2.BÖLÜM

Son Güncelleme: Cuma, Temmuz 21st, 2017 | Kategori: MEHMED AKİF ERSOY’UN KULLANDIĞI ARUZ KALIPLARI ve Sekt-i melîh| Etiketler:  | Tags: , , , , ,

Mehmed Akif'de aruz kalıpları
    MEHMED AKİF ERSOY'UN KULLANDIĞI ARUZ KALIPLARI (2)
 
 
   DÖRDÜNCÜ KİTAP
 
   F Â T İ H   K Ü R S Ü S Ü ' N D E
 
-Vapur yanaştı mı? -Çoktan! -Demekki Köprüdeyiz  İKİ ARKADAŞ FATİH YOLUNDA s.239
  Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                                 321 mısra'                     s.239
 
Tutun da "zerre"lerinden çıkın "sehâbî"ye           VÂİZ KÜRSÜDE       s.253
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)              1352 mısra'               s.253
 
-Yârab; bizi kahretme, helâk eyleme  -âmin!  VâİZ KÜRSÜDE(DUÂ) s.296        
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                                  19 mısra'              s.296
 
 
 
 
    BEŞİNCİ  KİTAP
 
    H Â T I R A L A R
 
Ey bunca zamandır bizi te'dîb_eden Allah!  (Başlıksız-1)s.301
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                      50 mısra'     s.301
 
Baksana, kim, boynu bükük ağlayan             UYAN           s.303
Müfteilün müfteilün fâilün                               40 mısra'    s.303
 
Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır         (Başlıksız-2) s.307
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün              40 mısra'   s.307
 
Müslümanlık nerde, bizden geçmiş_insanlık bile         (Başlıksız-3)   s.311
Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâiün                                      40 mısra'     s.311
 
Nihâyet neyse idrâk ettiğin şey ömr-i fânîden           (Başlıksız-4)    s.315
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                              40 mısra'   s.315
 
Biz ki yarmıştık şuùnun en büyük ummânını                (Başlıksız-5)  s.319
Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün                                         40 mısra'  s.319
 
Şehâmet dîni, gayret dîni ancak Müslümanlıktır           (Başlıksız-6)  s.323
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                               36 mısra'  s.223
 
Havâ ağırdı, fakat, pek dokunmuyordu sıcak         (EL-UKSUR'DA) s.325
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                         125 mısra'   s.325
 
"Biraz da kahveye çıksak.." demişti arkadaşım  (BERLİN HÂTIRALARI)  s.330
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                         697 mısra'  s.330
 
Nâr-ı beyzâ mı nedir, öğle zamânında güneş?  (NECİD ÇÖLLERİNDEN MEDÎNE'YE) s.353
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                                60 mısra'    s.353
 
Menâha'dan geçiyorduk,ikindi olmuştu (MECİD ÇÖLLERİNDEN MEDİNE'YE)s.355
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                         144 mısra'   s.355
 
 
 
                    
    ALTINCI KİTAP
 
      S   I   M
 
Vay Hocam! Vay gözümün nùru efendim, buyurun' (Başlıksız-1)  s.365
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)            16 mısra' s.365
 
Barıştık.. yüzün gülsün_artık imam                             (Başlıksız-1)  s.365
Feùlün feùlün feùlün feul                                                       2 mısra' s.365
 
-Hele dur, öfkemi tekmilleyeyim.. Tekmille!                (Başlıksız-1) s.365
 Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'ün)                      29 mısra' s.365
 
"Selâmün aleyküm behey kör kadı!"                            (Başlıksız-1) s.366
 Feùlün feùlün feùlün feul                                                     1 mısra'  s.366
 
"Seni çok sözlü!" dedin, yetmedi, tekdîr ettin             (Başlıksız-1) s.366
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                                248 mısra' s.366
 
Mahallemizde (çabuk yaz!) -Şaşırmayım dur ki            (Başlıksız-1) s.376
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                            38 mısra' s.376
 
-Onu bilmem.. şu, bitirdik ya nihâyet zor zar              (Başlıksız-1)s.378
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                                   281 mısra'   s.378
 
Oruç sıcaklara gelmiş.. Kır_Ağsı bakmış ki                   (Başlıksıs-1) s.387
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                            40 mısra' s.387
 
