Etiket: Fecri Alpaslan

• Cuma, Temmuz 21st, 2017
     Muhterem Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan,
     6 yaşındaki Suriyeli çocuk Ä°stiklâl Marşımızı hatasız okuyor da, Site’min bu sahîfasında defalarca hatırlatmama raÄŸmen, TRT’nin hiç olmazsa sadece Haber spikerleri DışiÅŸleri Bakanımızın soyadını DaVÄ°TOÄžLU diye okumakta ısrar ediyorlar. TRT BaÅŸspikeri ve yardımcısını size ÅŸikâyet ediyorum, efendim. Dr. M. Cahit Öney 20.04.2014  
                                     **************
 UÄžUR IÅžILAK’IN AK PARTÄ° SEÇİM ÅžARKISI BAÅžARILI Ä°DÄ°
                                                                         Dr. M. Cahit ÖNEY
       Ankara’da; BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın, AK Parti’nin, 30 Mart 2014 Yerel seçim beyannamesini açıkladığı 19.02.2014 tarihli toplatıda dinletilen “Seçim ÅŸarkısı” baÅŸarılı idi.
        Bestede; vurma sazlar yerrine, ritmli bir şarkı için telli-mızraplı saz seçilmesi, başarıyı sağlayan faktörlerden biri olmuştur.
        CD çoğaltımında, Tonmaisterin; sözlerin daha iyi anlaşıimasını sağlayacağı muhakkaktır.
         Ben de küçük bir teklifte bulunayım: DümtekeDümteke.. lerde, mısra sonlarındaki Dümteke’ler, DümTek yapılırsa güfte daha belirgin olur, sanırım.
          Aranjörü tekrar tebrik ediyorum.  20.02.2014
                                                                  -:- 
AK Parti 30.03. 2014 Yerel Seçim Şarkısı özelliklerine ilmî bakış
 Bu konuda son söyleyeceğimi peşînen ifâde edeyim:
       Ezgisi ister Kazakistan halk türküsünden alınmış, ister Kazakistanlı bir bestekâra âit olsun bir Türk bestecinin ARANJMAN yapmak için izin almak mecbùriyeti yoktur(1).
       Aranjman sâhibi, eserini istediği gibi kullanabilir(2).
       Müzikolog olmayanlardan bazıları, aranjmanla intihâl’i birbirine karıştırmaktadır Ä°ntihâl, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 71. maddesi 3. fıkrasında târif edilmiÅŸtir(3).
      Ancak; Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti: “Söz konusu ezgi, hâlen Millî marşımız olarak çalınmaktadır.” ÅŸeklinde îtirâzî bir yazı gönderirse, hiçbir ÅŸekklde kullanılmamasını saÄŸlamamız gerekir.
      Konumuz dışında kalan aranjman bilgileri ayrıca verilmiştir ve verilecekdir. 23.02.2014
___________________________
(1)
    A- 5846 sayılı “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” 6. maddesi 4. fıkrasına göre “aranjman” musiki eseridir.
      B- “Güftesi yabancı dilde olan eserin ezgisini -tahrif etmeden- müstakil bir beste yapmak” diye ilmen tarif edilen aranjmanın, ezgi sahibinden izinle alınmış olması mecbùriyeti kanunda yoktur. Ä°zin gerektiren haller 80. madde 1. fıkrasında şöyle sıralanmış olup aranjman yer almamış ve tarif de edilmemiÅŸtir “Bir eseri özgün bir ÅŸekilde yorumlamak, tanıtmak, anlatmak, çeÅŸitli bir biçimlerde icra etmek”
      C- Cezayı gerektiren konular maddelerinde de “aranjman” yer almamaktadır.
(2) 
     5846 Madde 24- Bir eserden, doğrudan doğruya yahut, işaret, ses veya ses nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
(3)
    71. maddeden: BaÅŸkasına ait bir esere, kendi eseri olarak ad koyan kiÅŸi altı aydan (….)
   
   
      UÄŸur Işılak‘ın Seçim Åžarkısı ezgisinin, Kazakistanlı bir bestekâra âit olduÄŸu ileri sürülerek polemikler sırasında, “intihâl”, “aranjman” gibi terimlerden söz-edildi.
      Bu 2 terimi açıkladıktan sonra, misaller sunacağım:
      İNTİHÂL:  Bir sanatçının eserini, diğer bir sanatçının,kendisinin gibi tanıtmasıdır. Burada böyle bir durum yoktur; dombraya kadar açıklanmış idi.
      ARANJMAN:  “Düzenleme” anlamı bilindiÄŸine göre, bir sanatçının, kendi eserini düzenlemeyeceÄŸi, sahibi bilinen veya bilinmeyen(folklorik/anonim) bir eseri düzenleyebileceÄŸi gayet tabiidir; yayınlarken, kendisinin “düzenleyen” olduÄŸunu belirtmesi gerekli ve yeterlidir. 2 Örnek kâfî gelecektir:
       I- 20.04.2008 TARAF gazetesi’nde AyÅŸe Hür’ün verdiÄŸi örneklerden: Gençlik Marşımız “DaÄŸ başını duman almış” Ä°sveç’den; Ayten Alpman’ın “Memleketim” ÅŸarkısı Yahudilerden, “Çırpınırdı Karadeniz” Ermenice aslından’dır (Bu makale internet’de mevcuttur.) Her 3 eser de, san’at deÄŸeri olan aranjmandır. 
      II- 29.06.1974 tarihli Milliyet gazetesinde çıkan haberden: [ 9. EÄŸitim Åžurası Hacettepe Rektörlük binasında baÅŸladı. Fakat, Rektör Prof. Dr. Ä°hsan DoÄŸramacı bir sürpriz yaptı ve programda sadece Ä°stiklâl Marşı söyleneceÄŸi yazılı olduÄŸu halde, koro, konsere baÅŸladı: Kâtibim aranjmanı (Adnan Saygun), Fincanı taÅŸtan oyarlar aranjmanı (Ulvi Celâl Erkin), Karadeniz Oyun Havası aranjmanı (Ferit Tüzün). Koro Muzaffer Arkan yönetiminde idi. Reisicumhur Fahri Korutürk orada idi ve hoÅŸlandığı belli idi. ] Aranjman diye bildirilen yapıtlar, aranjman deÄŸil, “tahrîfen intihal” örnekleridir. 21.02.2014
AK Parti 30.03.2014 Yerel seçim Şarkısının Hukùkî Yönden İncelenmesi 22.02.2014
      Konumuz ile ilgili kanuni maddeler:
       5846 sayılı “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” kabul tarihi 5.12.1951 ise de; 8.2.2008 tarihli “Ek ve DeÄŸiÅŸiklikler” ile güncelleÅŸtirilmiÅŸtir.
      
        Yer ve zamandan kazanmak için, kanunun adı yerine numarası kullanılacaktır.
        
        Kanunun; yarım yüzyılı aşkın sürede defalarca değişikliklere uğradığından karmakarışık bir durumda oluşu bir yana; konumuzla ilgili terimleri (aranjman ve intihali) tarif etmemiştir.
        5846’nın ismi ( …. eserleri kanunu) ise de; eserleri deÄŸil, eser sahiplerini ve faydalanacakları korumayı gaye ve hedef seçmiÅŸtir. 1. Maddesi Amaç ve Kapsam olup bunu belirtmektedir: Madde 1- Bu kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatkarların ( ….. ) ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak ( ….. )
Bu maddede geçen “yorumlayan icracı sanatkar” deyiminden aranjörü anlayıp yanılan da çıkabilir. Halbuki, çok ileride bir maddesinde; ses sanatkârı, bestekarla anlaÅŸtığı takdirde, eserin deÄŸerine halel getirmemek ÅŸartıyla yorumlayarak okuyabilir demektedir. Yani; notada yazılı olmadığı halde, “ah, of” gibi ilaveler yapabilir veya nakaratı birlikte okumaÄŸa dinleyicilerini davet edebilir demektedir. Ayrıca; 6. madde 4. fıkrasında “Musiki aranjmanı”nı mustakil musiki eseri saymaktadır. Madde 24>Eseri umumi mahallerde okumak, çalmak eser sahibine aittir ;  denilmekte olup, aranjöre hak tanımaktaır. (ARANJMAN’ın tarifini yukarıda yapmış idim.)
Kanunun, eserleri deÄŸil de sanatçıları, hiç olmazsa soylu/klasik eserler, ölümlerden sonra 70 yıldan fazla zaman geçti diye cahillere ve vandallara göz yummak milli kültür mirasımızı reddetmek demektir. Bir nisal vereyim: Bir kaç yıl önce, bir kandil gecesi, ilahilerimizin çokseslendirilerek TRT TV’den verilmesi, müslüman vatandaÅŸları ziyadesiyle müteessir etmiÅŸtir.
Bu kanunla “Türkiye!de” benim bir ÅŸarkımı kimse Aranje edemez; Itrî’nin eserini ise aranje etmek bir yana, çokseslendirebilmektedir. Mimar Sinan’ın eserleri gibi Itrî’nin eserlerini de korumak bu kanunda olsun düşünülmeli idi. (Bu madde devam edecek)
      Sanatçılar arasındaki anlaÅŸmazlıkları hâkimlerimiz re’sen çözemeyeceklerini anlayınca, konunun dosyasını aynı sanat konusunda doktora yapmış bilir kiÅŸilere verirler. Aynı sanat dosyasını 3 kurula da verseniz, onlar ne kadar tarafsız olurlarsa olsunlar, aynı sonuca varmayabilirler!.
     Bir müzik eserinin (özellikle sâhiplik, eserin-eser sâhibinin zarar görüp görmediÄŸi hususlarda) hukùkî incelenmesinde ÅŸunlar araÅŸtırılmalıdır: (Önce faktörler kaydedilecek, bütünün açıklanması zaman alacaktır.) ( Bir musikiÅŸinas olduÄŸu için, UÄŸur Işılak’ın, 22.02.2014 tarihli AKÅžAM gazetesi 12. sayfasındaki sözleri dakkate alınmıştır. ) 
     1- Müzik eserine yalnızca notanın, sıralanışı değişmemiş okunması/çalınması ile duyulan ezginin kime ait olduğunun belirlenmesi gerekir. (Aranjman=düzenleme araştırma/dava konusunda, ezginin kendisine ait olduğunu dilekçe ekinde ibrâz etmemişse, araştırılacak konu kalmamış demektir.
Işılak’ın beyânı: [ Dombra, Nogay Türklerine ait bin yıllık ezgi. Dombra ismi telli bir çalgıdan geliyor. Sahibi belli deÄŸil. Anadolu’da böyle binlerce eser var. ] Dava hâlinde, Işılak’ın, ezginin halka ait olduÄŸunu isbatlaması istenemez; bu ezgi bana ait diyenin, halk ezgisi olmadığını, egiyi kendisinin bestelediÄŸini isbatlaması gerekir. Tek misâli yeterli buluyorum: Yahudi halk türküsünün sözlerini Fikret ÅženeÅŸ, mânâsını deÄŸiÅŸtirerek yazdı ve Ayten Alpmam da “Bir baÅŸkadır benim memleketim” diye bu beste deÄŸil de ARANJMAN’ı okudu. Aynı halk türküsü, 3-5 memlekete aynı ÅŸekilde mâl edilmiÅŸtir. Åžu soruya cevap: Halk türküsü yerine bir yahudi vatandaÅŸa ait olsa idi de dava gerekmezdi: “Çırpınırdı Karadeniz …” kimliÄŸi belli bir Ermeninin bestesidir ve Ermenice güftesi deÄŸiÅŸtirilip aranjman yapılmıştır. Her hâlin olduÄŸu gibi bir istisnası ÅŸudur: Ezgiye, ahlâka aykırı veya manevi deÄŸeri düşürücü güfte eklenmesi.. En aşırı misâl: Bir devletin Millî marşının ezgisiyle aranjman yapılamaz(5846 madde 16 son fıkrası).
     
