Gazeller

Son Güncelleme: Cuma, Temmuz 21st, 2017 | Kategori: ŞİİRLERİM| Etiketler:

  

DÂVETİYE

       Sorma dostum.. “ne imiş fikri veyâ zikri?” deme!..

     Fazladır.. sarf_edemem kimseye bir-tek kelime!..

 Okudum, sonra düşündüm.. kalemim şâhiddir..

Tanış_olmak dileyenler buyurur web-siteme!..

 

                         GAZEL

Nâmùsumuzla can-verebilmek şiârımız;

Mühtâc isek de sarsılamaz îtibârımız!..

         Nâdâna sorma, belki kararsız bilir bizi;

         Dünyâ yanıp yıkılsa değişmez karârımız!..

Âlemde zevkımiz, sözümüz şâirânedir;

Yâ Rab; ne mutlu, kimseye yoktur zarârımız!..

         Sen hâb-ı gafletinde devâm et.. değil sana,

         Devrânadır bizim sözümüz, iğbirârımız!..

Seng-iii mezâaar istemeyiz biz.. yeter bize,

Dîvânımız, kitâbe-i seng-iii mezârımız!..

         Kin tutmayız; riyâ ne, husùmet ne bilmeyiz;

         Câhit; derùnumuz gibidir âşikârımız!..

                     (29.4/1.5.1955)  VEZİN: Mef`ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün

İlk neşri: Mes'ùliyet Gazetesi(AĞRI) 30.09.1964

 

              GAZEL                                                    

 Sen ne söylersin, ne söyler çeşm-i fettânın bana;

 Vuslatın ağyâre kalmış, pây ü dâmânın bana!..

 

 Nazlısın, müşfiiiksin, âlemde birsin ey perî;

 Ben cenâhın beklerim; gösterme peykânın bana!..

 

Ey felek; lûtfeyle bir dem ver benim cânânemi,

Hepsi dilsiz.. bülbülün, câmın, gülistânın bana!..

                                                                                                                           

Leb güzel, ruhsaaar müstesnâ, kemân ebrù güzel;

Başka bir te'sîri var Yâ Rabbi çeşmânın bana;

   

Beklemez vuslat, tebessüm hayli dem Câhit, fakat;

Muttasıl der: nim-nigâhın lûtf u ihsânın bana!.. (*)

     (*) 1.1.1954 Rize  Vezin: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün

             

                GAZEL

Gördüm bugün ol âfeti hùbân arasında;

Bir gül koparıp geçti gülistân arasında!..

                                                                             

Dâmânı, siyeh zülfü uçuşmakda hem-âheng;

Reftârı ne hoş, serv-i hırâmân arasında!..

 

Kirpikleri hançer gibidir, gözleri müşfîk;

İnsâfı pek az.. yâreler_ihsân arasında!..

 

Hurşîde tutuldum, çıkamam câzibesinden;

Seyyâre idim bin meh-i tâbân arasında!..

 

Dil-hasteye âgâh-ı diliz, n'eyler_etıbbâ?..

Merhem bulunur derdine cânân arasında!..

                                                                                         

Câhit; senin_eş'ârını kim görse der :  Eyvâh;               

 Bir katre su kayboldu beyâbân arasında!.. (*)                                

                            (*) 19/20.3.1954  Rize  Vezin: Mef’ùlü mefâîlü mefâîlü feùlün

 

               GAZEL

 İştikâ, sanma ki bigâne nigâh_üstünedir;

  Sözlerim kendimedir, baht-ı siyâh_üstünedir!.. 

 

 Şimdi bîçâre dilin meyli değil Şehnâza;

 Sùz-i dil, Sùz-i dilârâ ve Segâh_üstünedir!..

 

 Her ne ettimse hesâbın veririm Mevlâ'ya;

 Bu fakıyrin sözü hep sulh ü salâh_üstünedir!..