Ağaç mı desem, kütük mü desem?                                (Başlıksız-1) s.389
Müfâaletün müfâaletün                                                          4 mısra' s.389
 
-Ya sonra? –Karşıma, baktım, dikildi -Kim? –Bir_adam  (Başlıksız-1) s.389
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                               2 mısra'  s.389
 
Babam mı desem, kızım mı desem?                                (Başlıksız-1) s.389
Müfâaletün müfâaletün                                                           4 mısra'  s.389
 
-Uzatma, sen buluyorsun belânı, Allah'dan                  (Başlıksız-1) s.389
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                              2 mısra'   s.389
 
Bugün mü desem, yarın mı desem?                                (Başlıksız-1) s.389
Müfâaletün müfâaletün                                                          4 mısra'   s.389
 
-Ne kadar doğru! Hocam, hayra yorulmaz bu gidiş      (Başlıksız-1) s.389
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                                     179 mısra' s.389
 
Gürül gürül okuyor hep, gürül gürül okuyor                   (Başlıksız-1) s.395
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                                  2 mısra's.395
 
Deyivermez mi, ne dersin? –Ama pek hoş cidden           (Başlıksız-1) s.395
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                                     194 mısra' s.305
 
Eşeklerin canı yükten yanar. aman! derler                    (Başlıksız-1)  s.402
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                               24 mısra' s.402
 
Sen işin yoksa devir çamları paldür küldür                    (Başlıksız-1)  s.403
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                                     239 mısra' s.403
 
Güzel yazılmış_eserler ve şüphesiz ki müfid                   (Başlıksız-1) s.411
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                               55 mısra'  s.411
 
Şimdi oğlum, sana bir vak'a da ben söylersem               (Başlıksız-1) s.413
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                                      71 mısra     s.413
 
Dedim ki: Bunca zanandır nedir bu gizlenmek?               (Başlıksız-1) s.416
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                                7 mısra'    s.416
 
Bir de baktım, canavarlar pusulardan çıkarak                 (Başlıksız-1) s.416
 Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün                            839 misra'  s.416
 
04.Temmuz.2010
 
6.KİTAP ÂSIM'daki: "Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?" mısraı ile başlayan bölüm, Safahâtn en heyecanlı şiiridir ve halk arasında "Çanakkale Şehitlerine" başlığı ile isimlendirilmiştir. Duyulan heyecân: "Şühedâ gövdesi bir baksana, dağlar-taşlar…" mısraı ile iyice artar ve hamâsî şiirlere baş örnek olup "Ey şehîd oğlu şehîd.. isteme benden makber; / Sana âgùşunu açmış duruyor Peygamber!.." beyti ile son bulur.
"Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan; / Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan!.." beytindeki  "Mor bulutlarla", evvelce "Ebr-i nîsânı" idi..  
 
 
   YEDİNCİ  KİTAP
 
  G  Ö  L  G  E  L  E  R
 
 
Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı   HÜSRAN        s.449
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                             12 mısra s.449
 
Musallat, hiç göz_açtırmaz da Garb'ın kanlı kâbùsu        ŞARK           s.451
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                    45             s.451
 
Cihân altüst olurken seyre baktın öyle durdun da        ALINLAR TERLEMELİ s.453
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                    42 mısra' s.453
 
Görünmez âşinâ bir çehre olsun rehgüzârında  UMAR MIYDIN?       s.455
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                   40 mısra'  s.455
 
Bir nüsha-i kübrâ idin_oğlum, elimizde               MEHMED ALİ'YE      s.457
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                              12 mısra' s.457
 
Sen! Ben! desin_efrâd, aradan vahdeti kaldır HÂLÂ MI BOĞUŞMAK s.461
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                              46 mısra'  s.461
 
Lâkin, hani? Bir nefhası yok sende ümîdin                       YEİS YOK    s.465
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                              42 mısra' s.465
 
Allàh'a dayanmak mı? Asırlarca dayandık    AZİMDEN SONRA TEVEKKÜL s.469
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                               48 mısra' s.469
 
Beş yüz sene bekler mi? Nasıl bekleyeceksin?  SÜLEYMAN NAZİF'E  s.471
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                               44 mısra' s.471
 