   2- Aranjman’ın güftesi(sözleri)
                                                ARANJMAN’IN Ä°STÄ°SNÂSIZ KÀİDESÄ°:
        Ezgisi alınan eserin güftesi ile aranjöre âit güftenin/sözün aynı dilden olmaması, ayrı dillerden olmaları şarttır.
Kendimden misal vereyim: Ben; Åževki Bey(1860-1891)’in “Cânım gibi sevdikçe seniii gönlüm ey âfet” güfteli şarkısının ezgisini alıp da ona bir ÅŸarkısözü/güfte (tabii ki Türkçe bir güfte) ekleyip “Aranjman yaptım!” desem, cümle âlem alay eder. Fakat, Kürt vatandaÅŸlarımızdan birinin ana diliyle söylediÄŸi bir ÅŸarkının (bu ÅŸarkıyı ister kendi bestelemiÅŸ olsun, ister Kürtlerin halk türküsü olsun) ezgisine, kendi dilim Türkçeden bir güfte yazıp eklesem Aranjman yapmış olurum. Bunun karşıiığının örneÄŸi var: Kürtçe Mevlid okunduÄŸunu biliyoruz.
DiÄŸer bir gerçek misâli, “Vikipedi, özgür ansiklopedi”den -kısaltarak- aktarıyorum: [ Memleketim, (…) Rabbi Elimelekh adlı geleneksel bir halk ÅŸarkısının 1972 yılında pop tarzında seslendirilmiÅŸ Türkçe aranjmanıdır. Bu aranjmanın Türkçe sözlerini Fikret ÅženeÅŸ yazmıştır. (…..) Bir çok ÅŸarkıcı tarafından defalarca seslendirilmiÅŸtir. (…..) ] Bu deÄŸerli incelemede geçen “Pop tarzında seslendirilmiÅŸ aranjman” deyimi, takdîre lâyıktır.         
   3- Ezginin icrasında kullanılan çalgı/çalgılar
      Ezginin değiştirilmemesi/tahrif edilmemesi/tek sesli iken çok sesli yapılmaması/ezgi güftesi ile aranjman güftelerinin ayrı dillerden olması şartlarına mutlak/istisnâsız uymak şartı ile (bu şartlara riayetsizlik, ehli vukuf / bilirkişi kurulunca İNTİHAL sayılabilir) ; aranjör, ezgisini aldığı eserin tarzını / formunu değiştirebilir. Örnek olarak: Pop tarzında / formunda iken, aranjman marş, okul şarkısı.. yapılabilir; fakat, örnek olarak ilâhî iken aranjmanı pop şarkısı veyâ göbek havası yapmak, geniş kitleleri üzeceği, tahrîk edebileceği düşünülmelidir.
        Yukarıda açıklanan hususları dikkate almak şartı ile, aranjör; seçtiği tarza / forma hangi çalgıları uygun görmüşse, onları kullanabilir. 27.02.2014
   4- Ezgi aranjmanında tekseslilik – çokseslilik konusu
       Ezgisi alınan eser (Türk musikisi eseri) teksesli iken ezgisinden aranjmanı çoksesli yapmağa kalkışmak, ezgi notasını tahrîfe girer ve İNTİHÂL sayılnalıdır; hele, bir de tarîf edilen ezgi/nota dînî/İslâmî esere âit ise, tahrîfen intihâle; Müslüman kitleyi tahrik de eklenir. 27.02.2014      
                                * * * * *
  Hadîs-i şerîf: İşçinin ücretini alnının teri kurumadan verin.
                                         ***        
         Muhterem Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendi,
            Türkiye Barolar Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Türk Tabipleri Birliği gibi kuruluşların muhâlefetlerinin sebeplerini, haklı oldukları hususların da bulunduğunu bilgi ve takdirlerinize arz ediyorum:             08.12.2013
       Bu incelemede; muhâlif politikacılar, ideologlar üzerinde durmayacağım.
Devlet teÅŸkilâtında, 1960’da baÅŸlayıp yıldan yıla artan huzursuzluÄŸun  ana sebebi ÅŸudur: Aynı hizmeti yapanlara   farklı ücretler verilmekte ve âmir makamlar sunulmaktadır.
        Devlet memurlarına aylık takdîrinde ve emekliliklerinde son ayda aldığının yüzde kaçının verileceÄŸinde kriterler, esaslar belli deÄŸildir. Taban aylığı, denge tazminatı, döner sermaye, performans, sınıflara(?) göre katsayılar gibi usuller  îcâd edilerek, ârızalı mâliyeye yapılan pansuman tedâvîsi, derde devâ olamamıştır.  Netîcesinde, iktidâr; %65 oy’a ulaÅŸamamıştır!..Günümüzden bir misâl sunayım: “Hırsızı yakalayan polise 3 ilâ 6 maaş ikramiye verilecektir!?!?” A) Hırsızı 1 veya 5-10 polis yakalamıyor: Mobese’leri inceleyenler, parmak izi araÅŸtırması yapanlar, istihbârat elemanlarının çalışmaları.. Ä°krâmiye taksiminde sızlanmalara yol açacaktır. B) UyuÅŸturucu madde araÅŸtırıp bulan, kaçırılmış kiÅŸileri operasyonla kurtaran.. polislere de ikrâmiye verilmesi gereksiz midir?..
       Esas derdi anlayabilmek için, bendeniz gibi 1952’den itibâren SaÄŸlık Bakanlığı müfettiÅŸliÄŸine kadar, pratisyen ve uzman çalışmak; pederi, vâlidesi de memur biri olmak gerekir:
       1960’a kadar, maaÅŸ tabdîrinde tek kriter, “tahsîl süresi” idi.
 Tahsîl dereceleri ilkokul olanlar: 15 TL aslî maaÅŸ, ortaokul:20, lise: 25, 4 yıllık üniversite: 30, 4 yılın üzerinde üniversite olanlar ise 35 TL aslî maaÅŸla göreve baÅŸlarlardı. DiÄŸer aslî maaÅŸ dereceleri 40, 50, 60, 70, 80, 90, 100, 125, 150 idi. En mühimi; bütçe imkânına göre tesbît edilen katsayı, bütün memurlara ve derecelere göre AYNI idi ve (imtiyazsız, sınıfsız) olmanın gereÄŸi idi. Orta tahsilliler 80 TL üzerine çıkamazdı; yüksek tahsilliler 3 yılda, hâkim ve savcılar 2 yılda terfî ederlerdi; SaÄŸlık bakanlığından, yaÅŸadığım bir örnek sunayım: Aslî maaşım 50 iken, 70 olan 2nci sınıf müfettiÅŸliÄŸe aradaki fark tazminat olarak verilerek ve 3’lü Kararname ile tâyîn edilmiÅŸtim. 80: 1inci sınıf müfettiÅŸ, 90: BaÅŸmüfettiÅŸ, 100: müşâvir müfettiÅŸ, 125 teftiÅŸ kurulu baÅŸkanı, 150: müsteÅŸar idi. Yan ödeme, yalnızca çocuk yardımı idi ve bütün memurlara eÅŸit olarak verilirdi.           
                                                                                      Devâm edecek
      
