4. Bölüm

Son Güncelleme: Perşembe, Temmuz 20th, 2017 | Kategori: Mef’ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün| Etiketler:  | Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
                          Mef'ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün (4) 
 
                  
                    Yıllar sürer mi cevri?.. tahammül muhâl imiş;

Bir baş belâsıdır ki, çekilmekde güç-belâ!..

. ……………………………………………………………………………………………………..    

Gündemde şimdi bizde “Lafonten Masalları”..

“Birlikte av peşinde güvercinle  kurt, arı”!..

…………..1999……..(Ecevit, Bahçeli, M.Tılmaz )……………………………………………

Dans etmiyor eşin.. seni YAŞ yer.. misâli var!..

Kànunda suç değilse de, elbet vebâli var!..

…..  Şarkışla’da Hava Muhabere Astsubayı  Bilgehan Özcan’ın eşi Halime

Özcan: “Eşimle de olsa dans etmiyorum ve başımı da açmıyorum diye

Eşimi YAŞ karârıylr ordudan attılar.”  AKİT 24.06.1998 sayfa 1 ………………..

Şeflik budur: Emin Güven “Özgün buluş!” diye;

Çıkmış patır-kütür motosikletle sahneye!..

….. ORKESTRA, aylık dergi No.267  Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Şefi

Emin Güven (Yaşlıçam), ilgi çekmek için özgün buluş, diye motorsikletle,

patır-kütür sahneye çıktı.     ………………………………………………………………..

Çanlar çalındı.. görmüyoruz Sevr’i tehlike;

Tartışmamız nedir?.. Dişi-erkek melâike!..

……………………………………………………………………………………………

Yıllar boyunca, hep seni sordum bulutlara…

Ey bî-vefâ; esirgeme çeyrek selâmını!..

….NOT: “Çeyrek selâm” tabiri Bal Mahmut’undur. (TERCÜMAN’ın

12.05.1984 Cumartesi nüshasında, Nazlı Ilıcak’ın “Bâbıâlî” başlıklı yazısı

…………………………………………………………………………………………………………

Çağdaşlık_ölçüsüyle anılsın Valentino;

14 Şubatta sevgililer bayram ettiler!..

….Anadolu aydınlanması……. 15.02.1998 ………………………………………….

Herkeste maksat_aynı, rivâyetse muhtelif..

Baykal: “Miâdı geçti.. Hükûmet bayatladı!..”

…………………………….17.03.1998…………………………………………………………

Devlet Su-işleri’nde bir_eyyam genel müdür..

98’de oldu “Türkiye Toplum Mühendisi!..”

…………………………… 24.05.1998 ……………………………………………………..   

Seylâb, kasırga, çığ, heyelân, deprem_âfeti..

Yâ Rabbi; eksik_et başımızdan musıybeti!..

…………………………………………1999…………………………………………….  

Seyret gözüm ki, kaldı fotoğrafta hâtıra :

Olmuş imam, namazda erâtaa, Celâl Dora!..

….. 1) İSLÂMÎ EDEBİYAT Nisan-Mayıs-Haziran 2006 târihli nüshasında

yayımlanmıştır. 2) Sözü geçen fotoğraf AKİT gazetesi 01.10.1999’dadır ve

 altında şunlar yazılıdır: [ Evet; yıl 195o, yer de Ankara Hipodrom Meydanı

Kore’ye giden ilk Türk kafilesi Ankara Hipodrom Meydanı’nda , Cuma

namazı kılıyor… Namazı kıldıran da, Kafile Komutanı Tuğgeneral Celal

Dora’dan başkası değil… (…..) ] ………………………………………………………

Dünyâda nâmı “Nâr” idi ömrünce Mehmed’in;

Kabrinde, âhıretde mükâfâtı “nùr” ola!..

…… Şâir Mehmet Nar’ın vefâtı üzerine yazılan bu beyit, Nisan-Mayıs-Haziran

târihli İSLÂMÎ EDEBİYAT dergisi 189. sahîfesindedir.  ……………………………

Batıl kazandı.. kalmadı erbâb-ı mârifet;

İnkâra saptı nev’-i beşer.. bekle mahvını!..