 

 Hânemiz gerçi Beşiktâş'a uzaktır hayli;

 Sırçadır, pek yücedir; kavs-i kuzâh_üstünedir!.. (*)

 

 Yaktı, yakmakta Güneş gönlümü; yıldızlar_uzak..

 Bî-sebep sanma bu dîvançeyi mâh_üstünedir!..

 

 Anladım şimdi nasıl geçti hayâtın, Câhit;

 Bu şiir defteri âh_üstüne, vâh_üstünedir!..

 

                 (*) Münâsibdir sana ey tıfl-ı nâzım, hüccetin al, gel;

                      Beşiktâş'a yakın bir hâne-i vîrânımız vardır.(NEDÎM)

                                Hüccet: Senet, delil, belge, şâhit               25/27.5.1969

            Vezin: Feilâtün(Fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün(fa’lün)

 

                  GAZEL

                                Nâbî’ye nazîre

 

    Dilimde lezzet-i mey, elde câââm kalmıştır;

   Gözümde işveli bir hoş-hırâââm kalmıştır!..

 

  Ne Cem, ne câââm bırakmış da bezme hükm-i kazâ;

  Şarap, kadeh gibi birkaç kelâââm kalmıştır!..

 

  Bilir misin ki sen_ey vâiz_ehl-i İslâma;

  Cem’in vefâtı ilee mey harâââm kalmıştır!..

 

  Fısılda bülbüle gül bahçesinde bâd-i sabâ :

  Fakıyre borcu o şùhun peyâââm kalmıştır!..

 

  Rehâ bulur mu bu âlemde ehl-i dil, Câhit;

  Ne bir şikâââr, ne sayyâd ü dâââm kalmıştır!..

                     VEZİN: Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa’lün)

 

 

               GAZEL

   Senden murâdımız ne zamandır o yââârdır;

  Yâ Rab, huzùùùr kalmadı.. dil, zâr ü zââârdır!..

               

  Yok.. yok.. bu mâcerâlara sensin sebep, gönül;

  Kim, rùùùzgâââr bildiğimiz rùùùzgââârdır!..

               

  Yıllar çabuk geçer.. bize zulm eyleyen zamân;

  Yalnızca, yâre sâniyelik intizââârdır!..

 

  Bülbül; sebep ne nâlişe, feryâda bilmezem;

  Teşrîf eden, çok_özlediğin nevbahââârdır!..

 

    Câhit!.. Uzattı bak, sana sâkıy alev alev :

   Lebdir; ya gül, ya lâle ya meydir.. ya nââârdır!..

                                   Vezni: Mef’ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün

             

              GAZEL

     Rùhum_aydınlandı bak, kâfùra benzermiş teni;

   Gökde yıldızdan ziyâdarmış meğer her bir beni!..

  

Hüsnünüü mümkün müdür gizler demek çarşaf, peçe;

   Yaşmak_altından parıldarken o mâhın gerdeni?..

 

   Esme ey bâd esme, ağyârın gözünden kıl nihân;

   Âşık-ıı bîdâr için mâni’ değildir dâmeni!..

 

   Bekleriz teşrîfinii; hem, sık sık olsun nev-nihâl;

   Gülle bülbül yetmiyor.. tezyîn edersin gülşeni!..

 

   Der ki Câhit: Ey kemân-ebrù, perî-veş, gonca-leb;

   Bir gazel kâfî değil tavsîfe ser-tâ-pâ seni!..

                                   Vezni: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün          

                     

                          GAZEL

   Bir kul ki, cür’et eyledi inkâra âyeti

    Bir davranış ki hayra yorulmaz nihâyeti

 

Rengin, kolay mıdır köre ta’rîf edilmesi

Etsin nasîîîb her kıla Rabbim hidâyeti

 

Kültürde ihtilâli seçip kıydı millete

Sustum cihâna, Rabbime sundum şikâyeti

 

Olmuş, yazık; bu devr edebiyyât edeb dışı

Öğren hilâli, kàmet-i dilcùyu, râyeti

 

Câhit; duâm odur ki desinler torunlarım

İslâma, umde bildi bu şâir riâyeti!..