       [[ Ayasofya’nın câmi’den müzeye tahvîli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin temsilci gönderdiÄŸi Sofya Konferansı’nda kararlaÅŸtırılmıştır. ]] Bu bilgi/iddiâ, SebilürreÅŸad cilt:5, Sayı:25 sahîfa:398, 1952 Ä°stanbul’da mevcuttur. Bu site’mde: Åžiirlerim > Hamâsî – Ä°slâmî ÅŸiirler > Fethin timsâli: AYASOFYA baÅŸlıklı nâçiz manzùmemin dipnotunda yıllardır kırmızı harflerle kayıtlıdır. Google > “ayasofya konferansı cahit öney” tıklandığında karşınıza çıkacaktadır. “Ä°slâmî Edebiyat” dergisi Ocak – Åžubat – Mart 2013 SAYI:60 s.14’de de görülebilir. 90’a çok yaklaÅŸmış yaşım ve 8 yıldan bu yana süre-gelen hastalıklarım; bu bilgiyi/iddiâyı araÅŸtırmama mâni’ olmaktadır. Ä°lgi duyanlara arz ediyorum. <01.12.2013 Pazar
                                                   ***  
Derken Barak Obaaama da, Daaavut neden demez???    28.11.2013
Söylendi Devletin Televizyonlarında hep!!!
TRT’nin hiç olmazsa sadece haberler programlarında DışiÅŸleri bakanımızın soyadının DavutoÄŸlu deÄŸil, DaaavutoÄŸlu olarak telaffuz edilmesini yıllardır ve defalarca yazarak dilemekte, beklemekteyim. …
Olsun maaş helâl para.. kâfî mi sözcülük?..         28.11.2013
Cidî alâka bekliyor_elbette TÜRK DİLİ !..
Devlet ricâli hoş göre; bir nebze kalmadı,             28.11.2013
88 aded basamak çıkmışım, mecâl !..
                                                                                                                            
  Almaz nedense hiç, “deÄŸiÅŸim”den nasîbini..                 03.10.2013
“KÃœLTÃœR”, rehinde.. “eski hamam, eski tas” gene..
D.Mehmet DOÄžAN’ın, 03.10.2013 akit gazetesindeki “Kültür ve eÄŸitim: Eski hamam eski tas!” baÅŸlıklı  köşe-yazısından: “Türkiye’nin kültürel yapıları, hâlâ tek parti devrindeki çerçevelerini koruyarak sürdürüyor.”  … 
 
 “… toplumun kendi deÄŸerlerini tanıması, öğrenmesi…  ”  BaÅŸbakan Recep Tayyip ERDOÄžAN (14.09.2013 17:20>    ADIYAMAN KonuÅŸması) 
l6 Eylül 2013 Pazartesi günü okullar açılıyor  ama, lâkin, fakat…
İktidar kavga-gürültüyle edilmiş meşgul;
Solcular yön veriyor Milletimin kültürüne’..              (*)
Sandığın yılgını, yüklenmededir ErdoÄŸan’a..              
Alıyor vaktini.. ta’yîn ediyor gündemini!..                   (*)
“Milletin kültürü?..”  taklid sayıyorlar Batı’yı..
YerleÅŸir aslını inkâr ile “ÇaÄŸdaÅŸ” kültür’..                   (*)
Millet yabancı, aslını inkâr edenlere..
“ÇAÄžDAÅž” deÄŸil de, “SOYLU” olan kültür_isteriz     (**)
Yılmaz, Titiz, Talay, Karakaş, Cem, Güner, Günay..
Teslîm edildi “ÇAÄžDAÅž”a Kültür Bakanlığı!..             (**)
Çağdaşların, açıklanamaz cehli sehl ile;
Tahmîn odur ki, hâcesi, BaÅŸkâtip’in biri!..              (**)
Kültür ve mùsıkîmize şirk koşmak istiyor..
Makbùlü sence hangisi: ÇAĞDAŞ mı. SOYLU mu?..   (**)
Verdin cevap muhâlefetin her hücùmuna;
Seçmenlerin dilekleri, beklerken_ilgini!..                    (**)
Seçmen diyor ki : “Gizleme hiçbir hakıykati;
Bir bir ayıkla millete raÄŸmen yapılmışı!..”            (**)
Kahr etmede “idhâl malı kültür” bizi, usta!..
Tedbîrini anlat.. ne diyorsun bu hususta!..                    (***)
   (*) Vezni: Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa’lün)
 (**) Vezni: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü f’ailün
(***) Vezni: Mef,ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün 
                                        ****************
Muhterem Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendi,
     16 Eylül 2013 Pazartesi günü okullar açılacak..  ama, lâkin, maalesef..
MÄ°LLÃŽ EÄŸitim Ä°lköğretim’i 1 ilâ 8. sınıflarında/yıllarında, yalnızca Batı müziÄŸi öğretilecek. Müzik öğretmenlerini de; yalnızca Batı müziÄŸini bilen ve öğreten hocalar yetiÅŸtiren Güzel Sanatlar Meslek Liseleri ile EÄŸitim Fakülteleri veriyor. Basımı Milli EÄŸitim Bakanlığı’nca 2012 yılında saÄŸlanmış [ Müzik Ä°lköğretim 1 – 2 – 3 Öğretmen Kılavuz Kitabı ] nı formasyonu, biyografisi bilinmeyen NeÅŸem YAÅžAR yazmış..  [ Müzik Ä°lköğretim 4 – 5 Öğretmen Kılavuz Kitabı ] nı formasyonları, biyografileri bilinmeyen NeÅŸem YAÅžAR, Metin ÇELÄ°K, Barış Arda ÅžENDAÄž yazmışlar.. [ Müzik Ä°lköğretim 6 – 7 – 8 Öğretmen Kılavuz Kitabı ] nı formasyonları, biyografileri bilinmeyen Metin ÇELÄ°K, Barış Arda ÅžENDAÄž yazmışlar. Ä°lköğretimde, evvelce Türk Musikisi Devlet Konservatuarı mezunları müzik öğretmenliÄŸi yapıyordu; ÅŸimdi yasak!..
        Muhterem BaÅŸbakanımız.. Yapılması gereken ÂCÄ°L DÃœZENLEME şöyle olmalıdır: 6 – 7 – 8. sınıflarda, Türk musikisi konservatuarları mezunlarınca, “Arel-Ezgi-Uzdilek sistemi, makamları, usulleri, formları, sisteme uygun çalgıları, seçkin repertuarı, târihçesi.. ile” münhasıran Türk musikisi eÄŸitimi-öğretimi, müstakılen Milli eÄŸitim bakanlığınca yapılmalıdır.< 22.08.2013
        
        >26.08.2013 Ek’i: 8 yıllık mecbùrî eÄŸitim süresince Türk çocuklarına Türkiye’de MÄ°LLÃŽ EÄŸitim Bakanlığı’nca yalnızca Batı müziÄŸi öğretmek ve Türk müziÄŸi öğrenimini, öğretimini yasaklamak bir ZULÃœM’dür.
      