…………………………………………………………………………………………………

Düşman Polatlı’daydı ve biz yekvücùd idik;

Yaptık yabancı, halt ederek, Şarkı Garbine!..

………………………………06.04.1990………………………………………………………..

           Yıllarca, ihtimâm ile kalbimde sakladım;
           Alsın vazîfeten Melekü'l-mevt emâneti!..
           ……………………………………………………………………………..   
           Yâ Rabbi; bir imâma kavuştur ki ümmeti;

Hânis misâli delse zifîrî karanlığı!..

……….. (Hânis: Gece karanlığını aydınlatan bir yıldız) ……   

Yurdumda îtibâr, ağalık; villa, kotra hep;

Afyoncu, üç-kâğıtçı, kadın simsarındadır!..

……………………………19.12.1975………………………………………………..

Patrik vakarla başbakanın karşısındadır;

İslâm büyükleriyse emirber misâlidir!..

………………………………..Nisan 1978…………………………………………

Bir tablodur ki solcu, disiplinci, râfızî;

Ortak çıkarda kol-kola devrim muhâfızı!..

………………………………………………………………………………………………

Şöhret sürüp gider mi?.. Bugün kim hatırlıyor;

Sâhir Kurutluoğlu’nu yâhut Topuzlu!yu?!..

……………………………………………………………………………………………………..

“Şöhret”, “şeref”le muttasıf olmuşsa tâc olur;

Şöhret kazanma, kirleterek Bi’r-i zemzem’i!..

…………………………………………………………………………………………………….

Cennet misâli bir yuva.. geldikde ilkbahar;

Uskumruköy civârı “Bizim Vâdî”de villalar!..

… 26.09.1994 AKİT s.4’de Atilla Özdür yazdı…………………………

15 Nisanda, zam şoku memùra, Çiller’in;

Son verdirirse şaşma siyâsî hayâtına!..

……………………………………1995……………………………………………..                    

Sathî de olsa Ergenekon’dan haber verir;

Kültürde keşfi hâdise “Gökberk Kitâbesi!”

17.09.1995’de Başbakan Tansu Çiller; Adnan Menderes’in mezarını

ziyaretle: “Gökberk Kitâbesi’nin toprağından buraya getirelim” dedi.

Yorumcu gazeteler: Milletvekili Gökberk Ergenekon ile arası açık; onu

aklından çıkaramadığı için Göktürk yerine Gökberk dedi, diye yazdılar.

Alkış tutuldu “hakça düzen!” bekleyenlere;

Kâfî sebeb kapatmağa “âdil düzen!” sözü!..

……………………………………….22.02.1998…………………………………………………….

Mağrùùùr olma tahtına sultân-ı bîneseb;

Kur’ân içinde Ümmü Cemîl üüü Ebù Leheb!..

…………………………………………………………………………………………………….

Bilmez misin ki elde Danıştay karârı var?..

İmren hanımca “Bergama vermiş kabak-tadı!..”

… Çevre Bakanı İmren Aykut, “Bergama olayı kabak tadı verdi!” dedi. …….

Binlerce genci sollayarak devşirip lûtuf;

Sosyal demokrat_Alpago burs almış oğluna!..

Önay Alpago, oğlu Ahmet Alpago’ya burs ayarlamış!..   …………….

İbretle Şenferâ’yı düşün.. zâten_ölmüşüm..

Yalnız bırak beniii.. başım_üstünde zıplama!..

………Bak: Lâmiyetü’l-arab  Y.C.Ararat tercemesi  1962 ……………………..

Asker, hukukçu, mülkiye mensùbu pâyidâr;

Düşmekde çöpçü aylığı doktor, mühendise!..