Bütün dünyâya küskündüm, dün_akşam pek bunalmıştım  BÜLBÜL s.473
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                    46 mısra' s.473
 
Barındırmaz mısın koynunda ey toprak derin yer pek          LEYL    s.476
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                    47 mısra' s.476
 
Şu bağlı yelkeni çözsek de, nehri atlayarak  FİRAVUN'LA YÜZ YÜZE s.478
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                            216 mısra' s.478
 
Gök kubbenin_altında yatar al kan_içinde  ŞEHİTLER ÂBİDESİ İÇİN s.485
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                                4 mısra' s.485
 
Huzeyfetü'l-adevî der ki: Harb-i Yermùk'un                         VAHDET s.486
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                               30 mısra' s.486
 
Şarkın ki mefâhir dolu, mâzî-i kemâli                                      VAHDET s.487
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                               10 mısra' s.487
 
Bütün kandillerin tehlîle dalmışlar.. şaşırdım ben                    GECE    s.488
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                    42 mısra' s.488
 
Bu bir ma'bedse, çırçıplak yakışmaz, sonra, gàyet loş       HİCRAN   s.490
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                    38 mısra' s.490
 
Şuhùdundan cüdâdtr, çok zamanlar var ki, îmânım            SECDE     s.492
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                    40 mısra' s.492
 
Nasılsa ismimi duymuş ki bendegânından  HÜSAM EFENDİ HOCA     s.494
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                              20 mısra' s.494
 
Geçmişten_adam hisse kaparmış.. Ne masal şey  KISSADAN HİSSE s.495
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                                4 mısra' s.495
 
Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince               RESMİM İçİN     s.495
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                                4 mısra' s.495
 
Bir canlı, izin varsa, şu toprakta, silinmez               RESMİM İÇİN    s.495
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                              4 mısra' s.495
 
Dış yüzüm böyle ağardıkça ağarmakta, fakat        RESMİM İÇİN    s.495
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                4 mısra' s.495
 
Gokten_ay parçası hâlinde o rahmet güneşi                       TEBRİK s.496
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                4 mısra' s.496
 
Dört taraftan akın_etmiş de nasıl, çepçevre                       TEBRİK s.496
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                4 mısra' s.496
 
"Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın."       SAFAHÂT İÇİN      s.496
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                             4 mısra' s.496
 
Bahâr olmuş; çemenler, lâleler, güller bütün bitmiş  SA'DÎ'den terceme    s.496
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                   4 mısra' s.496
 
Ne lâhùtî geceymişsin ki teksin sermediyyetde   MEVLİD-İ NEBΠ   s.496
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                   6 mısra' s.496
 
Ne odunmuş babanız; olmadı bir baltaya sap      ÇOCUKLARA        s.497
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)               6 mısra'   s.497
 
Ey bâd-i sabâ, uğrayacaksın ya şimâle                   BİR ARÎZA        s.498
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                           44 mısra' s.498
 
Ondört asır_evvel, yine bir böyle geceydi               BİR GECE         s.500
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                                          24 mısra' s.500
 
Ölen insan mıdır? Ondan kalacak şey: Eseri   NE ESER,  NE DE SEMER s.501
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)           18 mısra'  s.501
 
"Bir_ömürdür, içiyorsun; bırak_artık şunu" der  DERVİŞ AHMED s.502
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)           21 mısra' s.502
 
Aman_Ahmedim, bana baksana                            DERVİŞ AHMED s.502
Mütefâilün mütefâilün                                                         4 mısra'  s.502
 
Cezbe kuvvetlice gelmiş ki dışardan Dedeme     DERVİŞ AHMED s.503
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)             5 mısra' s.503
 
Bu gidiş_hayır değil_Ahmedim                              DERVİŞ AHMED s.503
Mütefâilün mütefâilün                                                         4 mısra' s.503
 
Lâkin_aldırmıyor_Ahmed, cereyanlar müdhiş     DERVİŞ AHMED s.503
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)             3 mısra' s.503
 
Aman_Ahmedim, sonu pek yaman                         DERVİŞ AHMED s.503
Mütefâilün mütefâilün                                                          6 mısra' s.503
 
Asılır,boş; kasılır boş. Dedem_en sonra dalar       DERVİŞ AHMED s.503
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)             25 mısra' s.503
 
