anlaşmalarını çıkmaza sokması bir yana yurdumuzun çeşitli bölgelerinde ve tahsil seviyesindeki vatandaşlarımızı bile tedirgin etmektedir. </span></span></b></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">       Dilimize en kötü, zararlı müdâhale; </span><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff0000;">“<a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=kavramlarin_yenilenmesi">kavramların yenilenmesi</a>”</span></span><span style="font-size: 14pt;"> konusunda yapılmıştır. Bu tahrîfâta  1-2 misâl vereyim: </span></b></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">       “Fâhişe” yerine “<a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=hayat_kadini">hayat kadını</a>” kelimesinin getirilmesi.. “Ayıplanması gereken” bir fiilin hoş görülmesi telkîn edilmekte, ahlâkımızın bozulması hedef alınmaktadır. </span></b></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>       </strong><span style="color: #ff0000;"><strong>Atatürk’ün kullandığı “asrî, muâsır” kelimeleri unutturulmuş; ideologlarca</strong> <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-large;"><strong><span style="color: #0000ff;">“<a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=cagdas">çağdaş</a>”</span></strong> </span></span><strong>kelimesi dilimize yamanmıştır.</strong></span><strong> (Bu konuda; bu web site’mdeki <span style="color: #0000ff; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">“Musikimizde İlim-dışı <span style="color: #ff0000;">Resmî </span>Uygulamalar”</span> başlıklı yazıma bakınız!.)</strong> </span></p>
<p><strong><span style="font-size: large;"><span style="color: #0000ff;">“Modern- Modernizm”, “<a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=aydinlanma">aydınlanma</a>”</span> gibi kelimeler, ideolog yazarlarımızca hergün tedâvüldedir!. Bu kelimeler; “yaradan ve yaratılmış” inançlarını reddeden kelimelerdir; bunlara inananlar, bu “bilimsel” kelimeleri kullanabilirler. Fakat;</span> <span style="color: #ff0000; font-size: x-large;"><span style="color: #0000ff;">“<a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=anadolu_aydinlanmasi">Anadolu aydınlanması</a>”</span> deyimi bir projeyi ifâde eder ve “Anadolu halkına İslâm dînini yasak etmeyi/unutturmayı” hedef alır. <span style="color: #000000; font-size: medium;">&#8220;Anadolu aydınlanması&#8221; sözünü, <a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=ahmet-necdet-sezer">Ahmet Necdet Sezer</a>, Cumhurbaşkanlığı son yıllarında sıkca kullanırdı. <span style="color: #ff0000;"><a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=aydinlanma">AYDINLANMA</a>:</span> [[ &#8220;Dinsel doğmatizmin tutsaklığından kurtulma demektir&#8221; Prof. Dr. <a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=emre-kongar">Emre Kongar</a>&#8216;ın internet sitesi: Yeniden Demokrasi Dersleri. ]]  [[ <span style="color: #ff0000;"><a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=aydinlanma">AYDINLANMA</a></span> = Darwinizm + Marksizm (Dr. C.Öney)  <a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=darwinizm-teorisi">Darwinizm teorisi</a>, İslâmın özellikle Akàid &#8211; Kelâm ve <a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=marksizm-doktrini">Marksizm doktrini</a> ise İslâmın özellikle Fıkıh ilimlerini reddeder. ]] </span></span></strong></p>
<div><strong>     <span style="font-size: large;"> Dilimizi bilinçli olarak marksistler tahrîb etmekte ve câhil edebiyatçılar da onlara, bilmeden hizmet etmektedirler. <span style="color: #0000ff;">Marksistlerin <a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=devrim_tarifi">devrim tarifi</a> </span>şöyledir:</span><u> </u></strong><strong><span style="color: #ff0000;"><u><span style="font-family: Tahoma; font-size: 16pt;"><a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=devrim-demek">Devrim demek</a>; bir toplumun ekonomik üretim tekniklerinden, örflerinden, âdetlerinden, geleneklerinden tutun da en yüksek değerlerine, zevkine kadar her şeyin değişmesi, altüst olması; yerine yeni tekniklerin, kuralların, değerlerin</span></u><span style="font-family: Tahoma; font-size: 16pt;"> <u>konulması demektir</u></span></span><span style="font-size: 16pt;"><span style="color: #ff0000;">.</span> </span><span style="font-size: 9pt;">(<a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=nurettin-sazi-kosemihal">Nurettin Şazi Kösemihal</a>  CUMHURİYET 11.01.1957) (Bu yazının bir örneği, 1 Kasım 1957 tarih, 117 sayılı MUSİKİ MECMUASI&#8217;nda mevcuttur.) </span></strong></div>