1960!a kadar yürürlükte olan 1924 Atatürk Anayasası’na göre: Maaş takdîrinde                          tek kriter memurun tahsil süresi idi ve memurlar için tek-ortak katsayı uygulanırdı;                                      çucuk zammından başka yan-ödeme olmadığından  emekliler memur zamlarından

                     aynı oranda yararlanırdı. Memuriyete başlangıç maaşı en yüksek olanlar hekimler

                     ve yüksek mühendislerdi, çünkü 6 yıl yüksek tahsilli idiler. BAK: “Dünyâda, bizde”

                 Dünyâda, bizde varsa da bin türlü hastalık;

                 Yurdumda “hasta” yok, “hekimin müşterîsi” var!..

                           11.01.2008…  Hekimleri, hekimliği bu hâle düşüren, 1960’dan sonra uygulanan maaş

                           politikasıdır. (BAK “Asker, hukukçu, mülkiye mensùbu pâyidâr;” ………………………  

                 Yurdumda “hasta” yok, “hekimin müşterîsi” var;

                 Kànùna uydu, döndü “tabâbet”, “ticâret”e!..

                 ……..TV’de görüp dinlediğiniz prof hekimin fakültesine tlf ediyorsunuz: Dönersermayeye

                           ücret yatırmak için Prof falan beyden randevu rica ediyorsunuz. Santral memuresinden cevap:

                          “ -Prof., fakültede hasta muayene etmiyor, talebesine ders veriyor. 14.00’den sonra

                           muayenehanesinde hasta kabul ediyor. İsterseniz muayenehane tlf. numarasını vereyim.

                           Veya, doçent muayenesi için döner sermayeye para yatırmanızı, gün almanızı sağlamak

                           için ilgili sekretere  bağlayayım. ”            ……………………………………………………………………………….          

Gerçek şudur ki bizdeki “vahşî lâik”çiler;

Orhan Pamuk kadar sevemez müslümanları!..

….. İNTERNET HABER 13.09.07 Perşemde 07.03 : “Orhan Pamuk, BBC

radyosunda konuştu ve Türkiye’deki ılımlı siyâsî islâmcıların, demokrasiye

laiklerden daha saygılı olduklarını ifade ett.”   …Anadolu aydınlanması…….

Orhan Pamuk hakıykati tahrîf edip, dedi:

“Ölmüştü soykırım sonu 1 milyon_Ermeni!?”

 …………………………………..13.09.2007…………………………………………………..

Bir iddiâsı soykırım_olmuştu hazretin;

Alman çocuk onun mu?.. Robert kim?.. açıklasa!..

………….. 31.12.2011 …………………………………………

Andım teker teker nice meşhur hukukçuyu;

Sâlim Başol, Savaş, Egesel, Özden, Öktem’i!..

……………………………………………………………………………………………………..

Pişmandır_âkıbet, işi erbâba vermeyen:

Herkes kaşık yaparsa da sap gelmez ortaya!..

…………………………………………………………………………………………………….

Özkök nasıl namaz kılar? İnterhaber sorar..

Aydın Doğan ne yapsa, bakıp, aynısın yapar!..

…………….. internethaber.com 15.10.2007 09.50 “Özkök nasıl namaz kıldı”

Not. saat 10.00’dan sonra yayınına son verildi. Ramazan Bayramı namâzı,

13.10.2007 günü Rodos’da kılınmış ve ertesi günü SABAH’da Taha Kıvanç

anlatmıştı.   

Hâtırdadır Neron, Müseyleme, Cengiz ve haçlılar..

Bâkî kalan bu kubbede, nâhoş sadâ imiş!..

……………………………………………………………………………………………………………..

İslâmı anlatan niceler susturuldular;

Zindanda; sorgu, hücrede kan-kusturuldular!..

….Anadolu aydınlanması……………………………………………………………………….

Ahlâk ve âdetin batıdan gelme, seçmedir;

Aldık zinâyı.. bâtıla kim zâil_oldu der?..

……………………………………………………….

Zûlm etti halka.. benzeri dünyâda kalmadı;

Dâvet edin lâikliğe “kökden lâikçi”yi!..

….Anadolu aydınlanması…………………………………………………………….

Git, sosyolog Sponville’e sor.. bak, ne söylemiş:

Ahmak ki der; yasak, gereğiymiş lâikliğin!..

…09.02.2008 AKİT’de sürmanşet: [ ‘Yasak laikliğin gereği’ demek ahmaklıktır!