       Ä°lköğretimde yavruma öğret.. “yasak!” deme;    10.09.2013
       “ÇaÄŸdaÅŸ” deÄŸil de, “Soylu” olan mùsıkîmizi!..
       … Et-tekrâru ahsen  velev kâne yüzseksen …   
       Seçmen diyor ki: “Gizleme hiçbir hakıykati;
        Bir bir ayıkla Millete raÄŸmen yapılmışı!..”
            VEZNİ: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün     
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI,
KÃœLTÃœR ve TURÄ°ZM BAKANLIÄžI
                          ve
TRT TSM ÇOCUK KOROLARI
Kültür ve Turizm Bakanlığı(1) Batı müziÄŸi öğretmenlerince yetiÅŸtirilip TRT’de konser veren “ÇOCUK Koroları”nın, gerçekten TSM(Türk San’at Mùsıkîsi) ile bir iliÅŸkisi var mıdır? sorusuna cevap vermek gerekir. TSM eseri olmaları için, ÅŸu ÅŸartların tamâmına uymaları gerekir:
       1. Notası; TSM eserlerinin motası gibi hazırlanmalıdır(2)
       2- TSM denilebilmesi için, TSM 24 perdeli ses sistemi özel makamları, usûlleri ve bunu ifâde edebilecek çalgıların (kemençe, keman, viyolonsel, tanbur, ud, kànun, bendir, kudüm, davul..) kullanılmış olmalıdır. (Piyano, kitar/gitar gibi 12 perdeli Batı müziği enstrümanlarına yer yoktur.)
       3- [ TSM “Çocuk” Korosu ] yerlne [ TSM “Okul” Korosu ] denmemesi, bilenlere, acı bir gerçek’i hatırlatmaktadır:  ATATÃœRK, TÃœRK MUSÄ°KÄ°SÄ° YASAÄžINI KALDIRMIÅž Ä°SE DE SOL Ä°KTÄ°DARLARIN KÃœLTÃœR BAKANLARI OKULLARDA ÖĞRETÄ°MÄ°NÄ° YASAKLAMIÅžLARDIR(3).
       Millî EÄŸitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu, müzik EĞİTÄ°MÄ° konusunda, anaprensipleri Kültür  Bakanlığından almış ve yayın, dağıtım iÅŸlerini üstlenmiÅŸtir. Millî EÄŸitim Bakanlığı; fizik, kimya, cebir, geometri, astronomi.. milletlerarası bilimleri öğreten; MÄ°LLÃŽ kültür ve san’at konularında yetkisiz, Öğretim Bakanlığı durumuna getirilmiÅŸtir.
__________________________________________
(1) “Kültür ve Turizm Bakanlığı” adı, yalnızca Turgut Özal ve AKP hükûmetleri döneminde kullanılmıştır ve kullanılmaktadır. Sol partiler hükûmetlerinde ise “Kültür Bakanlığı demekle yetinilmiÅŸtir. (Sebep ve netîceleri, Site’nin ileri sayfalarında açıklanmıştır.)
(2) TSM Çocuk Åžarkısı notası saÄŸ-üst bölümünde, kullanılan makam ve usul; üst-orta bölümünde Åžarkı sözünün ilk dizesi/mısraı; sol-üst bölümünde ÅŸarkı sözünün/güftenin şâirinin ve alt satırında da bestekârın kimlikleri yazılı olmalıdır. Notanın donanımında, makàmın mâlûm deÄŸiÅŸtirme işâretleri yazılmalıdır. (ÖrneÄŸi, bu Site’nin ana sayfasında “ÇOK OKUNANLAR” listesi “BESTELERÄ°MÄ°N NOTALARI” tık’landığında ortaya çıkan 6 OKUL ÅžARKISI” notalarında görülebilir.)
(3-a)  Millî EÄŸitim Bakanlığı’nın 2012 baskı tarihli  MÃœZÄ°K Ä°LKÖĞRETÄ°M 1-2-3 ÖĞRETMEN KILAVUZ KÄ°TABI, MÃœZÄ°K Ä°LKÖĞRETÄ°M 4-5 ÖĞRETMEN KILAVUZ K Ä°TABI , MÃœZÄ°K Ä°LKÖĞRETÄ°M 6-7-8 ÖĞRETMEN KILAVUZ KÄ°TABI’nda verilen çocuk ÅŸarkısı notalarında makam, usùl görülmemiÅŸtir/yoktur.                                 ÖNEMLÄ° NOT: Ä°LKÖĞRETÄ°M 6-7-8. SINIFLARDA, (24 perdeli Arel-Ezgi-Uzdilek sistemi, makamları, usùlleri, bestekârları ve saz ve söz eserleri, Kemençe,Keman-Ney-Tanbur,Ud-Kudüm.. çalgıları ile) MÃœNHASIRAN TÃœRK SAN’AT MUSÄ°KÄ°SÄ°; ehil öğretmenlerince ÖĞRETÄ°LMELÄ°DÄ°R.
Ä°stiklâl Marşı’nın notaları evvelce sol-minör iken, ÅŸimdi mi-minör olarak verilmiÅŸtir. Bestekâr neden mi-minör yazmamıştır?. Bestekâr, bir heceyi (örnek olarak kemanda) açık tele isâbet ettirmiÅŸken, transpozisyon dolayısıyle bir önceki tele parmak basılmasını hassas kulaklar reddeder.  Bir de ÅŸu var: Sol-minör yazımında, “Nihâvend!” deyip okuyanlar da oluyordu diye mi mi-minör yazılır oldu?  ÇaÄŸdaÅŸların böyle tasarrufları çok.. Örnek olarak: Hüseynî makàmında Anadolu Tükü’sü olan “Ilgaz Anadolu’nun..” marÅŸ’a dönüşmüş, makamsallığı silinmiÅŸ, çocuklar için oyun müziÄŸi yapılmış.. Bakınız: YouTube   NOT:  Ä°stiklâl Marşı’nın neden mi-minör’e çevrildiÄŸini Batıcılarımız şöyle savunur: Çocuklarımız  “.. o be” derken tiz.re’yi çıkaramıyorlardı; mi-minör yazımda, şimdi, 1,5 ses daha kalın “si” sesini rahat çıkarıyorlar!. Dedikleri doÄŸru ise de, benden daha iyi bildikleri ÅŸu gerçeÄŸi ketm ediyorlar, gizliyorlar ki bu bir kandırmacadır!. Eseri mi-minör’e çevirince;, evvelce, Ä°stiklâl Marşı’nın ilk hecesi “Kork”a âit kalın Re sesini zorlukla çıkarmakta iken, ÅŸimdi, 1,5 ses daha kalın “si”yi çıkarmalarını istiyorsunuz!.. Yaptığınızın ilmî bir tarafı olmaması, Nihâvend’i akla getirmektedir. Kaldı ki; hafta başında ve sonunda, Ä°stklâl Marşımızı öğrencilerden deÄŸil, plâktan/CD’den dinlemekteyiz. Öyleyse, Ä°stiklâl Marşımızın notasını niçin tahrîf ediyorsunuz?..
03.12.2013 Ek’i: Haber Türk Ä°nternet 18 Ekim 2013 Cuma 12:10:20’den alınmadır >  
       [[ Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan Ä°stiklâl Marşı’na yeni bir kayıt yapıldı.
                                           İŞTE YENİ İSTİKLÂL MARŞIMIZ
       CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla CumhurbaÅŸkanlığı Orkestrası Åžefi Rengim Gökmen yönetiminde 170 sanatçıyla yapılan kayıtta, enstrüman sayısı arttırıldı ve son teknoloji ses sistemleri kullanılarak kayıt yapıldı.
Milli EÄŸitim Bakanlığı, okullara genelge göndererek, Ä°stiklâl Marşı’nın CumhurbaÅŸkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından yapılan son kaydının dikkate alınmasını istedi. ]]    
(3-b) Güzel Sanatlar Fakülteleri MÃœZÄ°K ÖĞRETMENLİĞİ ANABÄ°LÄ°M DALI’nda PÄ°YANO ZORUNLU ÇALGI kabul edilmiÅŸtir. ( 1 sekizlide mevcut 24 sesi veremeyen PÄ°YANO’nun – bâzı bilgisi kıt sâzendelerin ona uyup sazlarını akord ettikleri bilindiÄŸinden  – , Türk musikisi konservatuarlarında bulundurulması zararlıdır. ) Güzel Sanatlar Meslek Liseleri’nde Batı müziÄŸi hocaları Batı müziÄŸi çalgılarını, danslarını, formlarını, bestekârlarını.. bilmekte ve okutmaktadırlar; 25 Batı müziÄŸi devlet konservatuvarına karşılık ikibuçuk Türk mùsıkîsi devlet konservatuarı mvcuttur ve bu 2,5 devlet konservatuarı mezunlarına ve hattâ doçentlerine, profesörlerine bile, T.C. Ä°lköğretim okullarında ders vermek evvelce mümkün iken, kültür bakanı ….. zamânında yasaklanmıştır. (www.cahitoney.org daTÃœRK MUSÄ°KÄ°SÄ° bölümünde Kültür bakanlıklarınca  ve ondan çok önce TRT tarafından neler yapıldığı yazılıdır.)  Devlet merkezinde Türk musikisi devlet konservatuarı açmayı geciktirmenin sebebi: Bakanlıkların; müzik konusunda yalnızca Batı müziÄŸi devlet konservatuvarlarından görüş almalarını saÄŸlamak idi: Merhum Etem Rùhi ÃœNGÖR’ün sâhibi olduÄŸu Musiki Mecmuası Mart 1993 tarih 440 numaralı nüshası 12-17. sayfalarında bulunan yazımdan: 5 Kasım 1986 günü Türk Edebiyatı Vakfı’nda vakıf, dernek, dergi, gazete temsilcileri iÅŸtirâkıyle “TRT Kurumu Ä°crââtı Karşısında Müşterek Tavır Toplantısı” yapılmıştı. Bu toplantıya ANAP TRT Komisyonu üyeleri Fecri ALPASLAN, Ali Åžahin ERGÄ°N, Ledin BARLAS katıldılar. (…) AÄŸrı Milletvekili sayın Fecri ALPASLAN‘a ayak-üstü ÅŸu suâli sordum: TRT’de Türk musikisi çocuk korosu, koroları teÅŸkili için 20-30 bestekâra besteler sipâriÅŸ edilmiÅŸti ve 100 kadar beste mevcuttur. Fakat aradan aylar geçtiÄŸi hâlde bu korolar acaba neden gecikti?  Åžu cevâbı aldım: “Ben bu konuyu da soruÅŸturdum ve bana ÅŸu bilgi verilmiÅŸtir: (Çocuk hançeresi Türk musikisi makamlarını ifâde edemeyeceÄŸi anlaşıldığından bu teÅŸebbüs iptal edilmiÅŸtir.)
Ä°ÅŸte; Ankara’da, bir türlü Türk musikisi konsevatuarı açtırmamalarının sebebi; “Millî Türk san’at ve kültürü stratejisini, Tanzîmât uzantısı ÇaÄŸdaÅŸ’ların, kendi aralarında saptama alışkanlıkları”dır. Bunların; konu her ne olursa olsun, Kànunlarda bir boÅŸluk aradıkları, bulup uyguladıkları da bir gerçektir. Ankara’da Türk musikisi konservatuarı ismi altında kripto Batı müziÄŸi konsevatuarı kurmak da mümkümdür(Ankara Yıldırım Beyazıt Ãœniversitesi Türk MüziÄŸi Devlet Konservatuvarı? ) : Ãœniversite senatosu karar alır ve istediÄŸi gibi bir konservatuvar kurar. Bunu ve diÄŸer keyfî tasarrufları önlemek için, YÖK BaÅŸkanlığınca ÅŸu emir verilmelidir:
Gerekçe:
                  Türk musikisi devlet konservatuarlarında yabancı dilde terimler kullanılarak Türk musikisi ve öğretimi-öğrenimi dışında faaliyerlerle zaman, kadro, gider israfının önlenmesi.
         Yanlış anlama ve yanlış uygulamaları önlemek için, Türk musikisi konservatuarları ana bölüm ve bölümlerinin isimlerinin başında “Türk musikisi” kelimesi bulunacak, yabancı kelimeler/terimler terk edilecektir. Örnekler:
Müzikoloji Anabölümü > Türk musikisi nazariyatı anabölümü
Arel-Ezgi-Uzdilek sistemine genel bakış
       Türk musikisi perdeleri, aralıkları, 4’lü 5’liler bölümü
       Türk musikisinde usuller ve velvele bölümü
Organoloji Anabölümü > Türk musikisi sistemine uygun çalgılar Anabölümü
Kompozisyon Anabölümü > Türk musikisinde bestekârlık Anabölümü
GİBİ..   
                                                                    