Coşar âvîzeler_artık, köpürür kandiller  SAİD PAŞA İMAMI           s.505
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)             74 mısra' s.505
 
"Sultân-ı Rüsûl, Şâh-ı mümeccedsin_Efendim (ŞEYH GÀLİB)  SAİD PAŞA İMAMI s.507
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                             6 mısra'  s.507
 
Kesilir gitgide, tedrîc ile sesler artık                  SAİD PAŞA İMAMI  s.508
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)              32 mısra's.508
 
Beni rahmetle anarsın ya, işitsen, bir gün           RESMİM İÇİN       s.509
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                4 mısra' s.509
 
Beşerin taptığı bir kendisinin heykelidir                 NEFS-İ NEFİS      s.509
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                4 mısra' s.509
 
Hüdâ râzıı değil, halk istemez, hilkat"gebersin!" der  YAŞ ALTMIŞ s.509
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                    6 mısra' s.509
 
Lâmekânlarda mısın, nerdesin_, ey gàib_İlâh?            NERDESİN? s.510
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                 4 mısra' s510
 
Tek hakıykat var_evet bellediğim dünyâdan           TEK HAKIYKAT s.510
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                 4 mısra' s.510
 
Seni bir nùra çıkarsam diye koştum durdum HAYAT ARKADAŞIMA s.510
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                 4 mısra' s.510
 
İhtiyâr amcanı dinler misin_oğlum Nevruz?                     NEVRUZ'A s.510
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                 4 mısra' s.510
 
Şu mâcerâyı işittim birinden_, üç sene var                    SAN'ATKÂR s.511
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                           124 mısra' s.511
 
Heyecâna verdi gönülleri                                                 SAN'ATKÂR  s.515
Mütefâilün mütefâilün                                                              4 mısra' s.515
 
Benim de kalb-i harâbımda duyduğumhicrân                SAN'ATKÂR s.515
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                             80 mısra' s.515
 
 
 
                        İSTİKLÂL  MARŞI                                           41 mısra' s.522
 
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun_üstünde tüten en son_ocak!..
O, benim milletimin yıldızıdır.. parlayacak!..
O, benimdir.. o, benim milletimindir ancak!..
 
Çatma, kurbân_olayım çehreni, ey nazlı hilâl;
Kahramân_ırkıma bir gül!.. Ne bu şiddet, bu celâl?..
Sana olmaz, dökülen kanlarımız sonra, helâl…
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!..
 
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın, bana zincir vuracakmış?.. Şaşarım!..
Kükremiş sel gibiyim.. bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları.. enginlere sığmam, taşarım!..
 
Garb'ın_âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim_, îman dolu göğsüm gibi serhaddim var!..
Ulusun(x), korkma!, nasıl böyle bir_îmânı boğar
"Medeniyyet?" dediğin tek dişi kalmış canavar?!..
 
Arkadaş!.. Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper_et gövdeni; dursun bu hayâsızca akın..
Doğacaktır, sana va'dettiği günler, Hakk'ın;
Kim bilir.. belki yarın, belki yarından da yakın!..
 
Bastığın yerleri "toprak?" diyerek geçme, tanı;
Düşün_altındaki binlerce kefensiz yatanı!..
Sen şehîd oğlusun_.. incitme, yazıktır, atanı;
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı!..
 
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?..
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan.. şühedâ!..
Cânı, cânânı; bütün vârımı alsın da Hüdâ,
Etmesin, tek, vatanımdan beni dünyâda cüdâ!..
 
Rùhumun, senden_İlâhî, şudur_ancak emeli:
Değmesin mâbedimin göğsüne nâ-mahrem_eli;
Bu ezanlar -ki şahâdetleri dînin temeli-
Ebedî, yurdumun_üstünde, benim, inlemeli!..
 
O zaman.. vecd ile bin secde eder -varsa- taşım;
Her cerîhamdan_, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır rùh-i mücerred gibi yerden, na'şım..
O zaman, yükselerek Arş'a değer belki, başım!..
 
Dalgalan, sen de şafaklar gibi, ey nazlı hilâl!..
Olsun_artık dökülen kanlarımın hepsi helâl!..
Ebediyyen; sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyyet,
Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl!..
 