 

Vezni: Mef ‘ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün

        

                                       GAZEL

Örter mi hiç bulut Güneş'in ihtişâmını?..
Bir devr-i fetretin de görürsün hitâmını!..
 
Âdem ki hakkıdır, dese: (insân-ı kâmilim!);
Hazzın, ayırd ederse helâlden harâmını!..
 
Bir câh için mezellete mühtâaac kılmadın;
Göster murâdımın bana Yâ Rab tamâmını!..
 
İkbâle eylemişse vedâ, saydığın kişi;
Arz eyle eskiden daha çok ihtirâmını!..
 
Meclisde kalmamışsa ne sâkıy, ne ehl- dil;
Zevk umma bâdeden.. yere vur sen de câmını!..
 
Câhit; ne arz edip duruyorsun hüner diye?..
Bilmez misin ki anlayacak yok merâmını!..
          (30/31.3.1966)   VEZİN: Mef,ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün
"ISLÂM DÜŞÜNCESİ" 3 aylık dergi; Haziran 1967 sayı:2 sahîfa 91'de çıktı
              
 
 
                           GAZEL

    Bir hoş-sadâ mı sohbet-i rindâneden kalan?.. 

   Bir parça kül mü şem'ine pervâneden kalan?..

 

   Pîr-ii mugànı gördü de bir hisse almadı;

   Dillerde kıssadır dil-i dîvâneden kalan!..

 

   Uğrunda sâde gözyaşı döktüm, ey_âşinâ;

   Beytü'l-gazeldir_âşıka bigâneden kalan!..   

 

   "Fasl-ıı bahâaardır!" demişim, bâde içmişim;

   Avcumda cam kırıkları.. peymâneden kalan!..

 

   Câhit; şarap tükendi.. fakat.. söyletir bizi;

   Bir neşvedir ki hâlet-i mestâneden kalan!..

                                28/30 xı 1968   Vezin: Mef’ùlü fâilâtü mefâîlü fâilün   

                                                   

               GAZEL (Selâm gazeli)

 Selâm!.. selâm!.. yedi deryâya, âsümâna selâm!..

 Küçük gelir bize Dünyâ.. bütün cihâna selâm!..

 

 Mısır, Cezâyir,_Irak, Libya, Fas ve Sùriye'ye;

 Medîne, Mekke'ye; Tebrîz'e, Isfahân'a selâm!..

 

 Selâm şebâbete, hoş-bûya.. hüsnü âna selâm;

 Bahâre, hâre; civanmerde, nev-civâna selâm!..

 

 Behey nasipsiz_adam!.. gel!.. selâmımız boldur :

 Isırmayan köpeğee, sokmayan yılààna selâm!..

 

 Ne çuldayız, ne de puldan merâmımız vardır;

 Selâm saraydaki sultâna, bîmekâna selâm!..

 

 Nasıl gözümde tütersin minâreler şehri?.. 

 – Minâreden duyulan 5 vakit ezâna selâm!!.. –

 

 Mesîre, çeşme, kütüphânelerle türbelere;

  Bütün şehitlere, Evlâd-ı fâtihân'a selâm!..

 

 Semâya dönmüş_avuçlarla pâaak nâsiyeye;

 "Selâm!.. Selâmün_aleyküm!" diyen zebâna selâm!.. 

 

 Biter selâm_ile Câhit bu nâçizâne gazel :

 Cenâb-ı Hakk'a emânet Vehib Sinân'a selâm!.. (*)

                       (*) 4.1.1971 Kırklareli    Vezin: Mefâilün feilâtün mefâilün feilün(fa’lün)

 

                    PERDE GAZELİ –I

Şem’a sönmüş, perde düşmüş, şimdi yok zıll-ii hayâl;

Eylesem takrîre cür’et, yandı evlâd-üü ayâl!..