Ä°lköğretimde yavruma öğret..  “yasak!” deme;
“ÇaÄŸdaÅŸ” deÄŸil de, “Soylu” olan mùsıkîmizi!..        20.07.2013
VEZNİ: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün
Yıllarca hasretiz.. bu Hükûmette isteriz;                      03.08.2013
“ÇaÄŸdaÅŸ?” deÄŸil de “Soylu!”cu kültür Bakanları!..
Vezni: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün
“Tahsîli var da kültürü yok!” nesle sâhibiz;
Gördün mü mùsıkîmize âgâh olan kişi?..
VEZNÄ°: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün  …
“Meddah deÄŸil, tiyatrocu heccav gerek!” diye;        10.08.2013.
“Son yıl!”; “Yönetmelik gibi Kànun!” çıkardılar!..
VEZNİ: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün 
Açıklaması, Web site’min bu ana-bölümünün “Türk Dil Kurumu Benim Ana-dilimi tahrîb ediyor” sayfasındadır. KONU: Özellikle 19. ve 13. maddeleriyle 1949 tarihli, 5441 sayılı “Devlet Tiyatrosu KuruluÅŸu Hakkında Kanun”un günümüz problemli yönleri  
                                          *****************
HİBRİT DEVLET KONSERVATUARI GERÇEĞİ ve YÖK (17.09.2013)
 “Hibrit Konsevatuar” deyiminin tanımı ve müşahhas örnekleri
      Yurdumuzda 2 çeÅŸit/isimde Devlet konservatuarı vardır: (Batı müziÄŸi) Devlet KonservatuVarı ve Türk musikisi Devlet Konservatuarı…
Öncelikle şunu belirteyim: Türk musikisi Devlet konservatuarları Batı müziğini de tanıtacaklardır fakat; şu hususlardan mutlaka kaçınmalıdırlar:
1- 24 perdeli Türk musikisini ifâde edemeyecek (piyano, gitar gibi) çalgıların öğretimi.. öğrencisi.. öğretmeni…
2- Armoni, kontrpuan, füg, orkestrasyon bilimlerinin öğretimi.. öğrencisi.. öğretmeni..
3- Batı müziği formları öğretimi, öğrencisi, öğretmeni ve gösterileri..
     Ä°lk Türk musikisi Devlet konservatuarımız, maalesef bu karakterde kurulmuÅŸtur ve yeni örneÄŸi de, çok daha aşırı örneÄŸi de Gazi Ãœniversitesi Türk MüziÄŸi Devlet Konservatuvarıdır ÖZÃœR ve ÖNEMLÄ° DÃœZELTME: Gazi Ãœniversitesi Türk MüziÄŸi Devlet Konservatuvarı DEĞİL, Ankara Yıldırım Beyazıt Ãœniversitesi Türk MüziÄŸi Devlet Konservatuvarı‘dır.(Aşırılığının sebebi, tanıtım bölümünde açıklanmıştır.)
     YÖK BaÅŸkanlığı’nın bilgilerine saygılarımla arz ederim(17.09.2013)  
                                              *******************************
ANLAŞMALI ÖZEL HASTANELER  21.11.2013
Bağkur_ anlaşmalı hastanesi 5 yıldızlı;        06,08.2013
Memurun “sandık”ı anlaÅŸması: Tek yıldızlı?..
VEZÄ°N: Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa’lün) 
       Muhterem Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendi,
       Ä°STANBUL’da; Emekli sandığı emeklisi memurlarla BaÄŸkur ve SSK emeklilerinin gidebilecekleri özel hastaneler listeleri ayrıdır; lütfen karşılaÅŸtırınız. Devlet; özel hastanelerle, her 3 çeÅŸit emekli için, eÅŸit ÅŸartlı müşterek anlaÅŸma imzalamalıdır.
        Hürmetlerimle arz ederim.
                                                  ********************  
Millî EÄŸitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TRT, Türk Dil Kurumu gibi, gelecek neslin; ecdâdına lâyık karakterde veya nihlist, dadaist, yabancılaÅŸmış hüviyette yetiÅŸmesinde büyük önemi olan hassas kuruluÅŸlarda menfî faâliyette bulunulduÄŸunu  web-site’min bu bölümü “TDK Benim Ana-dilimi Tahrîb Ediyor” baÅŸlıklı sayfasında, 14 AÄŸustos 2011 târîhinde anlatmıştım. Bir cümlemi, kısmen aktarıyorum:  ….. Genel müdür yardımcılarının altında, her devirde etkin ve yerlerine gelecekleri de yetiÅŸtiren, “BatılılaÅŸtırmaÄŸa Çalışma Grupu” yardımcıları BAÅžKÂTÄ°PLER  ,,,,     Bu tesbîtimin son delîli, “Danıştay’a hatâlı mürâcaât” olmuÅŸtur. Bu BAÅžKÂTÄ°PLER gerçeÄŸini, işâret ettiÄŸim yerde okuyup incelemek gerektiÄŸini arz ediyorum. 26.07.2013    
      
                                                                                               *******************
Vatanın hâdimidir Çerkez, Arap, Kürt, Türk, Lâz..
Et ve tırnak gibidirler.. barışır, ayrışamaz!..
Vezin: Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa’lün)…       
                          *************************
          [ Ehl-i kitap olanlarımız (Ermeni, Musevi, Rum) ] hâriç, ateist olanlarımız dâhil, bütün vatandaÅŸlarımızın, ECDADDAN KALMA KÃœLTÃœR MÄ°RÂSI olarak benimseyip uyguladıkları, Ä°STÄ°NCÂ’dan baÅŸka neyimiz kaldı?..
                Yetmez aslà bize dans, caz ve nikâhsız yaşamak;
                Suyu kaldır tuvaletten.. olacaksan Batılı !..
                Ol da (onlar gibi?).. gir; Avrupa’nın birliÄŸine :
                Anla!.. Az geldi lâiklik.. bırak_istincâyı !..
                Gelecek nesli tasavvur:  2071 !!?? (X)
                Tuvaletten suyu kaldırması mümkün kuşağın !..
                Feminist, posthümanist şöyle diyor, sapkınca :
                ” – Bana âit bu beden.. istediÄŸim haltı yerim!..”
                  4 beytin vezinleri: Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa’lün)
(X) 13.09.2013 EK’i :  Ä°STÄ°NCÂ
 BeÅŸ buçuk yaşında çocukların en azından %1’i , istincâyı baÅŸaramayacağından, okula kâğıt mendille gidecektir ve 2071’den çok önce, 2023’de, tuvalette suyu lüzumlu görmeyen gençlerimizle ovünen aydınlanmacılarımız olacaktır. (Aydınlanma=Darvinizm+Marksizm)
:           

************************************

Yeni Anayasa, Millete; “Ä°mtiyazsız, sınıfsız kaynaÅŸmış bir kütleyiz” dedirtebilecek mi?
                                      
                                       Asker, Hukukçu, Mülkiye erkânı: zirvede!..
                                 KAST SÄ°STEMÄ°’nde ” PARYA ” görürler hekimleri!..
                                           Vezin: Mef´ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün
                                                 
                                       Memurların sınıfları KAST SÄ°STEMÄ°’yledir…
                                 Hâlâ 960’ı çekmekte Türkiye!..
                                    Vezin: Mef´ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün
             14 Ekim 2010 tarihli  Akit gazetesi s.9’da Hasan KARAKAYA’dan : Astsubaylar DerneÄŸi  9 Ekim Cumartesi günü, Ankaradaki Abdi Ä°PEKÇİ Parkı’nda bir miting düzenlediler. (…) Mitingde konuÅŸan Dernek BaÅŸkanı Mustafa EROL demiÅŸ ki (…) [ Subaylar emekli olduklarında maaÅŸları yüzde 5 kesilmekte ve sıkıntı yaÅŸamamaktadır; ancak, astsubayların, emekli olduklarında maaÅŸları yüzde 45 azalıyor, bu durum astsubayları açlığa mahkûm ediyor. ]
Uzman hekimlerin maaşları, emekliliklerinde yüzde 70 azalıyor.
Bir kesime uygulamaya “zulüm!” dedirten kriterlerden biri de; “aleyhde, farklı ve gerekçesi îzâh edilemeyen” hükümlerdir.
     Muhterem Başbakanımız: Maliye bakanınız bilgi sundu mu?..
11.09.2013 Ek’i: Memurların ve emeklilerinin sınıflara ayrılarak farklı katsayılar tatbîki; farklı uygulanan taban aylıkları, çeÅŸit çeÅŸit yan ödemeler ve emekli aylıklarına yansıtılmaması.. 3 Kasım 1839 Tanzîmât fermânına (Anayasasına) bile aykırıdır.
Bir ıtıknâmedir_insâna senin kànùnun;
Bildirir haddini sultâna senin kànùnun!..
                                                                           Şinâsî
Senin anayasan; esâret altındakilere hürriyetlerini/eÅŸitliklerini  bahÅŸeder ve cumhurbaÅŸkanına kadar hiçbir devletliye “mutlak dokunulmazlık hakkı” tanımaz. …
  
                                                      *************************************
                                             

CUMHURBAÅžKANLIÄžI KLASÄ°K TÃœRK MÃœZİĞİ KOROSU MÃœDÃœRLÜĞÜ’NÃœN  BÃœYÃœK HÄ°ZMETÄ° :

       Türk Musikisi’nin klasik, halk, mehter, din ve tasavvuf dallarına ait 70.000 civarındaki sözlü ve enstrümantal eserin, toplamda 250.000 sayfayı aÅŸan versiyonlarının notalarına, Resmî Site’sinden,  ulaÅŸabilmekteyiz. 