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)
 
(x) Hâfızam beni yanıltmıyorsa "Ulusun" kelimesi evvelce "Milletin" idi. Bu şiir, bütünüyle 1921'de TBMM'nde kabùl edilmiştir; onun bir kelimesini şâiri bile değiştiremez; eğer değiştirilmesi gerekiyorsa kanun gerekir; "ben yaptım, oldu!" tutumu lâubâlîliktir.
 
NOTLAR:
   Ömer Rıza DOĞRUL merhùmun, s.521'de verdiği bilgiden cümleler:
      [[ Mehmed Âkif merhum, İstiklâl Marşını Şubat 1337 (1921) de yazdı. Eser,
             1 Mart 1337 günü Büyük Millet Meclisinde, o zamânın Maarif Vekili olan
             Hamdullah Suphi (Tanrıöver) tarafından okundu ve Millet Meclisinin
             tezahürleriyle karşılandı. Büyük Millet Meclisi bu marşı, 12 Mart 1337 (1921)
             günkü toplansısında resman kabul etti. (…..) Böylece marşın kabul merasimi
             12 Mart 1337 (1921) Cumartesi günü saat 17.45'de nihayet buldu. (…..) ]]
     NOTUM: 1921'de kabùi edilen metinde; dördüncü dörtlükte "Ulusun" kelimesi
                      yoktu, "Milletin" kelimesi vardı!. (Atatürk'ün, 1937 yılında "Ulus" ve
                      benzeri yakıştırma sözleri terk ederek "Millet" ve benzeri kelimeleri
                      tercih ettiğinin delilleri için; bu web site'min TDK bölünündeki,
                     Prof.Dr.Osman Fikri SERKAYA'nın, "ATATÜRK ve Türk dili" başlıklı
                     konferansına bakınız. ) Anayasamızın 3. maddesinde koruma altına alınan değerlerimizin değiştirilemez hükmü nasıl değişti? Bu hatâ düzeltilmelidir.
 
 
                                       S  o  n    E  s  e  r  l  e  r  i
 
   Mehmed Âkif'in En Son Manzumeleri ve Basılmayan Şiirleri
 
     SAFAHAT, merhumun 1933'de Kahire'de neşrettiği …..           s.525
 
 
Yanık bağrında, yıllardır, kanar mızrâbının yâdı Şerif MUHYİDDÎN'e s.527
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                 38 mısra'     s.527
 
Hepsi göçmüş.. hani yoldaşlarının hiçbiri yok  RESMİMİN ARKASINA s.529
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)              4 mısra'     s.529
 
Şu serilmiş görülen gölgeme imrenmedeyim  RESMİM İÇİN  s.529
Ne saâdet!.. Hani ondan bile mahrùmum ben!..
Daha yıllarca, emînim ki, hayâtın yükünü,
Dizlerim titreyerek çekmeğe mahkûmum ben!..
Çöz de artık yükümün kördüğüm_olmuş bağını;
Bana çok görme, İlâhî, bir_avuç toprağını!..                       6 mısra'    s.529
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)
 
Kasr-ı Gülşen'sin, evet.. lâkin gönüller şen değil!.. KASR-I GÜLŞEN  s.530
Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâiün                                               4 mısra'    s.530
NOT: Kasr-ı Gülşen > Prens Abbas Halim Paşa'nın Hilvan'daki köşkü
 
Vîrânelerin yasçısı baykuşlara döndüm                              BİR KIT'A  s.530   
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                             4 mısra' s.530
 
Sefâlet, olsa hattâ müntehâsııı râh-ı irfânın                    TERCÜME    s.530  
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün                                    4 mısra'   s.530
 
Sen_ey cihân-ı muvahhid ki mâh-ı gufrânı                          BAYRAM  s.530
Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa'lün)                               8 mısra'  s.530
 
Şaaark'dan başlayarak Mağrib-i aksâ'ya kadar KURBAN BAYRAMI s.530
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)                6 mısra'  s.531
 
Şîrâzîdir iç_âfiyetle                                                                    ŞÎRÂZ    s.531
Mef,ùlün fâilün faùlün  (Sekt-i melih)                                    4 mısra'  s.531
 
Zûlmette kalan zemîn-i Şark'a                                             MEVLİD     s.531
Mef,ùlü mefâilün faùlün                                                           6 mısra'  s.531
 
Mâdâme ki gördün bu güzel günleri, artık  HÜRRİYET BAYRAMI      s.531
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün                              6 mısra's.531
 
Yâ Rab, şu muazzam Ramazan hürmetine    RAMAZAN     s.532
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feûl  (Rubâî veznidir)             6 mısra' s.532
NOT: 6 mısra'lı olduğundan Rubâî değildir; Rubâî vezinli KIT'A'dır.
 
