Yunus Emre Şiirlerinde Vezin Araştırması

Son Güncelleme: Cuma, Temmuz 21st, 2017 | Kategori: KLÂSİK TÜRK ŞİİRİ| Etiketler:

YÛNUS EMRE ŞİİRLERİNDE VEZİN ARAŞTIRMASI :

                  

(Gölpınarlı'nın arûz olduğunu işâret ettiği şiirler üzerinde durulmamıştır.)

(I, XXI, XLI, LXI       ……    CCXLI, CCLXI, CCLXXXI numaralı

şiirlerin bâzısının 1 – 2 beyti kısaca incelenmiştir. İleride, genişce incelenecektir.)

 

                                                   I

Teferrüc eyleyîverdim sabâhın sinlerii gördüm

Karışmış kàre toprâğaa şu nâzik tenlerii gördüm

    Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün

 

5inci beytdeki "Kimii belâ vü mihnetdee ……."

"Kimii belâ" : mefâilün(kabz/makbûz) Bknz: dipnot 8

         "sinlerii", toprâğaa", "tenlerii", "kimii", "mihnetdee"  Bu kelimelerin son hecelerindeki "..rii, ğaa .." vurgu imâlesidir.(9)

 

                                                  XXI

Bilenlere sormak gerek bu tendeki can neyimiş

Can hod Hakk'ın kudretidir damardaki kan neyimiş

Müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün

 

                                                   XLI

Uş gine nazar oldu bu bizim canımıza

Muhammed bünyad urdu dîn ü îmânımıza

Miskin Yunus mahlâslı bu şiirde arûz, yok denecek derecede başarısızdır. Estetik yönden de, değer ortalamasının bir hayli altındadır.

 

                                                    LXI

Benim gönlüm gözüm aşktan doludur

Dilim söyler yârı yüzüm suludur

Mefâîlün mefâîlün feûlün (Hezec-i müseddes-i mahzûf) (s.140)  Not: İkinci mısra'da "yarıı yüüzüm" "yüzüm yârıı" diyebilmek, istinsah hatâsı olduğunu kabûl etmekle mümkündür.

                                                    LXXXI

Senden gelir cevr ü cefâ ben âh u vah etmeyeyim

Düşmüşüm aşkın oduna yanıp nice tütmedeyim

Müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün

 

                                                     CI

Erenlerin gönlünde ol sultan dükkân açtı

Nice bizim gibiler anda konuban geçti

 

                                                      CXXI

Benim sâhib – kıran devran benimdir

Benim uş pehlevan meydan benindir

Mefâîlün mefâîlün feûlün

                                                                                                                                    

                                                        CXLI

Canım ben anda (bunda) ezelî geldim

Aşkı kılavuz tutup ol yola düşüp geldim

                                                                       

Bu şiirin vezin araştırması, üzerinde durmaya değer:

İlk mısra', ( "anda" veyâ "bunda" kelimelerinde biri kullanılacağından) noksandır, hatâlıdır. Matla' yerine makta'

beyiti inceleyelim:

 

                                                        CLXI

Ben bende seyreder iken aceb sırra erdim ahî

Bir siz dahı sizde görün dostu ben de gördüm ahî

Müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün

                                                                                                                                                               

                                                         CLXXXII

"Lâ şerik"ten okursun sonra şerik katarsın 

Bire iki dimegil fitne kimden tutarsın

Müstef'ilün feûlün müstef'ilün feûlün

Not: CLXXXI'in vezni, Gölpınarlı tarafından "müstef'ilün

müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün olarak teşhîs ve tesbît

edilmiştir.