                         Marksist idâre, hâkimi san’at ve kültürün!..
          Mümkün, zamanla gelmesi, Sünnîlerin sonu!..
          … Vezni: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün …
          Sandığın yılgını yüklenmededir ErdoÄŸan’a..
          Alıyor vaktini; ta’yîn ediyor gündemini!..
          … Vezni: Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün …
                                                                                   **************************************
          Yeni YÖK KANUNU ve REKTÖRLERİN TAYİNİ
       1959 yılında, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekili Dr.Lütfi Kırdar’ın teklifi, BaÅŸvekil Adnan Menderes’in inhâsı ve Cumhurreisi Celâl Bayar’ın tasdikleriyle (3’lü Kararname ile) Bakanlık müfettiÅŸliÄŸine tâyin edilmiÅŸ emekdar bir bürokrat olarak, yalnızca “Rektörlerin tâyinleri” konusunda nâçizâne fikrimi arz ediyorum:
       Rektörlerin tâyinleri işlemleri Cumhurbaşkanı tercih-tasdik-ilânı ile son bulmalıdır.
       Rektörlerin tâyinleri hususunda, teklif, inhâ mercilerinin tercih hakları olmalıdır.
       Rektörlerin tâyinleri dosyası, her kademede (1 hafta kadar) bekletilebilmelidir.
       Rektörlerin tâyinlerinde; YÖK BaÅŸkanına, Millî EÄŸitim Bakanına, BaÅŸbakana, CumhurbaÅŸkanına görevler verilebilmesini mümkün kılabilmek için, Ä°dâre hukukumuza bir yenilik getirmek, “4’lü Kararname” yolunu açmak gereklidir.
NOT: YÖK Başkanının kimliği, ön-teklif sahibi olarak, Bakanlar Kurulu Kararı üst-yazısında belirtilmekle yetinilecektir.
28.11.2012Ek’i > Yukarıda tarif edilen 4’lü Kararname yeniliÄŸi; öncelikle, TSK; Yürütme içinde yerini aldığında gerekli/faydalı olacaktır.
                                                                         Hürmetlerimle arz ederim.    14.10.2012 Dr.Cahit Öney
       
                                                       *
         12 Ekim 2012 Cuma                  Resmî Gazete            Sayı: 28439
                       BAKANLAR KURULU KARARI
         Karar Sayısı: 2012 / 3806
        Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın doÄŸrudan merkeze baÄŸlı taÅŸra kuruluÅŸu olan Ä°stanbul Devlet Klasik Türk MüziÄŸi Korosu Müdürlüğünün adının CumhurbaÅŸkanlığı Klasik Türk MüziÄŸi Korosu Müdürlüğü olarak deÄŸiÅŸtirilmesinin; adı geçen Bakanlığın 2/10/2012 tarihli ve 210404 sayılı yazısı üzerine, 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (d) bendine göre, Bakanlar Kurulu’nca 4/10/2012 tarihinde kararlaÅŸtırılmıştır.
                                                                                      Abdullah GÜL
                                                                                  CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip ERDOÄžAN
               Başbakan
           B. ARINÇ                A. BABACAN                B. ATALAY              B. BOZDAĞ
 Başbakan Yardımcısı            Başbakan Yardımcısı        Başbakan Yardımcısı       Başbakan Yardımcısı
           S. ERGİN                F. ŞAHİN                       E. BAĞIŞ                 N. ERGÜN
                  Adalet Bakanı      Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı               Avrupa Birliği Bakanı      Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
                  F. ÇELİK                 E. BAYRAKTAR             A. DAVUTOĞLU       E. BAĞIŞ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Çevre ve Şehircilik Bakanı                       Dışişleri Bakanı              Ekonomi Bakanı V.
                  T. YILDIZ               S. KILIÇ                         M. M. EKER              H.YAZICI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı    Gençlik ve Spor Bakanı          Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı   Gümrük ve Ticaret Bakanı
           İ. N. ŞAHiN            C. YILMAZ                      F. ÇELİK                   M. ŞİMŞEK
            İçişleri Bakanı                    Kalkınma Bakanı                    Kültür ve Turizm Bakan V.                      Maliye Bakanı
                                                Ö. DİNÇER               İ. YILMAZ                      V. EROĞLU
                                               Millî Eğitim Bakanı               Millî Savunma Bakanı                     Orman ve Su İşleri Bakanı
                   R. AKDAĞ                     B. YILDIRIM
            Sağlık Bakanı                Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı
       Ä°stanbul Devlet Klasik Türk MüziÄŸi Korosu’nu CumhurbaÅŸkanlığı yüksek katına yücelten CumhurbaÅŸkanımız A. GÃœL ve BaÅŸbakanımız R. T. ERDOÄžAN ile arkadaÅŸlarına, nâçizâne, hürmetlerimi arz ederim. 13.10.2012         Dr. C. ÖNEY 
  
                                         
                                                                                                                               *
                    Muhterem Başbakanımız R. T. ERDOĞAN, 04.10.2012
       AK Parti Merkez Yürütme Kurulu Ãœyeleri arasında “Millî Kültür, Millî San’at Çalışmalarından Sorumlu Genel BaÅŸkan Yardımcısı” görememek bendenizi ve benim gibi düşünenleri mahzùn etmiÅŸtir. 04.10.2012
       NOTLAR: Dost, acı söyler!..
           On yıl tüketti.. olmadı san’atçı kadrosu;   01.12.2012
           Meçhùlü kaldı seçmeninin zevki, isteği!..
           … VEZÄ°N: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün …   
       Devlet Millî musikimiz kuruluşları, en fazlası bir Yönetmelikle kurulmuş olup, Tanzîmât uzantısı kuruluşlar (Devlet tiyatroları, Senfoni orkestrası, Opera ve baleler) 1949>5441, 1957>6940, 1970>1309 sayılı Kanunlarla kurulmuş ve tüzel kişiliklerle güçlendirilmişlerdir. (Bir araya getirilerek bağlandıkları Kültür bakanlığı, 2003>4848 sayılı Kanunun 8, 27,31/3. maddeleri gereğince bu Genelmüdürlüklerinin icrââtına karışamamakta, isteklerini yerine getirmektedir.)
    1974-1975 konjonktüründen yararlanılarak, bilgili-görgülü Türk musikisi nazariyatçıları (Arif Sami Toker, Etem Ruhi Ãœngör, Sadettin Heper, A. Necdet Tanlak, Ecz.Memduh Cumhur, Dr.Abidin Gerçeker, Tanburî Emin Akan, Rüştü Eriç) kuruluÅŸ kadrosuna alınmamışlar, öğretim görevlisi dahî yapılmamışlardır. Sebep olarak da; kimine mukaddesatçı, kimine heccav, kimine solcu demiÅŸlerdir; almak zorunda kaldıklarından 2-3 deÄŸer (Yılmaz Öztuna, Ä°smail Bahâ Sürelsan) ise küstürülüp kaçırılmışlardır. Kasıt: Gelecek doç., prof. kadrolarını garantilemek ve kendilerinden bilgililere yer vermemek idi. 10’larca yıldır, bu yönetimi devralanlar, kendilerinden zayıflara imkân vermiÅŸlerdir. Günümüzde, “millî musikimiz nazariyâtı” hakkında yeni bir çalışma ortaya koyamadıkları için, klasik musiki eserlerimizi (intihal ve tahrîfâtı dikkate almadan) çokseslendirip sopranolara arya okutmak; Batının müziÄŸini tercüme etmek ve öğrencilerine öğretmekten baÅŸka yapacak iÅŸ bulamamaktadırlar.
     Durumun acı tarafı; bu hususları inceleyebilecek 1-2 değer kalmış ise de, yaşları dolayısıyle, bu ağır yükü taşıyacak durumda değildirler.
Durumu; “Eski Türk Edebiyatı Yrd. Doç – Prof. derecesindeki” öğretim elemanları ile Ä°lâhiyat Fakültesi musikimizle ilgili öğretim görevlileri birlikte çalışarak ancak tesbît edebilirler.
     MUHTEREM BAŞBAKANIMIZ:
“Kültür ve Turizm Bakanlığı” baÅŸlığı; yalnızca T.Özal ve AK Parti iktidârı devrinde zarùrî görülmüştür(?);  sol iktidarlarca “Kültür Bakanlığı” ismi kullanılmıştır. Bu tasarrùfun sebebi-maksadı-meyveleri-netîceleri.. bu ana bölümün alt sahîfalarında anlatılmıştır. Yaşı 90’a yaklaÅŸmış, kolon kanseri ameliyatlısı seçmeniniz “ÃœNLÃœ” olmak için deÄŸil, milletine-devletine hizmet niyyetiyle yazmakta iken, ÅžAHSINIZI HABERDAR ETMEYENLERÄ° Size ÅŸikâyet ediyorum. 
                           *******      
                    Muhterem Başbakanımız R. T. ERDOĞAN,
      Soylu musikimizi sevenlerin, “Devlet merkezinde Türk musikisi Devlet konsevatuarı yok!” feryadlarına karşı “Opera ve baleye gerekli çalgılar, orkestralar, korist ve solistler öğretimi-eÄŸitimi kadrolarıyla Türk müziÄŸi/Türk musikisi adını kullanarak” kripto/gizli Batı MüziÄŸi Devlet konservatuvarı açacaklara lütfen izin vermeyiniz. 26.08.2012
    
     TÜRK MUSİKİSİ ÇALGILARI MÜZESİ  ve  RAUF YEKTÂ BEY
     10 AÄŸustos 2009 günü; elinde 1 ÅŸiÅŸe süt ve 1 ekmekle bakkaldan evine dönerken vefât eden, “101 Türk Büyüğü” arasında yer aldığı 2 yıl önce îlân edilmiÅŸ Etem Rùhî Ãœngör’ün kurduÄŸu “Türk Musikisi Çalgıları Müzesi”, milletimize emânet edilmiÅŸ ve aÅŸağıdaki bilgiler 11 AÄŸustos 2009 günü bu site’min “Türk Musikisi” bölümünde en büyük puntolarla ilgililerin/SORUMLULARIN bilgilerine sunulmuÅŸtur.
      