Ondört asır_evvelki meşîmen senin_ey leyl                MEVLİD           s.532
Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feûlün                            6 mısra' s.532
 
Ramazan geldi zamânında bu yıl, hamdolsun AZGINLAR s.532
Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa'lün)            8 mısra'    s.532  
 
Yılmam_ölümden, yara'dan.. askerim!..ORDUNUN DUÂSI s.533
Müfteilün müfteilün fâilün                                                       4 mısra'   s.533
 
Âmin! Desin hep birden, yiğitler                ORDUNUN DUÂSI                s.533
Müstef,illâtün  müstef,ilâtün                                                   3 mısra'   s.353
 
Türk_eriyiz.. silsilemiz kahraman               ORDUNUN DUÂSI               s.533 Müfteilün müfteilün fâilün                                                        4 mısra'   s.533                                               
Âmin! Desin hep birden, yiğitler                ORDUNUN DUÂSI                s.533
Müstef,illâtün  müstef,ilâtün                                                   3 mısra'   s.353
 
Millet_için etti mi ordum sefer                    ORDUNUN DUÂSI               s.534
Müfteilün müfteilün fâilün                                                        4 mısra'   s.534
 
Âmin! Desin hep birden, yiğitler                 ORDUNUN DUÂSI               s.534
Müstef,ilâtün  müstef,ilâtün                                                     3 mısra'  s.534
 
Ey Ulu Peygamberimiz!.. Nerdesin?..        ORDUNUN DUÂSI               s.534
Müfteilün müfteilün fâilün                                                         4 mısra'  s.534
 
Âmin! Desin hep birden, yiğitler                 ORDUNUN DUÂSI               s.534
Müstef,ilâtün  müstef,ilâtün                                                     3 mısra'  s.534
 
Yurdunu Allàh'a bırak, çık yola                    CENK ŞARKISI                   s.535
Müfteilün müfteilün fâilün                                                        40 mısra' s.535

          SAFAHAT'dan  alıntıların sonu.. 10 TEMMUZ 2010                                   

                                                     S  O  N –  
EK :
       Tekrir san'atı ve Teşhis (Kişileştirme) san'atı
İslâmî Edebiyat dergisi Ocak-Şubat-Mart/ 2012 s.10/11'de çıkan "DR.CAHİT ÖNEY İLE SÖYLEŞİ" başlıklı yazıdan )
 
(….) Vezin, kafiye açısından sonra, edebî san'atlar yönüne de bir göz atmak isterim:
       Ömer Faruk Turgut merhum Tedâî başlıklı şiirinin I. Bölümünde Temmuz sıcağında Diyarbekir'de cümlesini 2 yerde kullanmıştır ve II. Bölümde de Zülküfül dağının eteğinde cümlesini de 3 defa kullanmıştır. Bu, Tekrir san'atının biliçli olarak kullanıldığını ifade eder. Tekrir san'atına klasik örnek, Süleyman Çelebi'nin Mevlidinin Merhabâ bahridir.
       Mehmet Nar merhum Kıl Aba başlıklı hikâyesinin ilk sahîfasında Teşhîs san'atı 4 defa kullanılmıştır. Teşhis san'atı; cansız nesnelerin canlı gibi gösterilmesi, konuşturulması san'atıdır.
       "Batı Torosların eteğine tutunmuş yürüyorduk." , "… akşam sessizliğinin üzerimize yürüdüğü bir an.." , "Gecenin karanlığı bizim bu sohbetimizden yararlanarak, yapacağını yapmıştı." , "Artık karanlığın kucağındaydık"                           
 
(Visited 1 times, 1 visits today)

İlgiliMakaleler:


RSS 2.0 ile yeni eklenen yorumları takip edebilirsiniz. Both comments and pings are currently closed.

Comments are closed.