                                                         CCI

Can bir ulu kimsedir beden onun atıdır

Her ne lokma yer isen bedenin kuvvetlidir

   

                                                         CCXXI                                                    

Ger uluya vardın ise sûret nakşı nendir senin

Ma'nîye yol buldun ise işbu dünya nendir senin 

  

                                                          CCXLI

Aşk ile ister idik yine bulduk ol canı

Gömlek edinmiş giyer sûret ile bu teni 

  

                                                           CCLXI

Hak cihâna doludur kimsene Hakk'ı bilmez

Onu sen senden işte o senden ayrı olmaz

 

                                                           CCLXXXI 

İlminde gark olalı uş ben beni bilmezin

Dil ile söyleyiben vasfına eremezin

 

         "Arab arûzu" kalıplarından bir kısmı, Osmanlıdan günümüze kullanılagelmiştir ve hâlen de kullanılmaktadır. Bu arûz kalıplarının bazıları aşağıdadır ve Mîzânü'l-evzân/Prof.Dr.Eraslan çevirindeki yeri (sahîfe numarası) işâret edilmiştir:

 

        1) Mef'ûlü fâilâtü mefâîlü fâilün

     (Muzârî-i müsemmen-i ahreb-i mekfûf-i mahzûf)    s.102

      Not: Bu terkibdeki "müsemmen" kelimesi, 1 beyitde,

      efâil ü tefâilden toplam 8 adedinin bulunduğunu bidirir.

    

        2) Mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

       (Hezec-i müsemmen-i ahreb-i mekfûf-i mahzûf)        s.88

 

        3) Mef'ûlü mefâilün feûlün

  (Hezec-i müseddes-i ahreb-i makbûz-i mahzûf)            s.89

            Not: Bu terkîbdeki "müseddes" kelimesi, 1 beyitde,

         efâil ü tefâilden toplam 6 adedinin bulunduğunu bildirir.

            Mef'ûlün fâilün faûlun  : SEKT-İ MELÎH !..

            (Hezec-i müseddes-i ahrem-i eşter-i mahzûf)

       ÖNEMLİ NOT: Sekt-i melîh konusunda geniş bilgi,
       bu sitenin, [Nehmed Âkif’in kullandığı aruz kalıpları I ]
       bölümündedir.
      

 

   4) Rubâî vezinleri, Arab arûzundan alınmıştır.         s.90/94

 

        5) Feilâtün (fâilâtün) feilâtün feilâtün feilün

         (Remel-i müsemmen-i mahbûn-i maksûr)               s.98

 

        6) Feilâtün (fâilâtün) feilâtün feilâtün fa'lün

        (Remel-i müsemmen-i mahbûn-i maktû)                  s.98

 

        7) Mef'ûlü fâilâtün mef'ûlü fâilâtün (*)

      (Muzârî-i müsemmen-i ahreb)                                 s.101

        (*) Bu kalıp, müstef'ilün feûlün müstef'ilün feûlün benzeridir.

 

         8) Mef'ûlü fâilâtü mefâîlü fâilün

         (Muzârî-i müsemmen-i ahreb-i mahzûf)               s.102

 

         9) Mefâilün feilâtün mefâilün feilün

       (Müctess-i müsemmen-i mahbûn-i mahzûf)           s.104

 

        10) Mefâilün feilâtün mefâilün fa'lün

           (Müctess-i müsemmen-i mahbûn-i maktû)          s.105

 

        11) Feûlün feûlün feûlün feûl

              (Mütekârib-i müsemmen-i maksûr)                 s.109

 

        12) Fâilün fâilün fâilün fâilün (*)

              (Mütedârik-i müsemmen-i sâlim)                    s.111

         (*) "Yîne bir gülnihâl aldı bu gönlümü"nün vezni

 

 

(9) Kelime sonundaki kısa hece ,vurgu maksadıyle (bu kelimeye dikkati çekmek maksadıyle) yapılmışsa kusur sayılmaz, aksine bir edebî san'at sayılır ve "vurgu imâlesi" denilir.   Fuzûlî'den  örnek :

"Benii candan usandırdıı cafâdan yâr usanmaz mıı"

Vezin araştırmasında dikkate alınacak diğer husûslar: 1) İlel/zihâf uygulamasında,1 beytde(2 mısra'da)sâlimgayrı sâlim tef'ile toplam sayısı 8'i geçmemelidir. 2) Her şeye rağmen vezin bulunamamışsa, istinsah-yazım hatâsı düşünülmelidir.( )

(Visited 14 times, 1 visits today)

İlgiliMakaleler:

  • İlgili Makale bulunamadı!..


RSS 2.0 ile yeni eklenen yorumları takip edebilirsiniz. Both comments and pings are currently closed.

Comments are closed.