Laikliğin beşiği olan Fransa’nın ateist filozofu Sponville (…) Le Figaro gazetesinin

sorularını cevaplayan ateist filozof André Comte-Sponville, “laik olan okullardır,

talebeler değil… Kurumların laikliği ile fertlerin sözde ve imkânsız laikliğini birbirine 

karıştırmayalım. Amerika laiktir ama paraların üzerinde “Allah!a inanıyoruz” yazar….

………Anadolu aydınlanması………………………………………………………………….  

Yıl 70_oldu.. yaşları 80 küsùr imiş,

İsmetCelâl, demokrasi tecrùbesindeler!..

           …. Adnan Menderes(merhùm) Beylerbeyi sarayını gezerken, bahçede gördüğü
bir yapı hakkında bilgi isteyince, saray bahçevanlarından Boyabatlı Mustafa Ef. anlatır: " –İsmet Paşa Hazretlerinin yılbaşı sofrası için, bu camekânda  çilek yetiştirirdik!" Menderes(merhùm): "Sarayların içinde ve bahçesinde, ilâve inşâat olamaz!" der ve sera yıkılır. (Kadîm arkadaşım Samim GÖREN'den..) …………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………………… 

Göz görmeyince katlanıyorken gönül; neden,

Tertîb olundu Pâris’e gözlük seyâhati?..

……İsmet İnönü……………….13.12.1971……………………………………………………  

“Sen sağ cenahdasın!” dedi, “ben sol taraftayım!..”;

Örfî idâre geldi de emr oldu haftayım!..

………………………………………….12.09.1980………………………………….

Kesmiş Havuzbaşında 30 katlı pastayı;

Dâvetli doldu Hilton’a, tebrîke ustayı!..

….. Ağustos 1984  Alarko’nun 30. kuruluş yılı töreni ………………… 

Katlandılar seçim diye milyarla masrafa;

Derler: Bu kârlı bir yatırımdır.. nemâsı bol!..

………………………………………….Eylül 1994……………………………………………

Şevket Kazan demişti.. karar verdi mahkeme;

[ “Mum söndü oynuyorlar!”a yoktur cezâ ] diye!..

…AKİT 16.10.1996  Temel Pamir adlı bir vatandaşın, kendisinin de katıldığı

“sürekli aydınlık için 1 dakika karanlık” eylemine katılanlara “mum söndü

Oynuyorlar” diyerek, kişilik haklarına hakaret ettiği gerekçesiyle, Adalet

Eski Bakanı Şevket Kazan hakkında açtığı 500 milyon liralık manevî

tazminat davası reddedildi. ……………………………………………………………..  

Cavit Kavak Kanal-D’ye ortak.. ilâveten,

Bir banka.. yetmiyor.. Cine-5, HÜRRİYET de var!..

…… YENİ ŞAFAK 28.05.1998: TRT’den sorumlu Devlet Bakant Cavit Kavak’ın

      Kanal-D, Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık AŞ’ye ortak olduğu ortaya çıktı.

      Kavak, HÜRRİYET grupunun yüzde 26.34’lük hissesine ortak olan İktisat

      Bankası ile Cine-5’in yüzde 15’ine ortak olan  Avrupa Amerika AŞ’nin

      Ortakları arasında görülüyor.   ……………………………………………………………………….

Çağdaş-çağı’nda bastı karanlık.. Kunut oku..

Az sonradır salât-ı ışâdan salât-ı fecr!..

……………………………………………………………………………………………………..

Bağnaz”, “yobaz” deyip yapıyor şimdi fişleme;

Maksadsa önce tasfiyedir, sonra şişleme!..

….Anadolu aydınlanması…………………….1997…………………………………………

Berkarda emri: Türbana yer yok fakültede;

Hemşîre olmak isteyen_İslâmı terk eder!..

Anadolu aydınlanması….AKİT 25.08.1994…………………………………………….                   

Vahşet deminde sâhib-i efkâr-ı fâside;

Hürriyyetin lâfıyle esîr etti milleti!..