       Bu yazımdan, aynen, aktarıyorum:
  
      [ Müzenin önemi, çalgı sayısının 750 oluÅŸu kadar, (Abdülbâkî Nâsır Dede’nin, Kazasker Mustafa Ä°zzet Efendi’nin, Neyzen Tevfik’in neyleri), Sultan Abdülazîz’in lâvtası, Tanbùrî Cemîl Bey’in tanbùrunun da bu koleksiyonda bulunuÅŸu, kıymetini arttırmaktadır.
Yıllardanberi kültürün millîsi yerine turistiÄŸini, batılısını(=hıristiyânîsini) tercîh edenlerin ihmâli sonunda bu müze dağılırsa sorumluları iÅŸten elçektirilmeli; maddî-mânevî kayıplara sebebiyetten dâvâlar açılmalıdır.  (…)  ] < 11 AÄŸustos 2009 günü yazılmış, site’ye girmiÅŸtir.
      15.07.2012 ilâvem:  Rauf Yektâ Bey’in Beylerbeyi Çamlıca Caddesi’ndeki köşkünün restorasyonu yılan hikâyesine dönmese ve netîcelense idi ve 750 Türk müziÄŸi çalgısı dağılmasa idi, MÃœZE, burada kurulabilirdi.
24.07.2012 EK’i :
                     Muhterem Başbakanımız,
     1- Merhùm Etem Rùhi ÃœNGÖR’ün 750 çalgı ihtivâ eden koleksiyonunu vefâtından önce satın almak için pazarlıkta anlaşılamamıştır?? Merhùmun kalp hastası ve 1922 doÄŸumlu olduÄŸu bilinmekte idi??
       2- Vefâtının ertesi yılı 2010’da vârislerinden alınan koleksiyonun, Gülhâne Parkı’nda, bir Türk Musikisi Çalgıları Müzesi inşâsını 2 yıldır beklediÄŸi anlaşılmaktadır. Aynalıkavak’daki Çalgı müzesinin de önce Dolmabahçe Sarayı’na, sonra da Gülhâne parkına nakledilip depolandığı, harâb olduÄŸu bilinmektedir.
        3- Etem Ruhi Üngör koleksiyonu aynen 750 parça olarak mı alınmıştır?..
Satınalma ve tesellüm sırasında, çalgıların orijinal olup olmadıklarının tesbiti için, Ä°TÃœ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Yapımcılığı Bölümü’nden bir uzmanın bilirkiÅŸiliÄŸinden bilgi alınmış mıdır?
Bâzı çalgılar alınamamışsa bunlar hangileridir?
2 yıldır süren müze inşââtı ne zaman bitecektir?
Rauf Yektâ Bey köşkü restorasyonu ne zaman bitecektir? Bu bilmediklerimiz konularda bilgi lûtfetmek, Hükûmetimizin millî mùsıkîmize verdiği kıymet ve ehemmiyetin göstergesi olacaktır!..
        Muhterem BaÅŸbakanımız!. Ecdâdımız kültür ve san’at mîrâsının tahrîb olmasını, dağılıp azalmasını âcil müdâhalenizle önlemenizi istirhâm eder, saygılarımı sunarım. 
                                            ********           
   
                                                
       (ANKARA) GAZİ ÜNİVERSİTESİ TÜRK MÜZİĞİ DEVLET KONSERVATUVARI KURULUŞU TAMAMLANMIŞ OLUP, 2012-2013 ÖĞRETİM YILI İÇİN ÖĞRENCİ MÜRACAATI BAŞLAMIŞTIR.
    Devlet merkezimizde Türk musikisi Devlet konservatuarı kurarak Milletimize hediye eden Cumhur Başkanımız ve Başbakanımıza hürmetlerimi arz ederim.  (10.07.2012)
                                                                                               
YÖK BaÅŸkanlığı Yüksek Makamı’na arz ediyorum (31.07.2012)
       Gazi Ãœniversitesi bünyesinde kurulan konservatuarın adı “Türk MüziÄŸi Devlet Konservatuvarı” deÄŸil, “Türk Musikisi Devlet Konservatuarı” olmalıdır.
GEREKÇELERİ:
       1- Ä°stanbul, Ä°zmir, Gaziantep’deki kardeÅŸlerinin adı:  ….. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’dır.
            a) Kurucu Müdürü Porf. Dr. Gülçin YAHYA KAÇAR, Açılış KonuÅŸmasındaki “Gazi Ãœniversitesi’nin öncülüğünde Türkiye’de ilk defa gerçekleÅŸtirilen bu organizasyonla sayıları sadece 4 olan Türk MüziÄŸi Devlet Konservatuvarları bir araya gelerek bu sanat gecesini hazırladılar” cümlesinde, 3 Konservatuarın isimleri yanlış bildirilmiÅŸ olmaktadır.(3 Konservatuar da; Iürk MüziÄŸi Devlet Konservatuvarı deÄŸil, Türk Musikisi Devlet Konservatuarıdır.)
               b) Muhterem Kurucu BaÅŸkan, Açılış KonuÅŸmasında tam 14 defa “mûsikî” kelimesini kullanarak yüreÄŸimize su serpmiÅŸtir.
               c) “Konservatuvar” deyimini 19 (Batı müziÄŸi) Devlet konsevatuvarı kullanmakta olup, bu konu, bu sahîfamın orta bölümünde anlatılmakta ise de; ÅŸunları ekliyorum:
Fransızca (…oire) yapım-eki, dilimize, büyük çoÄŸunlukla “…uar” ÅŸeklinde girmiÅŸtir: (rezervuvar deÄŸil, rezervuar) en beliÄŸ misâldir. Pisuar, suare, fuar, fermuar..
              Bu isim farklılığının düzeltileceğini umar; 4üncü millî mùsıkî konservatuarımızın kurulmasında çalışanlara hürmetlerimi arz ederim.
07.08.2012 EK’i :
Ä°stanbul Teknik Ãœniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı, ecdâdımızdan devr alınan millî kültürümüzün büyük bölümünü gençlerimize naklettiÄŸinden(*), “alan fakülteleri“nde ilk sırada/en baÅŸta yer almalıdır. 09.08.2012 not’um> Ä°TÃœ TMDK’nın yeni 2 Anabilim Dalı/Kürsüsü için kadrolar verilmelidir: 1) Tasavvuf musikisi, 2) Divan ÅŸiirlerinden alınmış güftelerin “metin ÅŸerhleri”, nazım ÅŸekilleri, aruz vezinleri, edebî sanatlar, mazmunlar konularında bilgi verebilecek ESKÄ° Türk edebiyatı prof. veya doçenti ile, tavsiye edecekleri 2 yardımcı kadroları..
(*) Itrî, Kutbunâyî Osman Dede, H.Ä°smâîl Dede Ef., Zekâî Dede Ef. … besteleri yanında; Fuzùlî, Bâkî, Nâbî, Nef’î, Nedîm, Nâilî-i kadîm’in … güfte olarak deÄŸerlendirilmiÅŸ ÅŸiirleri de bu Türk musikisi devlet konservatuarında öğretilmekte, ÅŸerh edilmektedir.
06.08.2012> YILDIRIM BEYAZIT ÃœNÄ°VERSÄ°TESÄ° TÃœRK MUSÄ°KÄ°SÄ° DEVLET KONSEVATUVARI
      BaÅŸarılı, deÄŸerli bir araÅŸtırmacı Yrd. Doç. Dr. Arif DEMÄ°R’in, Konservatuvar Müdürü  olarak yaptığı tanıtıcı konuÅŸmasından (müphem gördüğüm kısımların altını çizerek) bâzı bilgiler aktarıyorum:
      [[ Konservatuvar, 2011 yılında kurulmuştur.
Türk Müziği Bölümü şu Ana Sanat dallarından oluşmaktadır: Türk Din Musikisi, Türk Halk Müziği, Klasik(*) Türk Musikisi, Orkestra ve Koro Şefliği, Piyano, Arp ve Gitar .Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar, Yaylı Çalgılar 

2. Müzikoloji Bölümü, Türk Halk Oyunları Bölümü, Etnomüzikoloji(**) ve folklor.

       Mezuniyet ve İstihdam Durumu:
       (…..) Ãœniversitelerde konservatuvarlar, eÄŸitim fakültelerinin müzik bölümlerinde ve orta öğretim kurumlarında öğretim elemanı, müzik okutmanı, araÅŸtırmacı, müzik ve halk oyunları öğretmeni olabilirler.(***) ]]
 