 

Kalmamış âgâh-ı dil, yok san’atın meclûbu da;

Mùsıkî susmuş, şiir hâliyle olmuş pâyımâl!.

 

Sùret-ii hakdan gelip de Hakk'ı inkâr eylemiş;

Post-nişîn olmuş, külâh kapmış bütün ehl-ii dalâl’..

 

Yazdılar uydurma târih, sövdüler ecdâdıma;

Sahtedir pekçok delîl, olmuş hakıykatler masal!..

 

Böyle tersîm eyledim ben hâlimiz, ahvâlimiz;

Etmesin bir ânı israf, çâreler bulsun ricâl!..

 

Merhamet kıl, et şefâat ey Nebiyy-ii muhterem;

Ümmetin kii nâmurâd üü nâümîd üü bîmecâl!..

 

Devr-i fetretten beter.. Câhid, mücâhid yok mudur?..

Yâ Mukaddim, Yâ Muahhir, Yâ Muîn üü Zül-celâl!..

      21.10.1973     Vezin: Fâiltün fâilâtün fâilâtün fâilün

 
            PERDE GAZELİ –II

Şem’a yaktım, bak ne sùretler göründüü perdede :

Zenne, sâkî, dalkavuk, birkaç torun, birkaç dede!..

 

Yetti yâhuu.. etten_iğrendirdi çıplak zenneler;

Çarşı, dükkân, kır-bayır, resmî devâir, caddede!..

 

İçki: meşrùbat!., denir.. meyhâne her bakkal, büfe;

Kanda alkol var muhakkak, yüzde 10 hâbîdede!..

 

Der: Münâsibdir, muvâfıkdır, mükemmeldir müdâm;

Kanma mîrim.. dalkavuk meddâh_olur her umdede!..

 

Hâne-berdùş oldu oğlan, kız.. bozulmuş terbiye;

Görmedim hüsn-ii tabîat bir kılık-pejmürdede!..

 

Pîîr-pàk_ol.. pîr-i fânî olmanın yok faydası;

Farkolunmaz nokta-ben gerçî denir âlûdede!..

 

Terk edip feryâdı Câhid bir tebessüm eyle, geç;

Mârifetdir gizlemek bin hıçkırık bir handede!..

22.10.1973             Vezin: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün

 

 

PERDE GAZELİ –III

Perde-ii ibret-nümâdan et temâşâ sùreti;

Âdemin fâş oldu bir bir sùretinden sîreti!..

 

Kaaregöz  –ismiyle mâlûm!- göz budakdan saklamaz;

Haacı Evhad –kim Hacîvat- remz eder keyfiyyeti!..

 

Sivrikoz, Tuzsuz Bekir, Zımnîler, üç-beş Zenneden;

Öğrenirsin varsa iz’ânın eğer mâsıyyeti!..

 

Rütbe, dünyâlık, zafer, işret, sefâhat, han-hamâm..

Fark eden yok mâsivânın kesretinden vahdeti!..

 

Terk olunmuş, gün-be-gün ulvî mizâc olmuş heder;

Hortlamış bir bir yazıkkii câhiliyyee âdeti!.. 

 

Her taraf çirkâba batmış.. sağ ve soldan çâre yok..

Bir vakitler nùr içen kavmin kapanmış kısmeti!..

 

Cân ü dilden 5 vakit Câhid duâ eyler müdâm :

Çâre olsun tâli-ii mâkûsa Rabbin rahmeti!..

28.10.1973    Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün

28.10.1974     

 
 

 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
(Visited 14 times, 1 visits today)

İlgiliMakaleler:

  • İlgili Makale bulunamadı!..


RSS 2.0 ile yeni eklenen yorumları takip edebilirsiniz. Both comments and pings are currently closed.

Comments are closed.