………………………………………………………………………………………..

İzmir’de der ki Tansu: Geçit yok şerîate!…

Sandık gelince, sen de düşün, ver cevâbını!..

…………………………………………………………………………………………………

Kan yerde kalmasın.. 33’dür şehîdimiz;

Başbağlar’ın hesâbını Çiller’den_isteriz!..

…..Temmuz 1993…. Başbağlar fâciasını çözmek konusunda,, kabinesinde

sayın Çiller'den başka gayret gösterecek kimse olmadığına inanıyorum. …..

Bir maslahat zarâfete uygun yapılmamış..

Şâhânedir cevâbı: “Olaylar şık_olmuyor!..”

………………………………………..1994 … S.Demirel………………………….   

Tavrım budur deyip gene saldırdı hışm ile

Cumhuriyet; çalıntı fotğrafla, çarşafa!..

…….. 11.03.2008 STAR’da Hasan Kaçan: [ (…) Amerika’da seçmenleri

oy kullanmaya teşvik eden bir susyal film. (…) Cumhuriyet gazetesi’nin

son reklamı bu (…) Bureklam ‘arak’ da ondan. Yani çalıntı. Yani hırsızlık.]

….Anadolu aydınlanması………………………………………………………………………

“Millî gelirde artış”ı anlattı Mâliye!?!..

Me’mùr, emekli, işçi kalır hep fakir.. niye?!?..

………………………………………. 12.03.2008………………………………………………  

Tartışmalar sürüp gidiyor.. sorsanız, neyi?..

“Devlet mi garson_olmalı?”, “Garson mu devlet?”i!..

…. Büyük Anadolu Klübü garsonluk ve kasiyerliğinden emekli  Ali Cebeci,

Yaşar Topçu kontenjanından İller Bankası Yönetim Kurulu üyeliğine

tayin edilmişti. Tartışmalar başlayınca A.Cebeci istifa etti.  Eylül 1997 …………….

Vakt erdiğinde helva olur mutlakà koruk..

Vakt erdi, Başkan oldu emânetçi Cindoruk!..

…………………………………….Temmuz 1997……………………………………..

Baykal kadar bilen bulamazsın siyâseti;

Akşam muhâlefetde, sabâh iktidardadır!..

………………………………………23.11.1997……………………………………….

Ermektedir nihâyete halkın tahammülü;

Kap patlar en sonunda.. sıkıştırmayın suyu!..

… 26.11.1997 HÜRRİYET: RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan, din

eğitimiyle ilgili yasaklara dikkati çekerken: “Su sıkıştırılamaz.. Sıkıştırmak

isterseniz kabını patlatır, çatlatır” dedi.   ………………………………………………..  

Teslîmiyetle sağlanacak bir sükûneti;

Hiç sanma dâimî kalacak.. ezme halkını!..

……………………………………………………………………………………………

Top değdi sırta, verdi hakemler penaltıyı,             

Gösterdi kartı kırmızı… Kornerse, “taç!” dedi!..

………………………………… Demokratik futbol!…………………………………………….

Mes’ut, seçip “Yalan ve haramdan temizlik”i;

Afyon’da doğruluk ve helâlin peşindedir!..

….. 30.11.1997 CUMHURİYET sayfa: 1 [ AFYON- Başbakan Mes’ut

Yılmaz , siyaseti yalandan ve haramdan temizleyeceklerini belirterek ……

Israrla söylenir Zana’nın hasta olduğu..

Dış baskılarla tahliye, Eşber’le bitmiyor!..

…………………………………………..02.12.1997………………………………………………

“Fesh et Refâh’ı!” dendi.. “rapor” geldi Özden’e;

Olmuştur_İçtüzük’deki 10 gün de 6 gün!..

…. 06.12.1997 GAZETELER: Raportör Hüsnü  Öztürk, “Rafah kapatılmalı” özetli

raporunu 05.12.1997 Cuma günü Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör

Özden’e verdi; Özden de raporu 11 üyeye dağıtıp, İçtüzük 10 gün süre tanıyor ama,

Geciktirdiğim düşünülmesin, diye düşündüğünü söyleyip 6 gün sonraki 10 Aralıkta

Anayasa Mahkemesi’ni toplantıya çağırdı. ………………………………………………………..