Türk musikisi ve Batı müziÄŸi karma yüksek öğretim müessesesi??” izlenimini veren (Ankara) YILDIRIM BEYAZIT ÃœNÄ°VERSÄ°TESİ  TÃœRK MUSÄ°KÄ°SÄ° DEVLET KONSERVATUVARI’nın, Millî musikimize de hayırlı olmasını dilerim.
(*) “Türk musikisi” kapsamlı deyimi yerine, başına “klasik” türü kaydedilerek; “Türk sanat musikisi”, “Türk çocuk ve okul musikisi”, “Türk tasavvuf musikisi” gibi türler, bertaraf edilmiÅŸ, konu-dışı bırakılmıştır.???
(**) Etnomüzikoloji kelimesinin mânâsı/Türkçesi (pek acı, utanç verici??) olup, bu site’min TÃœRK MUSÄ°KÄ°SÄ°> Etnomüzikoloji bölümünde açıklanmıştır!..(29.08.2012)
(*** 02.10.2012 ) > [ (…) “eÄŸitim fakültelerinin müzik bölümlerinde ve orta öğretim kurumlarında (…) müzik ve halk oyunları öğretmeni olabilirler” müjdesini Ä°TÃœ TMDK verememekte iken Konservatuvarınızın, öğrencilerinize duyurması; Batı müziÄŸi Konservatuvarları ve EÄŸitim fakülteleriyle bir vizyon-misyon-niyet beraberliÄŸi anlaÅŸması bulunduÄŸunun işâreti/belgesi sayılamaz mı??.. ]
   YÖK BAÅžKANLIÄžI YÃœKSEK MAKAMI’NA  ARZ EDÄ°YORUM  10.08.2012
       YÖK BaÅŸkanlığı, üniversitelerden gelen “Türk Musikisi Devlet Konservatuarı açma teklifi”ni incelerken ÅŸu hususları araÅŸtırmalıdır:
       1- …Türk MüziÄŸi… deÄŸil, …Türk Musikisi… olmalıdır.
       2- …KonservatuVarı… deÄŸil, …Konservatuarı… olmalıdır.
       3- Türk musikisi çalgıları Tanbur, Kemençe, Ney, Kanun, Kudüm, Bendir çalmasının öğretileceği açıkca belirtilmelidir.
       4- Açılacak olan Türk musikisi konservatuarlarında, “Türk musikisi ana bölümleri bütünüyle faaliyete geçmeden” Arp, Kitar, Trombon gibi Batı müziÄŸi çalgılarının öğretimi yapılmayacak ve öğretim elemanı bulunmayacaktır.
        5- “Orkestra” ve benzeri Batı müziÄŸi sunuÅŸ/yönetim ÅŸekli Türk musikisinde yoktur.
        6- “Müzikoloji” ve “Etnomüzikoloji” bölümlerinde/ana-bölümlerinde ne gibi bilgi ve programlara yer verileceÄŸi, “gerekçe”de açıklanacaktır.   
               
                                                             *****
                   Itrî ve Nâbî merhùmların, 300üncü vefât yıllarında, CumhurbaÅŸkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu’nda anılmalarına müsâade buyuran CumhurbaÅŸkanımız Abdullah GÃœL, milletini memnùn ve minnetdâr eylemiÅŸtir.   11.Haziran.2012      
             
       Kültür; ecdattan devralınan maddî ve mânevî mîrâsın tümüdür.
                       T.C. Başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN
                           İstsnbul / Kandilli Geleneksel El sanatları Merkezi açılışı
                                                                              29.05.2012
07.07.2012 akit gazetesi 8inci sahîfasında 6 sütùnu kaplayan haberin başlığı:
      
   Tanrıverdi: EÄŸitim bütçesi Türkiye’de birinci sırada
   ÇAÄžDAÅž deÄŸil, (Tanzîmât’ın kopyalayapıştır devriminden önceki) klâsik(SOYLU) Türk edebiyâtı ile klâsik(SOYLU) Türk mùsikîsi; ecdattan devralınan maddî ve mânevî kültür mîrâsının en büyük bölümünü teÅŸkîl ettikleri hâlde EÄŸitim fakülteleri ve Güzel sanatlar meslek liselerinde öğretimleri yasaklıdır; bu müesseselerde soylu edebiyatımız ve soylu musikimizi tahsil etmiÅŸ öğretim elemanı da mevcut deÄŸildir. Pedagojik formasyon bahânesiyle okullarımızda yalnızca bu müesseseler mezunları hocalık yapabilmektedir.
    Millî EÄŸitim Bakanlığı, ecdattan devralınan maddî ve mânevî kültür ve san’at mîrâsını çocuklarımıza devretmeÄŸi görev ediniyorsa: EÄŸitim fakülteleri edebiyat bölümlerinin başına Edebiyat fakülteleri Eski Türk edebiyatı bölümünde doktora yapmış öğretim elemanı getirmelidir; Güzel sanatlar meslek liseleri edebiyat bölümlerinin başında Edebiyat fakültesi Türk edebiyatı bölümünde doktora yapmış elemanlar da olabilir.  EÄŸitim fakülteleri TÃœRK musikisi bölümü başında Ä°TÃœ Türk musikisi devlet konservatuarında doktora yapmış elemanlar olmalıdır. Güzel sanatlar meslek liseleri TÃœRK musikisi bölümü başında, Ege üniversitesi devlet Türk musikisi konservatuarı doktora yapmış elemanı da olabilir.
     Âcil olarak da İstanbul ve İzmir Türk musikisi Devlet konservatuarı mezunlarının ilköğretimde (ellerinden alınmış olan) müzik öğretmenliği yapabilme hakları kendilerine iâde olunmalıdır.
[ Tanrıverdi: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Hüseyin TANRIVERDİ ]
     
   
    Yıllar boyunca seyrine bakmakla geçti hep..
    Ders müfredâtı yapmadı Talim ve Terbiye!..    09.07.2012
                          VEZNİ: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün
       Ârif Nihat Asya’nın BAYRAK’ına müdâhalede hassâsiyet?  …
Talim ve Terbiye Kurulu’nun “müfredat çalışma noksanı” geniÅŸ yazı, bu site’min
BEYÄ°TLERÄ°M>Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün>9.Bölüm’dedir.
                                                                
09.07.2012 akit gazetesi 8inci sahîfasında 6 sütùnu kaplayan haberin başlığı:
BOZDAÄž: ÇAMLICA’DA CAMÄ° NEDEN YAPILMASIN
VatandaÅŸ: Devlet merkezi’nde Türk musikisi devlet konservatuarı neden açıl(a)masın
BOZDAĞ: Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ;  Vatandaş: Dr. Cahit Öney                                  
                                                          *****
          
         Kelimeler arasında ayrım yapmak, kelimeleri yasaklamak, sınırlandırmak hiç kuşkusuz düşünceyi sınırlandırmaktır.
                           T.C. Başbakanı Recep Tayyip ERDOĞAN
                              (Anayasanın Dili Sempozyumu  24.04.2012 ANKARA)
Muhterem Başbakanım;(17.07.2013)
     Kelimelerin yanlış telâffuzlarını önlemek üzere, Türk Dil Kurumu’nun, klavyelerimizde mevcut telâffuz işâretlerini kullanmayı kabùl edip yaymalı ve TRT spikerlerinin, hiç olmazsa sâdece haber spikerlerinin DââââvutoÄŸlu diyebilmeleri saÄŸlanmalıdır.
Vak’a yerine vakààà, neÅŸ’e yerine neÅŸeee, mes’ut yerine meeesut, mer’a yerine meraaa, Nef’î yerine Nefiii.. denmesi;
Sâha yerine sahaaa, hâtıra yerine hâtıraaa denmesi.. bu işâret kullanılarak önlenebilir.
Kaf ve Kef harfi karışıklığını önlemek için bir örnek: Kàbil midir Kâbil bize çok yakın demek?
Muhterem Başbakanım; ileri sahîfalarda bu konu daha etraflı olarak incelenmiştir(17.07.2013).
                   19.11.2013 Ek’i :
Takdirle karşılanmada elbette sözcülük..
Yoktur cevâbı Dil Kurumu’ndan ÅŸikâyete!..     19.11.2013
             … VEZNÄ°: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün 
              
                                                             Sahîfa  1
     735. Yıl Karaman Türk Dil Bayramı(x)
       Millî EÄŸitim Bakanımızın önderliÄŸiyle önem kazanan ve CumhurbaÅŸkanımızın da şeref verdikleri “735.Yıl Karaman Türk Dil Bayramı”, bu yıl, daha büyük bir coÅŸku ile kutlanmıştır, kutlanmaktadır.
      
      Millî EÄŸitim Bakanımız Ömer DÄ°NÇER’in, 10.05.2012 günü, Ankara Tren Garı’nda yaptıkları konuÅŸmadan, özellikle ÅŸu cümleleri kaydediyorum:
      [[ Dünyanın en eski ve köklü dillerinden biri olan Türkçe, dünyada yaklaşık 200 milyon insan tarafından konuşulmaktadır.
       Eğer bugün bizler günde ortalama 300-400 kelimeyle kendimizi ifade ediyorsak, üstelik bu kelimeleri doğru ve güzel telaffuz etmiyor ve doğru yazamıyorsak bu büyük hazinenin imkanlarından faydalanamıyoruz demektir. ]]
       Muhterem Millî eÄŸitim bakanımız.. Bakanlığınızca bastırılan Ä°lköğretim ders kitaplarında; Anayasamızda, Kanunlarımızda, Tüzük ve Yönetmeliklerimizde geçen kelimeler yerine “yasa”, “ulusal”, “tümce”, “dilcik” ve benzerlerinin yer almasına sessiz kalınmıştır.
Ãœzerinde durdugunuz telâffuz meselesi de bir fâciadır: “vak’a yerine vakaaa”, “sâha yerine sahaaa”, “hâtıra yerine hâtıraaa” denilmesini iÅŸittikçe kahroluyorum. “Daaavut” yerine “Davut” diyen spikerin TV kanalını hemen kapatıyorum: bunu TRT haber spikeri yapsa bile..
       Türk kültür sarayımızın cümle kapısı dilimize gösterdikleri ilgiden dolayı Hükûmetimize; Karaman İli Valisi Süleyman Kahraman, Milletvekilleri Mevlüt Akgün ve Lütfi Elvan, Belediye Başkanı Kâmil Uğurlu, Prof.Dr. Turan Karataş, Dr. İbrahim Demirci. D.Mehmet Doğan beyefendilere hürmetlerimi arz ederim.(Dr. Cahit Öney) 
___________________

Ä°lgiliMakaleler:

  • Ä°lgili Makale bulunamadı!..
Kategori: TÃœRK DÄ°L KURUMU  | Etiketler: , ,  | Comments off