<p class="MsoBodyText">       <span style="font-size: medium;">“Garipler” bu ideolojik görüşleriyle edebiyâtımızı, dilimizi tahrib etmişler; uydurukça ve kurùmî dili resmî yazışmalara dahî sokmuşlardır. Yukarıdaki devrim tarifine uyan marksist karikatürislerimiz, şairlerimiz, dilmaçlarımız, yazarlarımız ve bir kısım öğretim elemanlarımız ancak kendileriyle teması olanları peşlerine takabilmişler; “Anadolu aydınlanması”nı gerçekleştirememişlerdir. Geniş halk kitlesi bunları alayla karşılamıştır. “Arkadaşım eşek!” demekle kalmayıp acaip kıyafet ve takılarla dolaşanları halkımız istihzâ, ikrahla seyretmişlerdir. Felâketin, çöküntünün büyüğü; <span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: large;"><u>Zevk-i millî</u>’</span></span>nin tahrîfi, yok edilişi olmuştur. <span style="color: #ff0000; font-size: large;">Mehmed Akif Ersoy</span>, “Şerîf Muhyiddîn’e” başlıklı şiirinde şöyle demektedir : </span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="font-size: medium;">[ <span style="color: #0000ff; font-size: large;">Melez, soysuz, şerefsiz parçalardan başka  şey yok hîç; / Ne düşkün <u>zevk-i millî</u>.. besteler piç, şâheserler piç!.. </span>]   Ben de, nâçizâne şöyle dedim: </span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="font-size: medium;">[ Bizim çağdaş modernistler; / Yok_etmiş <u>zevk-i millî</u>’yi!.. ] </span></p>
<p class="MsoBodyText"><span style="color: #0000ff; font-size: large;"><strong>Bu web-site’min “Türk mùsıkîsi” ana-bölümündeki “monolog” bölümünde bu konuda çeşitli misâller verilmiştir.  </strong></span></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">Türk Dil Kurumu; kasdî olarak üretilen kelime, terim ve kavramların hukuk resmî literatüründe yer almaması için uyarıyı vazîfe edinmelidir. </span></b></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">       Bir örnek sunayım: <span style="color: #ff0000;">1982 Anayasası </span>Komisyonda iken tasarıda “çağdaş kültür ve eğitim” yer alıyordu. Uzun tartışmalardan sonra, <span style="color: #990066;">Anayasa’nın 133 üncü maddesinde <span style="color: #ff0000;">“<a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=cagdas">çağdaş</a>”</span> yerine </span><span style="color: #ff0000;">“millî”</span> sıfatı yer almıştır. Bu Maddede [radyo ve televizyon istasyonlarınca  genel ahlâkı, &#8230;&#8230; koruyacak tarzda yayın yapılması, &#8230;&#8230; millî kültür ve eğitime yardımcılık görevinin yerine getirilmesi &#8230;&#8230; kanunla düzenlenir. ] denilmekte idi.  Fakat maal&#8217;esef, 21.6.2005 tarihinde Anayasamızın getirdiği bu mecbùriyetler bütünüyle kaldırılmış ve bu 133 üncü  maddeyle kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyelerinin sayı ve seçimi bütün teferrùâtıyle anlatılmıştır. Anayasamızın bu 133 üncü maddesinde artık “genel ahlâk”, “millî kültür ve eğitim”den bahis yoktur!.. Her ne kadar bu maddeye dayanan RTÜK yasası 4 üncü maddesinde “millî” sıfatı yer almış ise de, bir mecbùriyetin Anayasada veya Yasada zikredilmesinin farklı olduğu îzahdan vârestedir. </span></b></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">Bu </span><span style="font-family: Arial Rounded MT Bold; font-size: 14pt;">ça</span><span style="font-family: Arial; font-size: 14pt;">ğ</span><span style="font-family: Arial Rounded MT Bold; font-size: 14pt;">da</span><span style="font-family: Arial; font-size: 14pt;">ş </span><span style="font-size: 14pt;">sıfatı; <span style="color: #0000ff; font-size: x-large;">Hakim ve Savcılar Kanununda </span>Değişiklik dolayısıyla tekrar karşımıza çıktı&#8230; 2 Aralık 