Üst üste geldi tekmesi..Tahran ve Avrupa!..

Tecrîd edildi Türkiye.. Dünyâ’da yalnızız!..

………………………………………14.12.1997………………………………………………

Fâiz, talan.. ne günlere gelmiş şu Türkiye?..

Tescilli enflasyonu “Dünyâ ikincisi!..”

…………..CUMHURİYET: 22.02.1998………………………………………………

İstanbul'un efendisi işgalci yılgını..

"Dağdan gelip de bağcıyı kovmak!" denir buna!..

…………………………………………………………………………………………………

Mânen yetişti.. mektebe "âmin"le başladı..

Ahlâk yönünden_olmalı örnek deden, ninen!..

…………………………………………………………….

Sırtlandı İngiliz ve Fransızsa akbaba..

Osmanlı ihtiyardı ve hastaydı.. geldiler!..

………………………………………………………..

Gitmiş tamamlayıp Papa Jean Paul de ömrünü..

Birdir demişdi herkese kürtajla soykırım!..

……………………………………..03.04.2005………………………………………………..

“Söz bendedir!” deyù, Ecevit çıktı ortaya;

Der: “İrticâ kılıçla çözülmez!.. Aceb neden?..

Anadolu aydınlanması……………..14.03.1998……………………………………

Eller tetikde kaldı, veyâhud şakaktadır..

Göstermelik demokrasi çıkmaz sokaktadır!..

……………………………………. 28.03.1998……………………………………………………

Türküm ve doğruyum.. yasa bildim çalışmayı;

Türküm.. açık-cezâevi mensùbu şâirim!..

…………………………………17.05.1998……………………………………………..

Târîhe düştü not Demirel: “- Vardı çok zaman;

Tek parti iktidârı zamânında baskılar!..

…. 03.06.1998 günü, Çankaya!da Demirel, kendisini ziyarete gelen FP Genel

Başkanı Recai Kutan’a: 1965, 1969 ve 1973’deki seçimleri hatırlatarak bu

dönemde kendilerinin büyük sıkıntılar yaşadığını ve hepsinden önemlisi, tek

başına iktidara gelseler bile muhalefet ya da başka unsurlar  tarafından

iktidarın gereklerini yerine getiremediklerini anlattı. AKİT: 04.06.1998 ……   

“99 Nisan’da seçim var!.. Telâş büyük!..

Mâlûm.. peşin hesapları millet bulur küçük!..

……………………………………. 14.06.1998 …………………………………………………..

Tek şartımız: Demokrasi, olsun, başörtüsüz!..

Çağdaş görüntümüzse: bıyıksız ve ayyaşız!..

…………………………………14.06.1998  ………………………………………….

Zamlar, ihâleler ve zulümler sürer gider;

Gelsin seçim; hükûmete sandık mezâr olur!..

…… 21.06.1998 AKİT’de Feyzullah Gültekin’in haber-yorum’u : FP ve

DYP’li milletvekilleri, 1999 Nisan ayında yapılacak seçimlerde “sandık

hükûmete mezar olacak!” dediler!..

Terk et şu kibri.. eyledi tebliğ Cenâb-ı Hakk;

Bak: Sùretü’z-Zümer’de nihâî makàmına!..

……………………………………. 21.06.1998    39 / 72, 73  …………………………                  

Cennet misâli bir yuva.. geldikde ilkbahar;

Uskumruköy civârı “Bizim Vâdî”de villâlar!..

…………………………………………………1995 …………………………………….

Üstün gelir “Peder-yasa”.. “Mâder-yasa”ysa süs!..

Millet şaşırdı kaldı.. bölünmüş, kederli, küs!..

……………………………………………………………………………………………………………….

(Visited 5 times, 1 visits today)

İlgiliMakaleler:


RSS 2.0 ile yeni eklenen yorumları takip edebilirsiniz. Both comments and pings are currently closed.

Comments are closed.