2007 tarihli VAKİT gazetesinin 8. sayfasında [ </span><span style="font-family: Arial Rounded MT Bold; font-size: 14pt;">“Ça</span><span style="font-size: 14pt;">ğ</span><span style="font-family: Arial Rounded MT Bold; font-size: 14pt;">da</span><span style="font-size: 14pt;">ş</span><span style="font-family: Arial Rounded MT Bold; font-size: 14pt;">” oyunu bozuldu </span><span style="font-size: 14pt;">] başlığıyla çıkan yazıyı aktarıyorum: [ <span style="color: #ff0000;">Hakim ve Savcıların atanması için yapılacak mülakatta,</span> “muhakeme gücü, bir konuyu kavrayıp özetleme ve ifade etme, genel ve fiziki görünüm, davranış ve tepkilerin mesleğe uygunluğu, liyakat, yetenek ve kültür, çağdaş bilimsel ve teknolojik gelişime açıklık kriterleri esas alınacak. Adalet komisyonunda kabul edilen metinde bu kriterlerden birini <span style="color: #ff0000;">“çağdaş yaşam anlayışı”</span> ifadesi oluşturuyordu. Genel Kurul’daki görüşmelerde kanun metninin 3. maddesinde, hakim ve savcı adaylarıyla yapılacak mülakatta “çağdaş yaşam anlayışı”nın da değerlendirmeye tabi tutulacağının öngörülmesi AK Partili milletvekillerinin de tepkisini çekti. AK Parti’nin <u>CHP’yi yatıştırmak adına</u> bu ifadeye gözyumduğunu belirten Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun Genel Kurul’da verdiği değişiklik önergesi, AK Parti Grubu’nun desteğiyle kabul edildi. Yazıcıoğlu’nun önergesiyle <span style="color: #ff0000;">“çağdaş yaşam anlayışı” kriteri “çağdaş bilimsel ve teknolojik gelişime açıklık” şeklinde değiştirildi. </span>Yazıcıoğlu, dün yaptığı açıklama ile, Hakim ve Savcılar Kanunu’nda değişiklik öngören kanun metnine “çağdaş yaşam anlayışının benimsenmiş olması” gibi bir kriterin eklenmesini eleştirmiş ve “Bu ölçülebilir ve değerlendirilebilir objektif bir kriter değildir. Bu kriterin kanunda yer alması, ileride istismara ve ideolojik yaklaşımlara yol açabilir” diye konuşmuştu. </span></b></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">Sayın Yazıcıoğlu, “istismar ve ideolojik yaklaşımlar” endîşesinde haklıdır; ancak, <span style="color: #ff0000; font-size: large;">&#8220;</span></span><span style="font-size: xx-large;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=cagdas"><span style="font-family: Arial Rounded MT Bold; font-size: 14pt;">ça</span><span style="font-size: 14pt;">ğ</span><span style="font-family: Arial Rounded MT Bold; font-size: 14pt;">da</span></a></span><span style="font-size: 14pt;"><span style="color: #0000ff;"><a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=cagdas">ş</a></span>” kelimesinin hiç yer almaması gerekirdi. “Çağdaş bilimsel ve teknolojik yaklaşımlar” deyince, “<span style="color: #0000ff;"><a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=cagdisi">çağdışı</a> </span>bilimsel ve teknolojik yaklaşımlar” da olabileceği kabul olunmaktadır. ] </span></span></span></b></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">1930’lu yıllarımda, bir hocamızın: </span><span style="font-family: Arial Rounded MT Bold; font-size: 14pt;">Et-tekrârı ahsen, velev kâne 180 </span><span style="font-size: 14pt;"> (180 kere de olsa, tekrarda fayda vardır!) sözünü hatırlayıp, web sitemin diğer bölümlerine yazdıklarımı bir kere daha tekrarlamak üzere iken, diğer bir hocamın </span><span style="font-family: Arial Rounded MT Bold; font-size: 14pt;">Kellim kellim lâyenfa </span><span style="font-size: 14pt;">(söylerim söylerim, faydasız!) sözünü hatırlayarak, vaktimi harcamıyorum.          </span></b></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">        Millî mùsıkîmiz repertuarında büyük ekseriyetiyle sözlü eserler yer almaktadır. Uydurukca; millî mùsıkîmize de zarar vermişdir, vermektedir. Türk Dil Kurumu, TRT, RTÜK yetkililerinin, bu web site’mdeki <span style="color: #0000ff;">“Musikimizde İlim-dışı Resmî Uygulamalar” </span>başlıklı yazımı incelemelerini istirhâm ediyorum. </span></b></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;">Bu konu; devletin bekàsı yönünden, çok mühimdir ve bir cumhurbaşkanı, bir başbakan, millî eğitim bakanı, kültür bakanı.. tarafından bilinmeyebilir; bu muhterem zevâtın yapacağı, kültürümüzü bilmekten de öteye, bizi biz yapan millî kültürümüze bilgisayar virüsü gibi yerleşmiş olanların sinsice ve plânlı saldırılarılarını keşfedecek, öteden beri yaptıkları tahrîbâtı tâmîr edecek <span style="color: #0000ff;">zekî araştırmacılardan <u><span style="font-size: x-large;">danışmanlar</span></u></span> arayıp-bulup görevlendirmelidir. Cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, milli eğitim bakanlığı, kültür bakanlığı, Türk Dil Kurumu’nda çalıştırılan, vasıfları yukarıda bildirilen danışmanlar her ay aralarında toplanmalı, tartışmalıdır. </span></b></p>
<p><b><span style="font-size: 14pt;"><span style="color: #ff0000;">Marksistler; benimsedikleri DEVRİM târîfi gereğince “başarılı” bir     çalışma yapmışlardır ve kültür, san’at, yayın dünyamızı ele geçirmişlerdir.</span> Hedefleri 2’dir: 1) Atatürk’ün kurduğu, getirdiği müesseseleri değiştirmek 2) Terim ve kavramları değiştirmek, unutturmak; yerlerine kendi ideolojilerini kabùl ettirmek&#8230;  </span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent: -2.3pt; margin-left: 27pt;"><b><span style="font-size: 14pt;">06.03.2008<span style="font: 7pt 'Times New Roman'; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; -x-system-font: none;">         </span>saat 00.45’de OLAY TV’de bir hanımefendi; </span><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff0000;"><a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=cagdas-turk-dili">ÇAĞDAŞ TÜRK DİLİ</a></span></span><span style="font-size: 14pt;">’ni savunurken bir de misâl verdi: [ Bana bir Türk dili uzmanı: Hâlâ, yanıt yerine cevap’ı kullananlar var!” dedikten sonra bunun nedenini sordu; sorusuna yanıt veremedim!.. ]  Ben de; “yanıt”, “anıt”, “kanıt” gibi uyduruk “tilcik”leri kullanmıyorum. </span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 27pt;"><b><span style="font-size: 14pt;">Evet.. Bütün diller, canlı bir uzviyettir: Dilleri oluşturan kelimeler doğar, gelişir ve bir kısmı ölebilir. Fakat bir <span style="color: #003366;">kısım aklıevvellerin veya </span><span style="color: #ff0000; font-size: x-large;">ideologların, ormanda yaş ağaç keser gibi, tasfiyeciliğe soyunup pekçok kelimeyi katletmeleri soykırım değilse de </span></span><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: x-large;"><i><span style="font-size: 16pt;"><span style="color: #0000ff;">dilkırım</span></span></i><span style="font-size: 14pt;">dır.</span></span></span><span style="font-size: 14pt;"> “Cevap”, “âbide”, “delil”&#8230; kelimelerini lûgatlardan çıkarmak demek, bu kelimeler vaktiyle hangi kitaplarda/belgelerde geçmişse üzerlerini karalamak demektir. <span style="color: #0000ff;">Arabca</span> artık okutulmadığına göre evvelce kullanılmış <span style="color: #ff0000;"><i>terimler</i>in</span> <span style="color: #0000ff;">değiştirilmesi</span> elbette çok doğru olmuştur ve bu düşüncemi, yıllarca evvel şu misâlle yazmıştım: Ben ilkokulda iken, “içler-dışlar çarpımı birbirine eşittir” yerine <span style="color: #0000ff;">“<a href="http://cahitoney.com/haber/search.asp?keyword=tarafeyn-vasateyn">tarafeyn vasateyn</a> hâsılı zarbı birbirine musâvîdir” derdik.</span> Tıb, astromi <i>terimler</i>i ile ilgili misâllerle sözü uzatmak istemiyorum; “Dilimize Saygı” başlığı altında yazdıklarımı da tekrâr etmeyeceğim. Ancak, son olarak şu cümleyi de kayda geçiriyorum: <span style="font-size: x-large;"><span style="color: #ff0000;">“Çağdaş Türk müziği”, “Çağdaş Türk dili”, “Çağdaş yaşam” gibi kriterleri hayâta geçirmek BÖLÜCÜLÜKTÜR.</span> </span></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 27pt;"><b><span style="font-family: Tahoma; font-size: 14pt;">Kasdedenler kahr olurlar bir dilin kàmùsuna; / Din, sınır, bayrak ve kàmus.. “milletin nâmùsu”na!..”</span> <span style="font-size: 9pt;">C.Öney (Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün)</span></b><b><span style="font-size: 14pt;">  </span></b></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
